Diyanet İşleri Başkanlığı, 24 Ekim 2025 tarihli Cuma hutbesinin konusunu “Birlikte Bereket, Kardeşlikte Rahmet Vardır” olarak belirledi. Hutbede, Müslümanların iman kardeşliğinin önemi, birlik ve beraberliğin toplum için taşıdığı değer ile dayanışma ruhunun altı çizildi.
Cuma hutbesi bu hafta kardeşliğe vurgu yaptı
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) döneminden bu yana her hafta Cuma namazı öncesinde okunan hutbeler, Müslüman topluluklara manevi rehberlik etmeye devam ediyor. Kur’an-ı Kerim’de Cuma Suresi’nin 9. ayetinde “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın” buyrularak farz kılınan Cuma namazının öncesinde okunan hutbeler, Müslümanları birliğe, ahlaka, toplumsal dayanışmaya ve sünnetin yaşatılmasına teşvik ediyor.
Bu hafta ülke genelindeki camilerde minberlerden okunan hutbede, iman kardeşliği, birlik ve beraberlik, paylaşma ve yardımlaşma temaları öne çıktı. Hutbede okunan ayet ve hadislerde, Allah’ın emirlerine uymanın, çekişmeden uzak durmanın ve sabrın önemine dikkat çekildi. Hutbenin tamamı ise şu şekilde:
Hutbede ilk olarak Enfâl Suresi’nin 46. ayeti hatırlatılarak, “Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin; sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir” ayeti okundu.
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun.”
Aziz Müminler!
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bizlere öğrettiği en önemli değerlerden biri kardeşliktir. Bu kardeşlik, farklı dilleri, farklı renkleri aynı inanç ve aynı idealler etrafında buluşturan iman kardeşliğidir. Bu kardeşliğin temelinde Yüce Allah’a kul, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’e ümmet olma bilinci vardır. Bu kardeşlikte bir olma, biz olma, güçlü olma gayreti vardır; sen ben davası gütmek, üstünlük yarışına girmek yoktur. Bu kardeşlikte birlik ve beraberlik içinde hareket etmek vardır, parçalanıp dağılmak yoktur. Bu kardeşlikte muhabbet, merhamet, paylaşma ve yardımlaşma gibi güzel hasletler vardır; kin, nefret, şiddet ve düşmanlık yoktur.Kıymetli Müslümanlar!
Gücünü imandan alan bu kardeşlik anlayışı, asırlardır bizi millet olarak bir arada tutmuştur. “Eğer inanıyorsanız, üstün gelecek olan sizlersiniz.” ayetine gönülden iman eden şanlı ecdadımız; Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de işte bu kardeşlik bağıyla üstün gelmiştir. Nice şehit kanıyla sulanan bu topraklar, İstiklal Harbi’nde bu kardeşlik ruhuyla kıyamete kadar bize vatan olmuştur. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” İlhamını bu ayetten alan milletimiz, asırlar boyu İslam’ın sancaktarlığını yapmış, insanlığa hizmet etmiştir. Her daim mazlumun yanında yer almış, hakkı tutup kaldırmanın, dünyaya adaleti ve iyiliği yaymanın gayretinde olmuştur. Bu gayreti devam ettirdiğimiz sürece Allah (c.c) bizi yardımsız ve kimsesiz bırakmayacaktır.“اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ – Müminler ancak kardeştirler” ayetine sımsıkı sarılan ecdadımız, bütün zorlukları birlikte omuz omuza aşmıştır. Onlar canlarından geçmiş, bir karış topraktan vazgeçmemiş, mabetlerimize namahrem eli değdirtmemiştir. Bu birlik ve beraberlik anlayışını yaşattığımız müddetçe, cennet yurdumuzda ezanlar dinmeyecek, şanlı bayrağımız yere düşmeyecektir.
Aziz Müslümanlar!
Peygamberimiz (s.a.s)’den öğrendiğimiz, geçmişlerimizden miras aldığımız kardeşlik ruhunu zedeleyecek her türlü söz ve davranıştan kaçınalım. Aynı inanca, aynı tarihe, aynı ideallere sahip bir millet olarak farklılıklarımızı zenginlik vesilesi sayalım. İstiklal ve istikbalimiz için geçmişine ve değerlerine sımsıkı bağlı, ahlak ve bilgiyle donanımlı nesiller yetiştirmenin gayretinde olalım. Bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimize sahip çıkalım. Bu vesileyle, üzerinde yaşadığımız bu toprakları canlarıyla bize emanet eden aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Hayatta olan gazilerimize Yüce Rabbimizden sağlık ve huzur diliyoruz. Cenâb-ı Hak, birlik ve beraberliğimizi daim, devletimizi ve milletimizi payidar eylesin. Âmin.
