"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,5007 %0.05
52,8261 %-0.21
6.010,01 % -2,17
2.850.527 %-1.891
İşçi Haber Gündem ABD-İran anlaşması sonrası petrol fiyatlarında ne gibi değişiklikler yaşanıyor?

ABD-İran anlaşması sonrası petrol fiyatlarında ne gibi değişiklikler yaşanıyor?

ABD ile İran arasındaki geçici anlaşma, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol fiyatlarını etkiledi.

Okunma Süresi: 3 dk

ABD ile İran arasındaki geçici anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'nda bekleyen tankerlerin çıkış yapmaya başlamasıyla küresel petrol fiyatları son dört ayın en düşük seviyesine geriledi.

Hürmüz Boğazı'ndan Çıkış Yapan Tankerler

Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve toplam 5 milyon varil ham petrol taşıyan üç tankerin bölgeden ayrılmaya başladığı bildirildi. Reuters ajansının aktardığı gemi takip verileri, tankerlerden ikisinin Asya'ya doğru yol aldığını göstermektedir. Bu hareketlilik, küresel petrol arzını artırarak fiyatların gerilemesine yol açmıştır.

Veri analiz şirketleri LSEG ve Kpler verilerine göre, 2 milyon varil Katar kondensatı ve Abu Dabi ham petrolü taşıyan Güney Kore bayraklı "VL Breeze" adlı ultra büyük ham petrol taşıyıcısı (VLCC), boğazı geçerek Güney Kore'nin Daesan limanına doğru yola çıkmıştır. Ayrıca, Indian Oil Corporation (IOC) tarafından kiralanan Liberya bayraklı "Plata Carrier" adlı VLCC de 2 milyon varil Suudi ham petrolüyle boğazdan ayrılmıştır.

Güvenli Geçiş İçin Alternatif Rotalar

Umman, gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla alternatif rotalar belirlemiştir. Kpler ve Vortexa analistleri, geçen hafta Körfez içinde yaklaşık 90 milyon varil ham petrolün mahsur kaldığını tahmin etmiştir. Güney Kore Denizcilik Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, Güney Koreli nakliyatçılar tarafından işletilen dört geminin boğazdan ayrıldığını bildirmiştir.

Bakanlık, Ortadoğu'daki çatışmaların başlangıcından bu yana mahsur kalan 26 gemiden 18'inin halen Körfez'de beklediğini aktarmıştır. Gemilerin, güvenli çıkış sağlamak amacıyla Umman ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından oluşturulan geçici deniz koridorlarını kullanıp kullanmadığı henüz netlik kazanmamıştır.

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş ve Piyasa Analizleri

Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normale döneceğine yönelik beklentiler, Brent petrol fiyatlarının çarşamba günü yüzde 1'in üzerinde değer kaybederek son dört ayın en düşük seviyesine gerilemesine neden olmuştur. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,56 düşüşle 75,88 dolara gerilemiş, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı yüzde 1,6 kayıpla 72,07 dolardan işlem görmüştür.

Gün içinde Brent petrol, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başladığı 28 Şubat öncesindeki en düşük seviye olan 75,37 doları test etmiştir. WTI ise 3 Mart'tan bu yana en düşük seviye olan 71,55 dolara kadar çekilmiştir. KCM Trade baş piyasa analisti Tim Waterer, piyasanın İran petrolünün küresel pazara yeniden girmesini fiyatladığını belirtmiştir.

Fiyatlar üzerinde, ABD'nin Tahran'a yönelik ilk barış görüşmelerinin ardından tanıdığı ve İran'ın petrol satmasına izin veren 60 günlük yaptırım muafiyeti ile Lübnan'daki çatışmaların hafiflemesi de baskı oluşturmuştur. IMO, ABD-İran ateşkes anlaşmasının ardından mahsur kalan yüzlerce geminin boğazdan geçişini sağlamak için bir tahliye planının yürürlükte olduğunu açıklamıştır.

Anlaşmanın kalıcılığı konusundaki belirsizlikler ise sürmektedir. ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yaptığı açıklamada İran'ın "sonsuza kadar" nükleer denetimleri kabul ettiğini öne sürerken, Tahran yönetimi böyle bir taviz vermediğini açıklamıştır.