Akıllı telefonların çocuklar üzerindeki etkileri giderek daha fazla araştırılmakta ve tartışılmaktadır. Uzmanlar, bu cihazların yalnızca zaman kaybına neden olmadığını, aynı zamanda çocukların dikkatini de ciddi şekilde tükettiğini vurgulamaktadır. Bildirimler, kısa videolar ve sürekli ekran kaydırma alışkanlığı, çocukların dikkat, sabır ve derin düşünme becerilerini tehdit eden unsurlar arasında yer almaktadır. İlginç bir şekilde, telefon kullanılmadığında bile cihazın yakınında bulunmasının zihinsel kapasiteyi olumsuz etkileyebileceği belirlenmiştir.
Bir zamanlar çocukların dünyası, sokaklarda oyun oynamak ve yüz yüze iletişim kurmak üzerine kuruluyken, günümüzde akıllı telefonlar, sosyal medya ve sürekli bildirimler çocukluğun ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu değişim, çocukların sosyal ve zihinsel gelişimlerini derinden etkilemektedir. Enstitü Sosyal'de Adnan Veysel Ertemel tarafından kaleme alınan 'Görünmez Sular, Eriyen Zihinler: Ergenlikte Akıllı Telefonun Sessiz Tahribatı' başlıklı analiz, dijital dünyanın çocukların zihinsel gelişimi üzerindeki etkilerini farklı ülkelerdeki araştırmalarla ortaya koymaktadır.
Dijital Uyarıcıların Etkisi Nedir?
Analiz, ekran başında geçirilen sürenin yanı sıra sürekli dijital uyaranların dikkat, sabır ve derin düşünme becerileri üzerindeki baskısını da ele almaktadır. Texas Üniversitesi'nden Adrian Ward ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bir deneyde, katılımcıların bilişsel testleri çözerken telefonlarını farklı yerlerde tutmaları istenmiştir. Telefonunu başka bir odada bırakanların bilişsel kapasite testlerindeki performansları, telefonu masalarında bulunanlardan daha yüksek çıkmıştır. Bu durum, telefonun sessiz ya da kapalı olmasının bile dikkati dağıttığını göstermektedir.
Araştırmacılar, bu durumu 'brain drain' yani zihinsel kaynakların tüketilmesi olarak tanımlamaktadır. Buna göre, kişi telefona hiç bakmasa bile, cihazı görmezden gelmek için zihinsel kaynak harcayabilmektedir.
IQ Puanlarındaki Düşüş Nedenleri
Analiz, bazı ülkelerde uzun yıllar boyunca yükselen IQ puanlarında görülen tersine dönüşe de dikkat çekmektedir. Norveç verileriyle yapılan 2018 tarihli bir araştırmada, 1975 sonrasında doğan erkeklerde IQ puanlarının gerilediği belirlenmiştir. Kardeş karşılaştırmaları, çevresel faktörlerin önemine işaret etmektedir. ABD'de 2006-2018 verilerini inceleyen başka bir araştırmada da bazı bilişsel alanlarda düşüş saptanmıştır.
Sosyal psikolog Jonathan Haidt, 2010-2015 döneminde çocukların sosyal yaşamlarının yüz yüze oyunlardan telefon ve sosyal medya merkezli bir dünyaya kaymasını 'çocukluğun büyük kablolanması' olarak tanımlamaktadır. Sorunun dört temel ayağı ise sosyal yoksunluk, uyku bozulması, dikkat parçalanması ve bağımlılık olarak belirlenmiştir.
İsveç'in Dijital Eğitim Stratejileri
Kısa videolar ve sürekli bildirimlerle büyüyen çocukların uzun bir metne odaklanması ve sabır isteyen problemleri çözmesi giderek daha kritik bir eğitim meselesi haline gelmektedir. Bu bağlamda, dijital eğitimde öncü olan İsveç, okuma performansındaki gerilemenin ardından politikalarını yeniden gözden geçirmiştir. 2023 yılında okullara basılı kitap sağlamak için milyonlarca euroluk kaynak ayıran hükümet, kitap ve el yazısına yeniden ağırlık vermiştir.
UNESCO ise teknolojinin yalnızca 'yeni' olduğu için eğitime dahil edilmemesi gerektiğini, faydasının bilimsel kanıtlarla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu durum, dijital dünyanın çocukların zihin gelişimi üzerindeki etkilerini anlamak adına önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
