Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı ve Denizolgun'un doktoru Nurettin Demirkol "yalancı tanıklık" suçundan gözaltına alınarak, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi; Demirkol'un Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunda dosya savcısına çıkarılarak ifade vereceği öğrenildi.
Doktor Nurettin Demirkol'un gerçeği yansıtmadığını ortaya ÇIKTI
Soruşturma dosyasına giren yıllar öncesine ait acil çağrı ihbarının çözüm tutanağı, daha önceki ifadelerinde acil ihbarı yapan kişinin kim olduğunu bilmediğini beyan eden Doktor Nurettin Demirkol'un gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Tutanakta, 8 Eylül 2016 gecesi saat 00.29'da gerçekleşen ilk telefon görüşmesinde 155 Polis İmdat hattını bizzat arayan Demirkol'un, telefonu açan operatöre kendisini açıkça "Ben Doktor Nurettin Demirkol" sözleriyle tanıttığı ve aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini belirterek, "Aile hekimi olduğum bir hastam var, ani olarak vefat etmiş. Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hâkimin savcının görmesi gerekiyor" dediği yer aldı.
155 operatörünün olayın gerçekleştiği adresi istemesi üzerine Demirkol'un yerin Beykoz Riva'daki Öğümce Köyü olduğunu söylediği ancak açık adresi tam olarak bilmediğini ifade ettiği, bölgenin jandarma sorumluluk alanında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine operatörün Demirkol'dan 156 Jandarma hattıyla iletişime geçmesini istemesiyle ilk görüşmenin sona erdiği kaydedildi.
'beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm'
Demirkol'un aradan yalnızca birkaç dakika geçtikten sonra saat 00.33'te 155'i ikinci kez aradığı ve çözüm tutanağına göre bu görüşmede "Biraz önce aramıştım, Doktor Nurettin Demirkol. Vefat eden biriyle alakalı..." diyerek söze başladığı belirtildi. Demirkol'un jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini aktararak yeniden 155'ten yardım istediği, görüşmenin en dikkat çekici bölümünde ise 155 operatörünün ölümün niteliğini sorması üzerine "Burada şüpheli ölüm konusu mu var?" sorusuna Demirkol'un "Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm; beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm" yanıtını verdiği tutanakla kesinleşti.
Böylece Demirkol'un olay gecesi yaptığı ihbarda ölümü yalnızca "ani ölüm" olarak değil, doğrudan "şüpheli ölüm" şeklinde nitelendirdiği açıkça ortaya çıkarken, ilk görüşmede ölüm nedeninin belli olmadığını belirterek "hâkimin, savcının görmesi gerekiyor" ifadelerini kullandığı da bir kez daha vurgulandı. Görüşmenin sonunda operatörün, olay yerinin bulunamaması hâlinde ihbar sırasında kullanılan telefon numarası üzerinden kendisine ulaşılacağını bildirmesi üzerine Demirkol'un "Tamam, bekliyoruz efendim" yanıtını verdiği, ayrıca arkadaki bir kişinin "Abi ulaştınız mı?" sorusuna Demirkol'un "Ulaştım" şeklinde karşılık verdiğinin de tutanağa yansıdığı bilgisine ulaşıldı.
Kaynak: Sabah
