"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,4899 %0.22
56,3586 %-0.25
6.898,85 %-0.74
3.846.098 %0.12
İşçi Haber Gündem 2027-2029 OVP hedefleri belli oldu : Enflasyon ve büyüme hedefleri güncellendi

2027-2029 OVP hedefleri belli oldu : Enflasyon ve büyüme hedefleri güncellendi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin makroekonomik hedeflerini içeren Orta Vadeli Programı (OVP) açıkladı. Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3'e, yıl sonu enflasyon tahmininin ise yüzde 28,4'e güncellendiğini belirtti.

Okunma Süresi: 5 dk

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Programda Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemde büyüme, enflasyon, dış ticaret, cari denge ve istihdam başta olmak üzere temel makroekonomik hedefleri ortaya konuldu.

CEVDET YILMAZ'DAN OVP AÇIKLAMASI

Yılmaz, OVP'nin Kalkınma Planı doğrultusunda hazırlandığını belirterek programın her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu söyledi.

"Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan Orta Vadeli Program, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır. Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta; aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır."

2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi

Yılmaz, küresel ekonomideki gelişmeler ile bölgedeki savaşın Türkiye ekonomisine yönelik tahminleri etkilediğini belirtti. Küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1'den yüzde 3'e, ticaret ortaklarının büyüme tahmininin yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyüme tahmininin ise yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilediğini söyledi.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesine ilişkin büyüme beklentisinin de önemli ölçüde değiştiğini belirten Yılmaz, "Bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, yüzde eksi 0,5'e kadar geriledi" dedi.

Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin de küresel ekonomik görünümü etkilediğini belirterek, 2026 yılı için daha önce 64,3 dolar olarak öngörülen Brent petrol fiyatının ortalama 89,3 dolara yükseldiğini açıkladı. Enerji dışı emtia fiyatlarında ise daha önce yüzde 5,7 düşüş beklenirken yüzde 18,6 artış öngörüldüğünü ifade etti.

Küresel enflasyon tahmininin de yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükseldiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin 2026 yılına ilişkin yeni tahminlerini şöyle açıkladı:

"Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı tahminlerimize de yansımıştır. 2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3'e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4'e yükseldi."

Enerji ithalatı ve dış ticaret açığı beklentisi yükseldi

Enerji fiyatlarındaki artışın dış denge üzerindeki etkisine de değinen Yılmaz, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseltildiğini açıkladı.

Yılmaz, "Dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının millî gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6'ya güncelledik" ifadelerini kullandı.

Turizm gelirleri tahmininin de savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildiğini belirten Yılmaz, yapılan güncellemelerin OVP'nin ana çerçevesinde değişiklik anlamına gelmediğini söyledi.

"Geçtiğimiz yıl öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave bir yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir."

2027'de küresel ekonomide toparlanma beklentisi

2026 yılında küresel büyüme ve dünya ticaretinin belirgin şekilde ivme kaybettiğini belirten Yılmaz, 2027 yılında ise küresel ekonomide yeniden toparlanma beklediklerini ifade etti.

"2027 yılına ilişkin beklentiler küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir. Küresel büyümenin yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi beklenmektedir."

Yılmaz, küresel ticarette beklenen canlanmanın dış talep koşullarını iyileştirmesinin ve ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortam oluşturmasının beklendiğini söyledi.

İhracatın küresel şoklara karşı dayanıklılığı artırılacak

İhracat görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarının büyüme oranının 2025'teki yüzde 2,4 seviyesinden 2026'da yüzde 1,6'ya gerilemesinin beklendiğini, 2027'de ise yüzde 2,8'e yükselmesinin öngörüldüğünü açıkladı.

Yılmaz, Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip Avrupa Birliği ve MENA bölgesindeki gelişmelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Bu zayıflama, ihracatımızın yaklaşık yüzde 43'ünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ile yüzde 22'sini gerçekleştirdiğimiz MENA bölgesinde özellikle dikkat çekicidir. En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği'nde 2025 yılında yüzde 1,6 olarak gerçekleşen büyümenin 2026 yılında yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027 yılında ise sınırlı bir toparlanmayla yüzde 1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir."

MENA bölgesindeki ekonomik görünümün savaş ve jeopolitik gerilimlerden daha fazla etkilendiğini belirten Yılmaz, bölge ekonomisinin 2025'te yüzde 3,3 büyüdüğünü, 2026'da ise yüzde 0,5 daralmasının beklendiğini söyledi.

"2027 yılında beklenen yüzde 7,3'lük güçlü büyümede ise 2026 yılındaki bu sert daralmanın oluşturacağı baz etkisinin önemli rol oynayacağını değerlendiriyoruz."

Yılmaz, Avrupa Birliği ve MENA bölgelerinin Türkiye'nin toplam ihracatında yaklaşık üçte iki paya sahip olduğunu belirterek, ihracatçıların 2026'da zorlu dış talep koşullarına rağmen performanslarını sürdürdüğünü ifade etti.

"Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken yeni pazarlara erişimini artırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hâle getirme çabamız önümüzdeki dönemde de devam edecek."