Ankara denildiğinde akla ilk olarak siyaset ve bürokrasi gelse de, başkent aynı zamanda güçlü bir ekonomik yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Yıllardır kamuoyunda merak edilen “Ankara’nın en zengini kim?” sorusu, tek bir isme işaret etmekten ziyade, büyük holdingler ve bu holdinglerin kurucuları üzerinden yanıt bulmaktadır.
Başkent ekonomisinin hafızasında ise iki yapı ve iki isim, servet büyüklüğü ve etki alanı bakımından açık ara öne çıkmaktadır. Ankara’da zenginlik neden holdingler üzerinden konuşulmaktadır? İstanbul’da bireysel milyarderler ön plandayken, Ankara’da zenginlik daha çok kurumsal yapılanmalar üzerinden şekillenmektedir.
Ankara'nın Ekonomik Dinamikleri Nasıldır?
Başkentte ekonomik güç, uzun yıllara yayılan yatırımlar, kamu projeleri ve çok sektörlü holdingler aracılığıyla inşa edilmektedir. Bu nedenle Ankara’nın en zengini sorusu, kişisel servet sıralamasından çok, hangi ekonomik yapının daha büyük olduğu üzerinden değerlendirilmektedir.
Bu tabloda Bilkent Holding ve Nurol Holding, Ankara merkezli sermayenin en güçlü iki temsilcisi olarak öne çıkmaktadır. Bilkent Holding ve İhsan Doğramacı’nın mirası, Ankara’nın ekonomik tarihinde en köklü ve etkili yapılardan biri olarak kabul edilmektedir.
Bilkent Holding'in Rolü Nedir?
Bilkent Holding’in arkasındaki isim ise eski YÖK Başkanı İhsan Doğramacı’dır. Doğramacı, Türkiye’de eğitimi sadece akademik bir alan olarak değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik model olarak kurgulayan nadir isimlerden biri olmuştur. Bilkent yapılanması; eğitimden sağlığa, turizmden inşaata kadar uzanan geniş bir faaliyet alanına sahip olmaktadır.
Holding çatısı altında 40’tan fazla şirket bulunmaktadır. Bilkent Üniversitesi, Bilkent Şehir Hastanesi projeleri ve sağlık yatırımları, bu ekonomik ağın en bilinen ayakları arasında yer almaktadır. Yıllık cirosunun yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olduğu ifade edilen Bilkent Holding, bu büyüklükle Ankara merkezli şirketler arasında zirvede gösterilmektedir.
Nurol Holding ve Nurettin Çarmıklı'nın Etkisi Nedir?
Başkent ekonomisinde ağırlığı hissedilen bir diğer dev yapı ise Nurol Holding’dir. Grubun kurucularından ve simge ismi olan Nurettin Çarmıklı, Ankara merkezli sermayenin en güçlü temsilcileri arasında gösterilmektedir. Nurol Grubu; inşaat, savunma sanayi, enerji ve sanayi yatırımları ile tanınmaktadır.
Özellikle büyük altyapı projeleri, savunma sanayine yönelik yatırımlar ve uluslararası ihaleler, grubun finansal büyüklüğünü sürekli artırmaktadır. Türkiye sınırlarıyla sınırlı kalmayan Nurol Holding, yurt dışında da aktif projeler yürütmesiyle dikkat çekmektedir. Bu geniş etki alanı, Nurettin Çarmıklı’yı Ankara’nın en zenginleri arasında sürekli gündemde tutmaktadır.
Ankara’nın başkent olması, burada faaliyet gösteren büyük şirketlerin devletle yakın temas içinde çalışmasını kaçınılmaz hale getirmektedir. Kamu projeleri, savunma sanayi yatırımları ve büyük altyapı çalışmaları, Ankara merkezli holdinglerin büyümesinde kritik rol oynamaktadır. Bilkent ve Nurol gibi gruplar, bu yapının içinde hem ekonomik hem de stratejik öneme sahip olmaktadır.
Ankara’da servet, çoğu zaman bir kişinin şahsi mal varlığından ziyade, kurduğu ve yönettiği kurumsal yapıların büyüklüğü üzerinden anlam kazanmakta ve bu nedenle “Ankara’nın en zengini kim?” sorusu, tek bir kişiden çok Bilkent Holding mi, Nurol Holding mi daha güçlü tartışmasına dönüşmektedir. Yıllar geçse de Ankara’nın ekonomik zirvesindeki dengelerin çok fazla değişmediği görülmektedir.
Bilkent Holding ve Nurol Holding, başkentin en büyük iki ekonomik gücü olarak öne çıkmaya devam etmektedir. Bu yapıların kurucuları ve yöneticileri, Ankara’da zenginlik denildiğinde ilk akla gelen isimler arasında yer almaktadır. Başkentte servetin, bireysel zenginlikten çok kurumsal güç ve uzun vadeli yatırımlarla şekillenmesi, Ankara’yı Türkiye’nin diğer büyük şehirlerinden ayıran en temel özelliklerden biri olarak dikkat çekmektedir.
