reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0567 %0.03
51,3650 %0.1
7.340,30 % 0,88
3.117.124 %4.177
İşçi Haber Gündem Bahçeli : Kürt kardeşlerim satılık değildir , tetikçi değildir

Bahçeli : Kürt kardeşlerim satılık değildir , tetikçi değildir

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Başkan Bahçeli, revaçta olan ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Okunma Süresi: 5 dk

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında bir dizi açıklamada bulundu.

Bahçeli'nin konuşmasındaki bazı satırbaşları:

"Gazze'deki çocuklar penguen kadar önemli değil mi?"

"Amerika Birleşik Devletleri - İsrail koalisyonunun İran'a yönelik başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta şiddet ve yıkım açıkça kaydedilmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin dijital harbin elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine ve benzerine çok az rastlanacak örnekleri de kademe kademe kaydedilmektedir.

Bölgemizi çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır. Karşılıklı atılan füzeler, katledilen insanlar tahrip edilen kaynaklar hedef alınan alt yapılar tıkanan deniz yolları hepimizin gündemine yansıyan satırbaşlarıdır.

İran'da ve Gazze'de öldürülen çocuklar penguen olsa küresel yas mı ilan edilecekti. 2007 yılında Antarktika'da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze'de soykırıma uğrayan 50.000 çocuğun, İran'da sayıları 300'ü aşan çocukların, dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının insanlık değerlerinin neresinde vardır?

'Türk-Kürt'ün kardeşi Kürt-Türk'ün alın yazısıdır'

Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Adı konulmamış bir dil savaşı başladı da biz mi farkında değiliz? Orta Doğu'da Sünni-Şii husumetine çanak tutan kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hayat memat konusudur. Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez düşmemelidir. Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır. Bozgunculuğun davulunu çalanlar sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır. Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir. Tetikçi değildir.

Türkler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın gedik oluşturmanın hesabıyla İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk-Kürt'ün kardeşi Kürt-Türk'ün alın yazısı kader ortağıdır. Ne tuhaftır ki İran'da vurulan şehirlerin kahır ekseriyeti Türk'tür.

Dahası 5 Mart 2026'da İran topraklarından havalanan insansız hava araçları Azerbaycan'ın Nahcivan Özerk Cumhuriyeti'ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran'dan Türkiye'ye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. Bu tehlikeye saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti'nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir.

Ancak taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti'dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye'nin de yol geçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfiyetinin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyaklı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz. Elbette Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmeye çalışan, Siyonist, emperyalist bir komployu da ihmal veya göz ardı etmiyoruz.

Savaşın bölgesel maiyet alması için ardışık ve çok boyutlu sahnelenen provokasyonlara karşı komşu ülkelerin hassasiyet sergilemesi, kalıcı ve kapsayıcı tedbirleri sırasıyla hayata geçirmesi, işin özünde her ülkenin çıkarınadır. Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek duymak ve buna da şahit olmak istemediğimizi de cümle alem bilmelidir. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz, tedavüldeki yaygın fitneleri elimizin tersi ile itiyoruz.

Bahçeliden ‘yapmayın balıklar korkuyor’ gafı

CHP Genel Başkanı ve yönetiminin infial uyandıran açıklamaları tek kelimeyle şuursuzluktur. Coğrafyalar deprem geçirirken Türkiye muhalifliğinde yeni kulvarlar açmaları, vatan ve millet sevgisiyle bağdaşmayan ayıp ve ahlaki seviyesizliktir. CHP Genel Başkanı diyor ki 'Türkiye'nin füzesi, hava savunma sistemi, savaş uçağı yok, F-16'lar modernize edilemedi, korkudan S-400'ler hangarda tutuldu.' Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmeyi emretmişti, onun koltuğunda köhne köhne oturan zat ise Türkiye'yi karalamanın peşindedir.

Sinop'taki füze testleri karşısında 'yapmayın balıklar korkuyor' diyen şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmaz, en azından Atatürk'ün emanetlerine saygı gösterirdin. Allah'a çok şükür Türkiye'nin her şeyi vardır. Bunu dünya gördü bir tek CHP Genel Başkanı görmedi."