"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
3.026.696 %-0.51
İşçi Haber Ekonomi Yapay zeka yatırımlarında büyük fonlar neden bulut devlerine yöneliyor?

Yapay zeka yatırımlarında büyük fonlar neden bulut devlerine yöneliyor?

Yapay zeka yatırımları, büyük fonların bulut hizmeti sağlayıcılarına yönelmesiyle yeni bir döneme girdi.

Okunma Süresi: 5 dk

Yapay zeka rallisinin ardından Wall Street’te yeni bir dönem başlıyor. Büyük yatırımcılar artık yalnızca hangi şirketin daha fazla veri merkezi kurduğuna veya daha fazla çip aldığına bakmıyor; dev yatırımların hangilerinde kalıcı kâr ve nakit akışı yaratacağını ayırmaya çalışıyor. Microsoft ve Amazon’un son finansal sonuçları, yapay zeka altyapısına yönelik talebin güçlü kaldığına işaret etti.

Bulut gelirlerindeki büyüme nasıl bir etki yaratıyor?

Bulut gelirlerindeki büyümenin hızlanması ve kapasite sıkışıklığının devam etmesi, son aylarda artan “harcamalar karşılığını verecek mi?” endişesini bir miktar azalttı. Soru artık harcama değil, yaklaşık 1,3 trilyon dolarlık varlığı yöneten Wellington Management gibi büyük yatırım kuruluşları, yarı iletken hisselerindeki pozisyonlarını korurken Microsoft, Amazon ve Google gibi en büyük bulut sağlayıcılarına yönelik ağırlıklarını artırıyor. Bu yaklaşımın arkasında ölçek avantajı bulunuyor.

Büyük bulut şirketlerinin avantajları neler?

Büyük bulut şirketleri yalnızca işlem gücüne sahip değil; veri merkezlerini, yazılım katmanlarını, müşterilerle kurdukları uzun süreli ilişkileri ve farklı yapay zeka modellerinin kullanılabileceği geniş platformları aynı yapı altında kontrol ediyor. Temmuz ayında yarı iletken sektöründe yaşanan sert satışlar, yatırımcıların yapay zeka harcamalarının sürdürülebilirliğini sorguladığını göstermişti.

Çinli şirketlerin rekabeti nasıl etkiliyor?

Çinli şirketlerin artan rekabeti de özellikle çip tarafındaki risk algısını yükseltmişti. Son bilanço sezonu ise tartışmanın yönünü değiştirdi. Artık piyasanın temel sorusu “şirketler yapay zekaya çok mu para harcıyor?” olmaktan çıkıp “bu yatırımların sonunda en fazla nakdi kim üretecek?” noktasına geliyor. Büyük bulut şirketlerinin önündeki mali tablo hâlâ ağır.

Yıllık nakit akışı ve sermaye harcamaları ne durumda?

Tahminlere göre bu şirketlerin yıllık faaliyet nakit akışındaki artışın 2025 ile 2027 arasında yaklaşık 340 milyar dolar olması bekleniyor. Aynı dönemde sermaye harcamalarındaki artışın ise yaklaşık 534 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor. Başka bir ifadeyle şirketler, yapay zeka altyapısının kapasitesini büyütmek için ürettikleri ilave nakitten çok daha hızlı yatırım yapmak zorunda kalıyor.

Küçük oyuncuların hızlı yükselişi ne anlama geliyor?

Bu süreçte yapay zekaya özel işlem gücü kiralayan yeni nesil bulut sağlayıcıları CoreWeave ve Nebius dikkat çekici bir performans gösterdi. CoreWeave yaklaşık yüzde 50 yükselirken Nebius’taki artış yüzde 200’ü aştı. Bu şirketler, yapay zeka işlem kapasitesindeki küresel kıtlıktan yararlanıyor.

CoreWeave ve Nebius'un finansal durumu nasıl?

Müşterilerin sınırlı GPU ve veri merkezi kapasitesi için yüksek fiyatları kabul etmesi, daha küçük sağlayıcıların hızlı biçimde gelir ve sipariş biriktirmesine imkan sağladı. CoreWeave’in ikinci çeyrek gelirleri 2,58 milyar dolara çıkarken şirketin gelir siparişi birikimi 104,2 milyar dolara ulaştı. Yakın vadeli kapasitesinin büyük bölümünün satılmış olması da yeni sözleşmelerde güçlü fiyatlama avantajı sağlıyor. Nebius tarafında ise ikinci çeyrek gelirleri 582,3 milyon dolara ulaştı.

Büyük yatırımcıların tercihleri ne yönde?

Şirketin yapay zeka bulut gelirleri yaklaşık altı katına çıkarken müşteri taahhütleri 40 milyar doların üzerine taşındı. Buna rağmen büyük yatırımcıların uzun vadeli tercihlerinde Microsoft, Amazon ve Google gibi şirketler öne çıkıyor. Bunun temel nedeni yalnızca veri merkezi büyüklüğü değil; aynı müşteriye altyapıdan yazılıma kadar çok daha geniş bir hizmet zinciri sunabilmeleri.

Yeni nesil bulut şirketlerinin karşılaştığı zorluklar neler?

Yeni veri merkezlerinin devreye girmesi ve işlem gücü arzının artması halinde fiyatların normalleşmesi, daha fazla borç kullanan ve sınırlı ürün çeşitliliğine sahip şirketlerin marjlarını baskılayabilir. Büyük bulut şirketlerinde ise yüksek sermaye ihtiyacı başka bir risk yaratıyor. Microsoft’un ileriye dönük fiyat/kazanç çarpanı yaklaşık 24,6 seviyesinde bulunurken Meta’da bu oran 17,6 civarında.

Yapay zekanın geleceği ne yönde şekilleniyor?

Yapay zekanın teknoloji sektörünü daha sermaye yoğun bir yapıya taşıması, güçlü kâr artışına rağmen geçmişte görülen değerleme çarpanlarının yeniden oluşmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle piyasanın önündeki ayrım yalnızca “çip şirketleri mi, bulut şirketleri mi?” şeklinde görülmüyor. Yaklaşık 3,6 trilyon dolar yöneten Capital Group tarafında da yapay zeka ekosisteminin hem işlemci üreticilerini hem de büyük bulut sağlayıcılarını kapsayan daha geniş bir yapı olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Yatırımların kâra dönüşme hızı neden önemli?

Yapay zeka yatırımlarının önündeki en zor hesap ise gelir tarafında bulunuyor. İsviçreli varlık yöneticisi LGF+ZEST’in hesaplamasına göre mevcut yatırım planlarının ekonomik olarak karşılığını verebilmesi için yapay zekadan para kazanma düzeyinin yaklaşık 5 ila 13 kat artması gerekiyor. Bu büyüklük, bugünkü güçlü talebin tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor.

Veri merkezi kapasitesi arttığında şirketlerin fiyatlama gücü, müşteri bağlılığı, yazılım ekosistemi ve kendi altyapısı üzerindeki kontrolü çok daha belirleyici hale gelecek. Büyük yatırım kuruluşlarının beklentisi de bugünkü oyuncuların tamamının uzun vadede aynı ölçüde kazanamayacağı yönünde. Daha geniş teknoloji portföyüne, güçlü müşteri ilişkilerine ve kendi altyapısı üzerinde daha fazla kontrole sahip şirketlerin rekabette öne çıkması bekleniyor. Bu nedenle yapay zeka piyasasında yeni aşama daha fazla harcama açıklanmasından çok, yatırımların kâra dönüşme hızında izlenecek.

Önümüzdeki bilançolarda bulut büyümesi, yapay zeka gelirleri, sermaye harcamaları ve serbest nakit akışı arasındaki fark piyasanın kazananları nasıl ayıracağını belirleyecek.