Ankara'da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından yayımlanan 2026-24 sayılı raporda; küresel ekonomi, finansal koşullar, talep göstergeleri ve enflasyon beklentilerine dair kurumsal tespitler paylaşıldı. Küresel ölçekte, Orta Doğu ve Afrika merkezli jeopolitik gelişmeler nedeniyle 2026 yılı küresel büyüme tahmini yüzde 1,7'ye düşürülürken, 2027 yılı tahmini yüzde 2,5 olarak belirlendi. Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz artırım yönündeki politikaları ve sermaye akımlarındaki oynaklık raporlanan dışsal faktörler arasında yer aldı.
Bireysel kredi büyümesi ve faiz oranlarındaki değişimler
Finansal koşullar başlığı altında, 24 Nisan-5 Haziran 2026 döneminde bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranının yükseklik bazında yüzde 2,1 seviyesine gerilediği aktarıldı. İlgili dönemde Türk lirası (TL) ticari kredi büyümesi yüzde 2,4, yabancı para ticari kredi büyümesi ise yüzde 0,4 olarak kayıtlara geçti. TL mevduat faiz oranları yüzde 47,7 seviyesine ulaşırken, kredi türlerine göre uygulanan faiz oranları şu şekilde ilan edildi:
- TL ticari kredi faizleri: %50,5
- İhtiyaç kredisi faizleri: %64,1
- Konut kredisi faizleri: %39,3
- Taşıt kredisi faizleri: %45,9
TCMB, sıkı para politikası duruşu kapsamında 23 Mayıs 2026'da zorunlu karşılık düzenlemesinde değişikliğe giderek ihtiyaç ve taşıt kredilerindeki sekiz haftalık büyüme sınırını yüzde 4'ten yüzde 3'e indirdi. Aynı dönemde, bankanın brüt uluslararası rezervleri 11,6 milyar ABD doları azalarak 159,4 milyar ABD doları seviyesine geriledi. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 10 Haziran itibarıyla 241 baz puan oldu.
Ekonomik büyüme, sanayi üretimi ve iş gücü verileri
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5, çeyreklik bazda ise yüzde 0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrekte sanayi katma değeri gerilerken, hizmet sektörü büyümenin temel taşıyıcısı oldu. Sanayi üretim endeksi mart ayında aylık bazda yüzde 0,8, yıllık bazda yüzde 1,1 azalış gösterdi. İş gücü piyasasında ise nisan ayı itibarıyla mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi olarak ölçüldü ve işsizlik oranı yüzde 8,2 seviyesinde yatay seyretti. Cari işlemler dengesi mart ayında 9,7 milyar ABD doları açık verirken, 12 aylık birikimli cari açık 39,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. 12 aylık birikimli seyahat gelirleri ise 60,4 milyar ABD doları seviyesine ulaştı.
Enflasyon gelişmeleri ve 2026 yıl sonu beklentileri
Mayıs 2026 dönemi itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,61 (aylık %1,71 artış) seviyesinde gerçekleşti. Yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 28, hizmet enflasyonu ise yüzde 41 civarında seyrederek fiyatlama davranışlarındaki yapısal katılığı ortaya koydu. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) mayıs ayında yüzde 2,75 artarak yıllık bazda yüzde 28,93 seviyesine geldi. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre; 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,9'a, 2027 yıl sonu beklentisi ise yüzde 21,1'e yükseldi. Raporda, haziran ayına ilişkin öncü göstergelerin enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün sürdüğüne işaret ettiği ve sıkı para politikası duruşunun orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşılana kadar kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
