"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6863 %0.05
55,9436 %0.17
6.718,10 %0.73
3.719.454 %0.88
İşçi Haber Gündem Adenoviral vektör Kovid-19 aşısında insan deneyleri başladı

Adenoviral vektör Kovid-19 aşısında insan deneyleri başladı

Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsünce geliştirilen ve TÜBİTAK Kovid19 Platformu kapsamında desteklenen adenoviral vektör tabanlı Kovid19 aşısının insanlar üzerinde deneneceği Faz1 çalışmaları başladı.

Okunma Süresi: 6 dk

Sağlık Bakanlığı tarafından Faz1 klinik çalışma için onaylanan adenoviral vektör tabanlı Kovid19 aşısına yönelik, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırma Merkezinde basın toplantısı düzenlendi.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, burada yaptığı açıklamada, şu an TURKOVAC'ın acil kullanım onayı aldığını, VLP temelli aşının da Faz2'yi tamamladığını ve şu an Faz2B aşamasına ilişkin başvurusunun değerlendirildiğini anımsattı.

Mandal, "TÜBİTAK Kovid19 Platformu'nda 7 aşı adayımız vardı, bunlardan 3'ü klinik aşamaya gelen aşılarımızdı. Bunlardan üçüncüsü olan adenoviral vektör tabanlı aşımızın Faz1 çalışmasına başlanacak." ifadesini kullandı.

"Ağızdan ve burundan da uygulanabilme potansiyeli var"

Adenoviral vektör tabanlı aşının özelliğine değinen Mandal, geliştirilen antijenlerle Kovid19'a karşı immün sistemi uyarıcı, kuvvetlendirici bir özellik taşıdığını anlattı.

"Bu aşının bir diğer özelliği de Faz1 çalışmasını başarıyla tamamladığında ağızdan ve burundan da uygulanabilme potansiyeli var." diyen Mandal, 16 aydır aşı geliştirme çalışmalarının içerisinde yer alan Prof. Dr. Hakan Akbulut ve ekibine teşekkürlerini iletti.

Mandal, "Bu aşı çalışmaları sadece bugün için değil, ileriye yönelik Türkiye'nin artık aşıyı ithal eden değil, tasarlayan, geliştiren ve tüm insanlık için aşı üreten bir ülke haline gelmesine önemli katkılar sunacak." değerlendirmesini yaptı.

Faz1 çalışmaları 36 gönüllü ile yürütülecek

Basın mensuplarının sorusu üzerine Mandal, "Adenoviral vektör tabanlı aşının Faz1 çalışmalarına, diğer aşıların faz çalışmalarına benzer şekilde, 36 gönüllümüzle başlanacak." bilgisini paylaştı.

Mandal, ayrıca diğer aşılarla kıyaslandığında üretimi en kolay aşı tipinin de adenoviral vektör tabanlı aşı olduğunu belirtti.

"Yenilikçi, yüksek teknoloji ürünü bir aşı"

Aşıyı geliştiren Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, TÜBİTAK Kovid19 Platformu kapsamında Mart 2020'de başladıkları çalışmalar sonucunda aşının klinik safhaya geçtiğine işaret etti.

Akbulut, "Aşımız adenoviral vektör tabanlı bir aşı. Mevcut aşılardan farkı ne? Şu anda ülkemizde de dünyada da yaygın kullanılan mRNA ve inaktif aşılar var. Ayrıca benzer adenoviral vektör aşılar da var. Bizim aşımız tasarımı itibarıyla biraz daha yenilikçi bir aşı. Yüksek teknoloji ürünü adenoviral vektör aşısı. Böyle bir aşının ülkemizde yapılabilmesi, bu aşamaya getirilmesi bizler için önemli." diye konuştu.

Ortalama 2 yıl etkili olacak şekilde tasarlandı

Prof. Dr. Akbulut, aşının Omicron dahil tüm varyantlara etkili olmasını beklediklerini, kesin sonuçların klinik çalışmaların ardından görüleceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tasarım itibarıyla mevcut aşılardan yaklaşık 68 kat daha güçlü ve daha geniş kapsamlı olacak şekilde planlandı. Bir diğer özelliği de uzun süreli bir bağışıklık oluşturmasını bekliyoruz. Yani 34 ayda bir tekrar doz yapmak yerine aşılandıktan sonra ortalama 2 yıl kadar etkili olmasını tasarladık. Tabii bütün bunları tasarım olarak söyleyebiliyoruz, gerçek sonuçları klinik çalışmayı yaptıktan sonra hep birlikte göreceğiz."

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, TÜBİTAK MAM Araştırma Enstitüsü, TÜBİTAK Kovid19 Platformu, Sağlık Bakanlığı ve TİTCK'ya teşekkürlerini ileten Akbulut, aşının Türkiye'ye hayırlı olması temennisinde bulundu.

"Ağız ve burundan uygulanabilecek aşılar pandemiyi bitirebilecek"

Aşının ağızdan ve burundan uygulanabilmesine ilişkin soruya karşılık Akbulut, Kovid19'un ağız ve burun yoluyla vücuda girdiğini ve vücudun ilk savunma sisteminin de burada çalıştığını anlattı.

Akbulut, tükürükte, burun salgılarında bulunan "immünoglobulin A" antikorunun virüsün ağız ve buruna yerleşmesini ve hastalığı önlediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Ağız ve burundan uygulanabilen aşının bir diğer avantajı da aşılandığınızda başkalarına virüsü bulaştırmıyorsunuz. Mevcut aşılar hastalığı belki hafif geçirmenizi sağlıyor ama aldığınız virüsü başkalarına rahatlıkla bulaştırabiliyorsunuz. Ağızdan ve burundan uygulamada böyle bir risk yok. Dolayısıyla gerçek anlamda pandemiyi bitirebilecek aşı tipi ağızdan ve burundan uygulanabilecek aşılar olacak.

Bizim aşımız da bunu sağlayacak ama Faz1'de tabii ki öncelikle kas içine denenecek. Faz2'den itibaren ağız ve burundan da uygulama başlayacak. Aşımız bu konuda, mukozal immüniteyi uyarma açısından çok başarılı. Benzer çabalar şu anda ABD'de de var, üç tane adenoviral aşı. Onların da klinik çalışmaları devam ediyor."

Ağızdan ve burundan uygulamanın sadece canlı aşılarda bulunduğunu, mRNA ve inaktif aşılarda bu özelliğin olmadığını dile getiren Akbulut, "Faz1 aşamasını geçersek bizim de ülkemizde ağızdan kolaylıkla uygulayabileceğimiz bir aşımız olacak." dedi.

Çocuk felci aşısının da ağızdan uygulandığını anımsatan Akbulut, adenoviral vektör tabanlı yerli aşının da ağızdan, dil altına uygulanabileceğini söyledi.

Henüz aşılanmamış ve Kovid19 geçirmemiş vatandaşlara çağrı

Prof. Dr. Akbulut, gönüllülerde hangi şartların aranacağına ilişkin soru üzerine, Kovid19 geçirmemiş ve aşılanmamış olma şartının bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'de şu an aşılanma oranının çok yüksek olduğuna ve birçok kişinin de Kovid19 geçirdiğine işaret eden Akbulut, bu noktada gönüllü bulmak açısından zorluk olduğunu dile getirdi.

Akbulut, "Bütün halkımıza çağrıda bulunmak istiyorum, 1859 yaş arasında henüz Kovid19 geçirmemiş ve aşılanmamış olanlardan özellikle Ankara'da yaşayanları bu çalışmaya katılmaya çağırıyorum." şeklinde konuştu.

"Oluşabilecek varyantlara karşı da etkili olacak"

Aşının varyantlara karşı etkinliğine ilişkin soru üzerine Akbulut, şu yanıtı verdi:

"Spike dediğimiz hücreye tutunan ve bağışıklık oluşturan proteini kodlayan geni parçalara ayırdık. Yani biyoenformatik olarak olabilecek mutasyonları tasarladık ve ona göre parçalı bir yapı dizayn ettik. Bu özelliği nedeniyle varyantlara etkili olmasını bekliyoruz. Biz virüsün iki yıl içerisinde geçireceği 56 mutasyonu önceden bilgisayar yardımıyla tahmin edip ona göre tasarımını yaptık. Bu açıdan dünyada da bir ilk. Benzer başka bir aşı uygulaması yok."

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz da toplantıda yerli aşı üretiminin Kovid19 sürecinde ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü vurgulayarak, aşının orta vadede kullanıma girmesini ümit ettiklerini söyledi.

Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Serdar Öztürk ise "Çok ümitli olduğumuz, yeni teknolojiye sahip, ortaya çıkabilecek yeni varyantlara karşı da etkili olmasını beklediğimiz bir aşı. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum." dedi.

Basın toplantısında Ankara Şehir Hastanesi Genel Hastane Başhekimi Doç. Dr. İhsan Ateş, Tıbbi Mikrobiyoloji Kliniği Kovid19 Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Bedia Dinç ile aşı çalışmasının sorumlu araştırmacısı Dr. Hürriyet Ekmel Olcay da yer aldı.

İlginizi çekebilir