Türkiye, yerli ve millî imkânlarla geliştirdiği ileri teknoloji sistemler sayesindeküresel pazardaki ağırlığını her geçen gün artırmaya devam ediyor. Sektörün ulaştığı bu muazzam ivmeyle birlikte Türk savunma şirketlerinin ürünleri dünya genelinde 185 farklı ülkeye ulaştı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ulusal başına yaptığı özel açıklamalarda Türkiye'nin savunma alanındaki son durumunu, rekor rakamları ve gelecek vizyonunu tüm detaylarıyla paylaştı.
185 Ülkeye Ulaşan Küresel Ağ ve NATO Pazarı
Türk savunma sanayiinin ihracat coğrafyası dünyanın dört bir yanına yayılmış durumda bulunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk şirketlerinin ürettiği yüksek teknolojili sistemlerin 185 ülkeye ihraç edildiğini vurguladı.
Özellikle Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkelerin Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatında kritik bir paya sahip olduğu görülüyor. Paylaşılan resmi verilere göre, 2025 yılı içerisindeki savunma sanayii ihracatının yüzde 56'sı AB ve NATO üyesi ülkelere gerçekleştirildi. Bu pazarlarda Türk ürünlerinin tercih edilmesinde NATO standartlarına tam uyum, üstün teknoloji geliştirme kapasitesi ve maliyet etkinliği gibi unsurların belirleyici olduğu ifade edildi.
15 Milyar Dolarlık Yeni İhracat Sözleşmeleri
Uluslararası alanda talep gören Türk savunma sanayii, yeni dönemde imzaladığı devasa sözleşmelerle dikkat çekiyor. Görgün, 2026 yılı içerisinde imzalanan yeni yurt dışı ihracat sözleşmelerinin toplam değerinin 15 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Bu anlaşmaların önemli bir bölümünün 2027 yılında teslim edilmesi planlanan sistemleri kapsadığı belirtildi.
Bununla birlikte, 2026 yılındaki toplam ihracatın ve yeni imzalanan anlaşmaların geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla en az yüzde 20 oranında arttığına dikkat çekildi. Artan bu yoğun talep dalgası karşısında Türk savunma şirketleri, üretim altyapılarını güçlendirmek ve teslimat kapasitelerini maksimize etmek adına çalışmalarını hızlandırdı.
2027 Yılında Saha Testleri ve Yeni Teknolojiler
Türkiye'nin gelecek döneme ilişkin savunma takvimi, yeni ürünlerin test süreçleri ve stratejik teslimatlarla dolu olacak. Başkan Görgün, 2027 yılında hem Türk güvenlik güçleri için sipariş edilen sistemlerin hem de uluslararası müşterilere yönelik ürünlerin sevkiyatının süreceğini belirtti.
Yeni sistemlerin ar-ge ve geliştirme süreçlerinin kararlılıkla devam ettiğini dile getiren Görgün, '2027 yılında tabii biz sahada test etmeye başlayacak yeni ürünlerimiz olacak. Teslim etmemiz gereken, sorumluluk aldığımız sistemler olacak. Bunlarla meşgul olacağız' şeklinde konuştu.
Üretim Altyapısı ve Yüzde 80 Yerlilik Oranı
Artan sipariş taleplerini en hızlı şekilde karşılayabilmek adına üretim altyapısına yönelik yatırımların aralıksız sürdüğü bildirildi. Türkiye'nin hem kendi güvenlik güçlerinin hem de dost ülkelerin ihtiyaçlarını hızla gidermek amacıyla seri üretim kapasitesini artırdığı ifade edildi.
Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin en kısa sürede somut ürünlere dönüştürülmesinin temel öncelikler arasında yer aldığını aktaran Görgün, Türk savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 80 sınırını geride bıraktığını açıkladı. Sektörün artık kendi tasarımını yapan, üreten ve dünyaya ihraç eden bağımsız bir yapıya kavuştuğu kaydedildi.
Uluslararası Ortaklıklar ve El-Bedir Mutabakatı
Türkiye'nin savunma alanındaki küresel iş birlikleri de her geçen gün genişliyor. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin Türkiye ziyareti çerçevesinde iki ülke arasında yeni bir savunma sanayii iş birliği mutabakatı imzalandı. İstanbul'da gerçekleştirilen üst düzey toplantılarda ortak üretim ve teknoloji geliştirme imkanları masaya yatırıldı.
Öte yandan Türkiye'nin öncülüğünde Pakistan, Katar ve Endonezya arasında hayata geçirilen El-Bedir Mutabakatı da stratejik bir diğer hamle olarak öne çıktı. Dört ülke arasında imzalanan bu mutabakat, savunma teknolojilerinde ortak akıl ve çözümler geliştirilmesini, ayrıca ulusal üretim kabiliyetlerinin birleştirilmesini hedefliyor.
Genç İnsan Kaynağı ve Sektörün Yaş Ortalaması
Savunma sanayiindeki büyümenin arka planında güçlü bir insan kaynağı yer alıyor. Görgün'ün açıkladığı veriler arasında, Türk savunma sanayiinde görev yapan personelin yaş ortalamasının 34 olduğu bilgisi de paylaşıldı. Bu genç ve dinamik insan kaynağının, Türkiye'nin gelecekteki teknoloji geliştirme kapasitesi açısından hayati bir avantaj sağladığı vurgulandı.
(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)
