Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Veri Yönetişimi ve İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü, nisan 2026 dönemine ait kısa vadeli dış borç verilerini yayımladı. Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 3,0 oranında artış göstererek 171,6 milyar ABD doları seviyesine ulaştı. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları ifade eden kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 242,0 milyar ABD doları olarak kayıtlara geçti.
Bankalar ve diğer sektörlerin borç stoku dağılımı belli oldu
TCMB tarafından yayımlanan tabloda sektörler bazında borç stokunun gelişimi incelendiğinde, bankalar kaynaklı stok borcunun bir önceki aya göre yüzde 5,8 oranında artarak 75,5 milyar ABD doları olduğu görüldü. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri yüzde 4,1 oranında artışla 8,7 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşirken, yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı da yüzde 6,7 oranında artarak 18,6 milyar ABD doları seviyesine ulaştı. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,9 artışla 22,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatlar yüzde 9,2 oranında artarak 26,0 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Diğer sektörler kaynaklı stok borcu ise bir önceki aya göre yüzde 2,8 oranında artarak 71,4 milyar ABD doları oldu. Bu alanda dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri yüzde 1,3 artışla 64,4 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 19,6 oranında artarak 7,0 milyar ABD doları seviyesine ulaştı.
Döviz kompozisyonu ve kalan vade gelişmeleri açıklandı
Kısa vadeli dış borç stoku içerisindeki döviz dağılımında ABD doları ve euronun payı azalırken, Türk lirası ve diğer döviz cinslerinin payında artış kaydedildi. Stokun döviz kompozisyonunda ABD doları yüzde 34,8, Euro yüzde 26,7, Türk lirası yüzde 24,5 ve diğer döviz cinsleri yüzde 14,0 oranında pay aldı. Kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stokunda ise mevduat yükümlülükleri 66,8 milyar ABD doları seviyesine, kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri ise 74,9 milyar ABD doları seviyesine yükseldi.
