1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde işçi ve emekçinin hakkı, sağlığı ve güvenliği gündeme taşınırken Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) bünyesinde stajlarını sürdürdükleri sırada ihmaller, denetimsizlikler, hukuki yetersizlikler ve rantçılık gibi nedenlerle hayatlarını kaybeden çocuklar da anılmaya devam ediyor.
Kimisi ailesine destek olmak için, kimisi meslek öğrenmek amacıyla MESEM kapsamında çalışan çocukların maruz kaldığı koşullar, uzun süredir tartışma konusu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin 2025 yılına ilişkin yayımladığı çocuk iş cinayetleri verilerine göre yıl boyunca en az 94 çocuk çalışırken hayatını kaybetti ve bu çocukların 26'sı 14 yaşın altındaydı.
Denetimsizlik ve ihmaller neticesinde hayattan koparılan çocuklardan bazıları:

İbrahim Yaşar. Daha önce herhangi bir işte çalışmayan İbrahim, ilk işinin henüz 4. gününde kaldığı konteynerde yanarak can verdi.

26 yaşındaki Zafer Açıkgözoğlu, herhangi bir önleyici destek sunulmadan lağım temizletilmesi sonucu enfeksiyon kaparak iki haftalık yoğun bakım mücadelesini kaybetti.

Henüz 14 yaşında olan Abdurrahman Özkul, çalıştığı fabrikada kolunu makinaya kaptırarak yaşamını yitirdi.

13 yaşındaki Ahmet Yıldız, haftalık 100 TL karşılığında plastik enjeksiyon makinesinde çalışıyordu. İbrahim, makineye sıkışarak hayatını kaybederken patrona açılan davada yalnızca 30 bin TL ceza verildi.

MESEM programı kapsamında bir inşaat şantiyesinde “stajyer” olarak çalışan 16 yaşındaki Alperen Uygun, 3. kattan asansör boşluğuna düşerek can verdi.

Muhammed Kendirci. Marangoz atölyesinde çalışan 15 yaşındaki Muhammed, makat bölgesine kompresörle yüksek basınçlı hava verilmesi sonucu iç organları parçalanarak yaşamını yitirdi.

MESEM öğrencisi olan 15 yaşındaki Berk İvacık, kaybolduktan 5 gün sonra bulundu. Ailesine bıraktığı nokta “Yaşama isteğim kalmadı. Allah'a emanet olun” yazıyordu.

17 yaşındaki MESEM öğrencisi Engin Tuncay, çalıştığı şantiyede yüksekten düşerek can verdi.
