Türkiye, 11 Kasım'da Azerbaycan'dan dönerken Gürcistan semalarında düşen ve 20 askerimizin şehit olduğu C-130 askeri nakliye uçağının yasını tutarken, kazanın teknik nedenlerine dair çarpıcı detaylar ortaya çıkmaya başladı. Havacılık uzmanları ve kaza kırım ekiplerinin ilk değerlendirmeleri, meteorolojik şartların kazaya neden olmadığını gösterirken, gözler "teknik arıza" ve "yapısal yorgunluk" ihtimallerine çevrildi. İşte C-130 faciasının ardındaki en güçlü 3 teknik senaryo...
1. Senaryo: ‘Yanky 72’ Kabusu Tekerrür mü Etti?
Uzmanların üzerinde en çok durduğu ihtimallerden biri, 2017 yılında ABD Deniz Piyadeleri'ne ait bir C-130'un (Yanky 72) düşüşüyle büyük benzerlikler taşıyor. Olayda, motor pervanelerinden birindeki mikro çatlak, yüksek devirde pervanenin kopmasına ve gövdeyi bir bıçak gibi kesmesine neden olmuştu. Türk C-130 uçağının da benzer şekilde, motor pervanesinden kopan bir parçanın gövdeye veya kuyruk kısmına çarparak uçağın kumanda kabiliyetini yok etmiş olabileceği değerlendiriliyor. Bu durum, pilotların neden "Mayday" çağrısı bile yapamadan irtifa kaybettiğini açıklayan en güçlü tezlerden biri.
2. Senaryo: 57 Yıllık Yorgunluk ve Gövde İfiası
Düşen uçağın 1960'lı yıllarda üretildiği ve 57 yıllık bir gövdeye sahip olduğu biliniyor. Her ne kadar Türk Hava Kuvvetleri, "Erciyes Projesi" ile bu uçakların aviyonik sistemlerini modernize etse de, uçağın metal omurgasındaki "metal yorgunluğu" riski göz ardı edilemiyor. Yıllar içinde binlerce kez basınçlanıp gevşeyen gövdenin, uçuş sırasında oluşan aerodinamik yüklere dayanamayarak havada yapısal bütünlüğünü kaybetmiş olabileceği (structural failure) ihtimali masada.
3. Senaryo: Kargo Kayması ve Denge Kaybı
Azerbaycan'daki törenlerden dönen uçağın taşıdığı askeri teçhizatın ve kargonun durumu da mercek altında. Uçuş sırasında yaşanabilecek ani bir yük kayması (cargo shift), uçağın ağırlık merkezini (Center of Gravity) bozarak pilotun kontrol edemeyeceği bir açıda (stall) kalmasına neden olabilir. Azerbaycan basınına yansıyan "uçağın havada parçalandığı" iddiaları ise bu senaryodan ziyade, ani bir patlama veya yapısal kopuşu işaret ediyor.
Hava Muhalefeti Seçeneği Elendi
Meteoroloji uzmanlarının yaptığı incelemeler, kaza anında bölgede uçağı düşürecek şiddette bir türbülans veya fırtına olmadığını doğruladı. Uçağın 24 bin feet irtifada seyrettiği sırada radardan kaybolması, olayın "dış etkenlerden" ziyade "iç teknik faktörlerden" kaynaklandığını güçlendiriyor. Kaza kırım raporunun tamamlanmasıyla gerçek neden netlik kazanacak.
