18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111. yıldönümünde, bu tarihi olayın önemi ve detayları yeniden gündeme gelmektedir. Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale, yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda bir milletin bağımsızlık mücadelesinin simgesidir.
Bu zaferin yıl dönümünde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili en çok merak edilen konulara değinmek faydalı olacaktır.
Çanakkale Savaşı Ne Zaman Başladı ve Ne Kadar Sürdü?
Çanakkale Cephesi'ndeki çatışmalar, yaygın olarak bilindiği gibi sadece 18 Mart ile sınırlı değildir. Savaş, deniz harekâtı ve kara savaşları olmak üzere iki ana aşamadan oluşmaktadır. İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı'nı geçmek amacıyla ilk saldırısını 19 Şubat 1915 tarihinde başlatmıştır.
Bir ay süren bombardımanların ardından, 18 Mart 1915 tarihinde gerçekleştirilen büyük taarruz, Türk ordusunun ve Nusret Mayın Gemisi'nin başarıları ile kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. Denizde başarısız olan İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu Yarımadası'na asker çıkararak kara savaşlarına geçiş yapmıştır.
Çanakkale Savaşı'nda Kaç Şehit Verildi?
Tarihi belgeler ışığında, Çanakkale Savaşı'nda yaklaşık 57.000 Türk askerinin cephede şehit olduğu kaydedilmiştir. Yaralanarak hastaneye kaldırılanların da dahil edilmesiyle bu sayı 77.000 civarına ulaşmaktadır. Kayıp, esir, yaralı ve hastalıktan ölenler de göz önüne alındığında, toplam kayıp sayısı yaklaşık 250.000 olarak belirtilmektedir.
Bu kayıplar, savaşın ne denli zorlu geçtiğini ve Türk milletinin gösterdiği fedakarlığı gözler önüne sermektedir.
Çanakkale Deniz Zaferi'nin Önemi Nedir?
18 Mart 1915 tarihi, dünya harp tarihine 'yenilmez' denilen donanmaların diz çöktüğü gün olarak geçmiştir. Bu zaferin en önemli sonuçlarından biri, İtilaf donanmasının Boğaz'ı geçmesinin engellenmesi ile Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentinin işgalden kurtarılmasıdır.
Çanakkale'nin geçilememesi, müttefik olan Rusya'ya yardım gönderemeyen İtilaf Devletleri'nin planlarını bozmuş ve savaşın en az iki yıl uzamasına neden olmuştur. Yarbay Mustafa Kemal'in Anafartalar ve Conkbayırı'ndaki askeri dehası, bu cephede belirgin bir şekilde ortaya çıkmış ve Çanakkale ruhu, Kurtuluş Savaşı'nın temel motivasyonu olmuştur.
Mustafa Kemal'in Unutulmaz Emri ve Atatürk'ün Mektubu
Çanakkale Kara Savaşları'nın başladığı 25 Nisan 1915 sabahı, askeri tarihin en unutulmaz emirlerinden biri verilmiştir. Arıburnu'na çıkarma yapan Anzak birliklerini karşılamak üzere bölgeye hareket eden Yarbay Mustafa Kemal, cephanesi bittiği için geri çekilen askerlerle karşılaşmıştır. Askerlere 'Düşmandan kaçılmaz!' diyerek durduran Mustafa Kemal, 'Cephaneniz yoksa süngünüz var!' diyerek onları cesaretlendirmiştir.
O kritik anda 57. Alay'a hitaben verdiği tarihi emir ise, 'Ben size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.' şeklindedir. Ayrıca, Çanakkale'yi diğer savaşlardan ayıran temel bir fark, savaş bittikten yıllar sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün kaleminden dökülen bir mektuptur. 1934 yılında, Çanakkale'de hayatını kaybeden yabancı askerlerin annelerine hitaben yazdığı bu mektup, dünya barış tarihinin en asil metinlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Atatürk, bu mektubunda, 'Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.' ifadeleriyle, barışa olan inancını ve insanlığa duyduğu saygıyı dile getirmiştir.
