78 yaşındaki Fatma Sağır, uzun yıllar boyunca ameliyat korkusu nedeniyle tedavisini ertelediği guatr hastalığından, Ankara'da gerçekleştirilen bir operasyonla kurtuldu. Bu operasyonda, Sağır'ın boynundan yaklaşık 2 kilograma yakın bir kitle çıkarıldı. Sağır, büyüyen tiroit bezinin nefes ve yemek borusunu sardığını belirtti.
Ameliyat Korkusu Neden Oldu?
Uzun yıllar boyunca ameliyattan korktuğu için tedavisini erteleyen Fatma Sağır, zamanla büyüyen tiroit bezinin kendisine ciddi zorluklar yaşattığını ifade etti. Nefes almakta ve yutkunmakta güçlük çeken Sağır, yakınlarının ısrarı üzerine Ankara Bilkent Şehir Hastanesine başvurdu. Burada yapılan muayenelerde, tiroit bezinin büyüklüğü nedeniyle yaşadığı sıkıntılar daha net bir şekilde ortaya kondu.
Ameliyat öncesinde yaşadığı korkuları dile getiren Sağır, “Boğazında guatr var, ameliyat ol dediler, ben korktum, olmadım. 3,5 yıl içinde çok büyüdü” dedi. Sağır, nefes almakta zorlandığını ve boğulacak gibi hissettiğini belirtti.
Operasyon Sonrası Yaşananlar
Operasyon sonrası daha iyi nefes almaya başlayan Sağır, yaşadığı süreci AA muhabirine anlattı. Ameliyat sonrası evini ve bahçesini özlediğini dile getiren Sağır, “Trabzon'u bir görseniz, denizin dalgası benim bahçeme gelir. Çok güzel bir yer. Çok özledim” ifadelerini kullandı. Ayrıca, korkusundan dolayı yaşadığı sıkıntıları kimseyle paylaşamadığını belirtti.
Ameliyatı gerçekleştiren Bilkent Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Birol Korukluoğlu, operasyonla ilgili olarak, “Çok büyük bir guatr. Hastamızın tiroit bezi tamamen yemek borusu ve nefes borusunu sarmıştı. Biz ameliyatta bezin tamamını çıkardık” açıklamasında bulundu.
Tiroit Hastalığının Önemi ve Tedavi Süreci
Prof. Dr. Korukluoğlu, her tiroit bezinin bu büyüklüğe ulaşmayacağını ancak ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. İyot düzensizliğine bağlı beslenme alışkanlıklarının bu tür vakaların artmasına neden olduğunu belirten Korukluoğlu, “İhmal edilirse, yemek borusuna ve nefes borusuna basıdan dolayı hasta bir süre sonra nefes alamamaya başlayacak” dedi. Ayrıca, ses tellerine bası olduğu için ses kaybı riski de bulunduğunu ifade etti.
