Aydın’da ihracatta uzun yıllar liderlik yapan madencilik sektörü, bu yılın ilk iki ayında Aydın inciri tarafından devralındı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Aydın’ın Kuru Meyve ve Mamulleri sektörü, yılın ilk iki ayında toplamda 33,7 milyon dolar (yaklaşık 1 milyar 482 milyon lira) ihracat ile dikkat çekti.
Aydın, Ocak-Şubat 2026 döneminde toplam 161 milyon 488 bin dolarlık ihracat performansı göstererek, geçen yılın aynı dönemindeki 158 milyon 994 bin dolarlık ihracata kıyasla yüzde 1,6’lık artış kaydetti. Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tesciline sahip Aydın inciri, bu süreçte ilin ihracat lideri oldu.
‘ürün rekoltesi %12 oranında eksik’
Nazilli Ticaret Borsası Başkanı Nurettin Kırlıoğlu, artışa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
"Şu anda savaş döneminde olduğumuzdan dolayı biraz kritik zamanlardayız ama bu süreçler de geçecektir. Biz 2026 yılı incir ihracatında fiyatların daha da artarak devam edeceğine inanıyoruz. İlerleyen süreçlerde bu oranların gittikçe yükseleceğini tahmin ediyoruz. İhracat geçen seneyle hemen hemen aynı ama ürün rekoltesi geçen seneye göre yüzde 12 oranında eksik. Buna karşın biz ihracattaki fiyat artışının Nisan ayı itibariyle daha da yükselişe geçeceğini düşünüyoruz."
Başkan Kırlıoğlu, ihracattaki artışın önemli bir gösterge olduğunu vurgulayarak, bu yıl incir açısından iyi bir sezon beklendiğini de ifade etti.
Jeotermal Enerjinin Doğaya Katkısı
Bu gelişmelerin ardından, Jeotermal Enerji Çalışanları Derneği (JEÇAD) Başkanı İlker Çelikkol, Aydın’daki ihracat başarısının yanında, jeotermal enerjinin önemine de değindi:
"Aydın’da ihracatta 1. sıraya incir yükselmiştir. Aynı zamanda jeotermal enerji, temiz, yerli ve milli bir yenilenebilir enerji kaynağı olarak doğayı korumaktadır."
JEÇAD Başkanı Çelikkol, jeotermal enerjinin tarım başta olmak üzere birçok sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Jeotermal enerji, çevreye minimum zarar vererek ozon tabakasına olumsuz etkilerini sınırlar ve karbon emisyonlarını azaltır. Sera gazı salınımını düşüren bu enerji kaynağı, özellikle seracılık ve tarımsal ısıtmada doğrudan kullanım imkanı sağlayarak üretim maliyetlerini düşürür. Böylece hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunur.
