Fitch Ratings tarafından yayımlanan son analizde, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin 2026 yılının 9 aylık döneminde gelişmekte olan piyasaların dolar cinsinden ESG borçlanma aracı ihraçlarına en fazla katkıda bulunan bölge olmayı sürdürdüğü bildirildi.
KİK Bölgesinin Piyasadaki Ağırlığı
Yayımlanan raporda, Çin hariç tutulduğunda toplam ihraçların yaklaşık yüzde 39'unun bu bölge tarafından gerçekleştirildiği vurgulandı. Sürdürülebilirlik odaklı bu finansal adımların bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığı ifade edildi.
ESG İhraçlarında Suudi Arabistan ve BAE Önde
ESG ihraçlarının ağırlıklı olarak Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde yoğunlaştığına dikkat çekilirken, Çin hariç gelişmekte olan piyasalardaki dolar cinsinden ESG ihraçlarının ocak-eylül döneminde toplam 15 milyar dolar seviyesine ulaştığı kaydedildi. Ancak bu rakamın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40 oranında azaldığı bilgisi paylaşıldı.
Türkiye'nin Pazardaki Payı Dikkat Çekti
Söz konusu dönemdeki dolar cinsinden ESG ihraçlarında gelişmekte olan piyasalar arasında Suudi Arabistan yüzde 20,9 pay alarak ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi yüzde 17,8 ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 15,9 ile Brezilya, yüzde 12,5 ile Hindistan ve yüzde 11,7 oranındaki payıyla Türkiye takip etti.
Sukuk Ödemelerinin Payı ve Gelecek Beklentileri
KİK'te dolaşımdaki ESG borçlanma araçlarının toplam tutarı, 2026 yılının üçüncü çeyreği sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 18 artış göstererek 72,9 milyar doları geride bıraktı. Sukuk, KİK bankacılık sistemlerinde önemli bir paya sahip olan İslami bankalardan gelen talebin desteğiyle bu toplamın yüzde 43’ünü oluşturdu.
Jeopolitik Riskler ve Büyüme Öngörüleri
Analize göre, sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü planları, fonlama kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve sürdürülebilirlik odaklı uluslararası yatırımcıların talebiyle desteklenen KİK'in gelişmekte olan piyasalar arasında en fazla katkıda bulunan bölge olmayı sürdürmesi bekleniyor. KİK'in ESG ihracatının bu yılın son çeyreği ve 2027 yılında artabileceği öngörülmesine rağmen, jeopolitik oynaklığın aşağı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği özellikle belirtildi.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
