Dünyanın dört bir yanında yaşanan jeopolitik krizler ve rafineri çatışmaları yeni bir küresel enerji krizini tetiklerken, Türkiye stratejik adımlarıyla dikkat çekiyor. Orta Doğu'daki savaşlar, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol hatlarına yönelik saldırılar ve tedarik zincirindeki aksamalar küresel ekonomiyi sarsmaya devam ediyor.
Yeni Enerji Mimarisi ve Küresel Krizler
Avrupa'dan Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada enerji fiyatlarının tırmanması protestoları ve enflasyon baskısını beraberinde getiriyor. Uluslararası enerji piyasalarındaki bu çalkantılı süreç, önümüzdeki birkaç yıl içinde dünya enerji haritasının tamamen yeniden çizileceğini gösteriyor. Artan maliyetler Türkiye'yi de etkilese de, ülke geçmişte atılan temeller sayesinde bu kriz ortamında avantajlı bir konuma yerleşiyor.
Geçmişten Bugüne Bağımsızlık Adımları
Türkiye, 2017 yılında Berat Albayrak'ın vizyonuyla hayata geçirilen 'Milli Enerji ve Maden Politikası' hamleleriyle bağımsızlık yolunda kritik mesafeler kat etti. Yerli sondaj gemileriyle denizlerde başlatılan arama çalışmaları, Karadeniz'deki dev doğalgaz keşifleri ve Güneydoğu'daki petrol kuyuları bu vizyonun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Ayrıca Somali, Libya ve Pakistan gibi ülkelerde yürütülen arama faaliyetleri, Akkuyu Nükleer Santrali'nin faaliyete geçiş aşaması ve yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 63.1'e çıkarılması enerjide tam bağımsızlık hedefini güçlendirdi.
2040 Vizyonunun Detayları
Türkiye şimdi ise 2040 vizyonuyla birlikte yeni bir stratejik hamleye imza atmaya hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından kamuoyuna duyurulacak olan bu yeni strateji; talep, bağımlılık ve karbonsuzlaşma olmak üzere üç temel şutun üzerine inşa ediliyor. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma kadar ekonominin her alanında elektrifikasyon yaygınlaştırılacak.
Dev Yatırımlar ve Ulusal Şampiyonlar
Planlanan yeni dönemin en çarpıcı hedeflerinden biri, 2040 yılında enerji ihtiyacının yüzde 70'inin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması olarak öne çıkıyor. Ayrıca 2024-2030 döneminde enerji verimliliğine 20 milyar dolarlık yatırım yapılarak birincil enerji tüketiminin yüzde 15 azaltılması öngörülüyor. Akkuyu'nun yanı sıra Sinop ve Trakya'da kurulması planlanan nükleer santraller ile küçük modüler reaktörler de yeni vizyonun odak noktaları arasında bulunuyor.
Şebeke altyapısının güçlendirilmesi amacıyla 2035 yılına kadar iletim için en az 30 milyar dolar, dağıtım için ise en az 50 milyar dolarlık kaynak ayrılacak. Enerji ve maden sektörlerinde yapılacak toplam yatırımların 300 milyar doları aşması beklenirken; Türkiye Petrolleri, BOTAŞ, Eti Maden, EÜAŞ ve TEİAŞ gibi kurumlar yeniden yapılandırılarak ulusal şampiyonlar statüsüne kavuşturulacak.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
