reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0772 %0.18
51,2303 %0.02
7.318,71 % 1,91
3.020.361 %-3.285
İşçi Haber Gündem Aralıklı oruç yönteminin kilo verme üzerindeki etkileri ne kadar gerçekçi?

Aralıklı oruç yönteminin kilo verme üzerindeki etkileri ne kadar gerçekçi?

Yeni bir değerlendirme, aralıklı oruç yönteminin kilo kaybı konusunda beklenen etkiyi sağlamadığını ortaya koyuyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Fondazione Veronesi tarafından yayımlanan yeni bir değerlendirme, son yıllarda sosyal medyada hızla popülerleşen aralıklı oruç yönteminin kilo kaybı konusunda sanıldığı kadar etkili olmayabileceğini ortaya koydu.

Uzmanlara göre sağlıklı kilo vermek için en önemli unsur, uzun vadede sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme düzeni.

Aralıklı oruç uygulamalarının etkileri nelerdir?

Uluslararası araştırma ağı Cochrane tarafından yapılan ve sistematik inceleme niteliği taşıyan çalışmaya göre, fazla kilolu veya obez yetişkinlerde aralıklı oruç uygulaması geleneksel diyet önerilerine kıyasla klinik açıdan anlamlı bir kilo kaybı sağlamıyor.

Bazı durumlarda ise hiçbir müdahale yapılmamasıyla benzer sonuçlar elde edilebiliyor.

Aralıklı oruç ve kilo kaybı arasındaki ilişki

Araştırma sonuçları, aralıklı orucun kilo kaybı yüzdesinde çok az veya hiç fark yaratmayabileceğini, vücut ağırlığının %5’ini kaybetme hedefinde belirgin bir avantaj sağlamadığını, yaşam kalitesinde önemli bir iyileşme göstermediğini ve yan etkiler açısından belirgin bir fark ortaya koymadığını ortaya koydu.

Obezite küresel bir sağlık sorunu olarak, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 1975’ten bu yana yetişkinlerde obezite oranı üç katından fazla arttı.

Uzman görüşleri ve diyetin sürdürülebilirliği

2022 yılında dünyada 2,5 milyar yetişkin fazla kilolu, bunların yaklaşık 890 milyonu ise obez olarak kaydedildi.

Uzmanlar, kilo kaybının kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri gibi birçok kronik hastalığın riskini azaltmada temel strateji olduğunu vurguluyor.

Aralıklı oruç ve sağlık üzerindeki etkileri

Ancak diyetle verilen kilonun uzun vadede korunması en büyük zorluk olarak görülüyor. Aralıklı oruç, klasik anlamda bir diyet değil; belirli dönemlerde kalori kısıtlaması veya açlık, diğer dönemlerde ise normal beslenme içeren bir beslenme modeli.

En yaygın yöntemler arasında, günlük yemek yeme süresinin belirli saatlerle sınırlandırılması (örneğin 8 saatlik beslenme penceresi), gün aşırı oruç, haftada bir veya birkaç gün açlık yer alıyor.

Bilimsel araştırmaların sınırlılıkları nelerdir?

Bu yöntemlerin kilo kaybına yol açabileceği düşünülse de, uzun vadeli etkileri konusunda bilim dünyasında tartışmalar sürüyor.

Fondazione Veronesi bilimsel danışmanı ve beslenme biyoloğu Chiara Matilde Ferrari, mevcut araştırmaların bilimsel gücünün sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.

Uzun vadede sürdürülebilir beslenme modeli

Ferrari’ye göre çalışmaların çoğunda örneklem sayısı küçük, katılımcıların diyete uyumu farklılık gösteriyor ve araştırmalarda yüksek bırakma oranları bulunuyor. Ayrıca enerji alımını kesin biçimde ölçmek de zor.

Uzmanlara göre bir diyetin kilo kaybı sağlaması için kalori açığı oluşturması gerekiyor. Ancak asıl belirleyici unsur uzun vadede sürdürülebilir bir beslenme modeli.

Ferrari, aralıklı orucun genel sağlık açısından kalıcı bir çözüm sunmadığını belirterek şu uyarıda bulunuyor: “Sağlık yalnızca kilo vermek değildir. Zihinsel sağlık da bunun bir parçasıdır.”

Beslenme eğitimi ve sağlıklı yaşam önerileri

Belirli saatlere kadar aç kalma zorunluluğu stres yaratabilir. Bunun yerine Akdeniz tipi veya bitki ağırlıklı dengeli bir beslenme modeli çok daha uygun bir yaklaşım.

Uzmanlar, kısa süreli diyetlerden ziyade beslenme alışkanlıklarında kalıcı değişiklik yapılması gerektiğini vurguluyor. Buna “beslenme eğitimi” veya “beslenme yeniden öğrenimi” adı veriliyor.

Aralıklı oruç özellikle şu gruplar için önerilmiyor: Yeme bozukluğu olan kişiler, hamile veya emziren kadınlar, yaşlı bireyler, diyabet veya metabolik hastalığı olan kişiler. Bilim insanlarına göre sağlıklı beslenmenin amacı yalnızca kilo vermek değil, fiziksel ve zihinsel iyilik halini korumak olmalı.

Ferrari şu sözlerle özetliyor: “Çeşitli ve dengeli bir beslenme düzeni uygulamak ve açlık-tokluk sinyallerini dinlemek, kişinin doğal olarak sağlıklı kilo aralığına ulaşmasına yardımcı olur.”