"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8219 %0.05
56,0135 %0.05
6.782,55 %-0.47
4.160.601 %5.02
İşçi Haber Gündem Alexandria Troas’da 2 bin 200 yıllık çarşının iki kapısına ulaşıldı

Alexandria Troas’da 2 bin 200 yıllık çarşının iki kapısına ulaşıldı

Çanakkale'nin Ezine ilçesinde denize yakın bir bölgede yer alan Alexandria Troas Antik Kenti'nde, 5 Temmuz'da başlayan kazılarda, yaklaşık 2 bin 200 yıllık olduğu tahmin edilen çarşının iki kapısına ulaşıldı.

Okunma Süresi: 4 dk

Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve desteği, Türk Tarih Kurumu ve ana sponsor İÇDAŞ AŞ'nin sağladığı imkanlarla yapılan kazılara Ankara Üniversitesi ile Ezine ve Geyikli belediyeleri de destek veriyor.

Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, AA muhabirine, çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının katkıda bulunduğu çalışmaları her yıl daha ileriye taşımaya gayret ettiklerini, bu sene ikinci çalışma alanında Helenistik döneme ait bir çarşının kuzey sınırını gün ışığına çıkardıklarını söyledi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinden (ÇOMÜ) Prof. Dr. Cahit Çağlar Yalçıner ve Yunus Can Kurban tarafından alanda jeofizik ölçümlerin gerçekleştirildiğini ve bu sayede geçtiğimiz yıl altarın (adak adanan ve kurban kesilen dini yapı, sunak) yerinin tespit edilerek, bu yıl kazıldığını dile getirdi.

Jeofizik çalışmalar ile forum çevresindeki alanların bu sene taranacağını aktaran Öztepe, "Kazılarda ortaya çıkan alanlar, korumaya yönelik projeler, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesinden Prof. Dr. Hakan Anay, Doç. Dr. Ülkü Özten ve Doç. Dr. Meltem Anay'dan oluşan mimari ekip tarafından belgelenerek kayıt altına alınıyor." dedi.

Ay sonuna kadar bu bölüm tamamen gün ışığına çıkarılacak

Öztepe, kazı alanında bu yıl önemli buluntulara ulaştıklarını bildirdi.

Büyük ihtimalle çarşı yapısının cadde ile bağlantısını sağlayan bir kapıyla karşılaştıklarını kaydeden Öztepe, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arkadaşlar şimdi onun biraz daha batısında, bizim tonozlu yer altı galerisi dediğimiz kryptoportikusa geçişin temizliğini yapıyorlar. Yani bir kapı daha bulmuş durumdayız. Şu anda tabanda kazdıkları yer büyük olasılıkla caddenin dükkanı olabilecek yere gelmiş kısmı. Zemine kadar ineceğiz. Bakalım küçük buluntular bize ne verecek? Bu çok önemli. Gerçekten burada bir dükkan varsa ve korunmuşsa içinde neyle ilgili olduğuna dair belki ipuçlarına ulaşma şansımız olacak. Bu ayın sonuna kadar bu bölüm tamamen gün ışığına çıkarılacak."

Serçe parmağının tırnağı kadar küçük buluntular elekten kaçmıyor

Öztepe, duvar sistemine bakıldığında çarşının, kentin kuruluş evresi olan Helenistik döneme ait olduğunu, bunun da 2 bin 200 yıllık bir yapı anlamına geldiğini vurguladı.

Duvarın önündeki kapının geçiş bölümünün ise 1800-1900 yıl öncesine ait olduğunu, bunu da gün ışığına çıkaracaklarını ifade eden Öztepe, şöyle konuştu:

"Mimarinin dışında burada benim beklentim; tarihlendirmeye ya da bu alanın fonksiyonuyla ilgili küçük buluntuya rastlamak. Arkadaşlar onu araştırıyor. Başlangıçtan itibaren buradaki 11 yıllık kazı sistematiğinde bunu uyguladık. Kazıdığımız toprağı titizlikle eliyoruz. Bu elemeler sayesinde bu yıl da karşımıza çıktı, serçe parmağının tırnağı kadar küçük buluntular elekten kaçmıyor. Bu açıdan çalışmalar biraz ağır ilerliyor ama kesinlikle buluntu kaçırmadan, önemli ipuçlarına bilgi anlamında ulaşarak devam ediyoruz."

Burada fonksiyon verebileceğimiz bir alan kazanacağız

Prof. Dr. Öztepe, Alexandria Troas'ın 14'üncü yüzyılda tamamen terk edildiğini dile getirerek, çarşının giriş kapısının inşasından sonra insan aktivitesinin olmadığı 200300 yıllık bir süreçten bahsedilebileceğini belirtti.

Sonrasında depremler, insanların tarla açması, birtakım faaliyetler için toprak taşıması, Roma'dan itibaren belirli bölgelerde yaşanan şiddetli depremler neticesinde yapıların fonksiyonunu yitirmesi nedeniyle doldurulması gibi bilgilere ulaştıklarına değinen Öztepe, şu ifadeleri kullandı:

"Altarı bulduğumuzda 78 metre aşağıya indik. Kazmaya başladığımızda kapının bulunduğu yer ile yürüme zemininin arasında birkaç metre var. Temeline kadar 44,5 metre indik. Bu bize çok büyük bir zorluk çıkarıyor ama işi başardıktan sonra da büyük bir avantaj. Ambalajından çıkarılmışçasına yapılar bozulmadan karşımıza çıkabiliyor. Arkeoloji sabır işi. Burada biraz daha sabretmek zorundayız. Sabrımızın karşılığını da alıyoruz. Bu çalışma bittiğinde burada güzel bir 3 boyutla ve arkeolojik anlamda da anlamlandırabileceğimiz, fonksiyon verebileceğimiz bir alan kazanacağız."

Alexandria Troas

Çanakkale Boğazı'nın çıkışında Dalyan köyü yakınında yer alan ve Roma kolonisi olduktan sonra bir liman kentine dönüşen Alexandria Troas, 1 ila 4'üncü yüzyıllarda giderek büyüyen güçlü bir ekonomiye sahip oldu.

Nüfusu, en fazla olduğu dönemde 100 bin civarına ulaşan ancak 4'üncü yüzyıl sonrasında ekonomisinin zayıflamasıyla küçülmeye başlayan kent, 9'uncu yüzyılda başlayan süreçte terk edildi.

Antik kentin merkezi konumunda yer alan forum içindeki 12 köşeli yapı, podyumlu salon ve tapınak, odeon, hamam ile tiyatro gibi yapılar, günümüze ulaşan kalıntılar arasında bulunuyor.

İlginizi çekebilir