Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Suriye ziyaretindeki görüşmelerden bahseden Bakan Fidan, "Suriye'de görüşmemiz gereken çok sayıda başlık var. Düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi gerekiyor. Dışişleri Bakanları olarak bizlerin iki devlet arasında yürüyen çok sayıdaki projeyi yakından takip etmemiz ve sürekli bir araya gelmemiz gerekiyor. Suriye ile 911 kilometrelik sınırımız var. Oradaki istikrar, barış, huzur kalkınma bizim için de önemli. Cumhurbaşkanımızın mesajları vardı onları ilettim sayın Şara'ya. Bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele dahil birçok konuyu konuştuk" şeklinde konuştu.
'İsrail bölgeye değil sadece dünyaya tehdit'
Netanyahu'nun seçimler öncesi bölgedeki saldırganlığına ilişkin soruya Bakan Fidan, "Netanyahu içerideki siyasi pozisyonunu güçlendirmek için kendisini vazgeçilmez göstermek için arayışlar peşinde. Türkiye düşmanlığı da bunun bir ürünü. Bunu hafife alıyor değiliz. İsrail barışa dayalı, saygıya dayalı işbirliğine dayalı bir politikayı destekler umuyoruz. Yoksa sadece yalnızlaşmakla kalmayacak bunun bedelini bölgeyle birlikte ödeyecek. Türkiye'nin bu türden provokasyonlara ucuz kışkırtmalara gelecek devlet değil. Bölgede ortaklarımız var bizim. İsrail bölgeye değil sadece dünyaya tehdit. Bu böyle olduğu sürece ben gereken cevabın verileceğini düşüyorum. Sürecin mazlum Filistinlilerin lehine olacağını düşünüyoruz" yanıtını verdi.
'ABD-İran görüşmelerinde son bir kaç aydır bir tıkanma var'
Körfez ülkelerinde gerilimle ilgili Bakan Fidan, "Girişim çok ama bunların muhatapları tarafından kabul görmesi gerekiyor. ABD-İran görüşmelerinde son bir kaç aydır bir tıkanma var. Babülmendep ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Giderek daha karmaşık hale geliyor. İran ABD müzakerelerin bir sonuca varmasına veriyoruz. İşleyen süreci iki tarafta kendi lehine yorumlamaya başladı. Yeni teklifler vara umarım kabul ederler. Yoksa kriz belli yere kadar tolere edildi ama ekonomik yansımaları artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı" diye konuştu.
'Mekke İttifakı olarak yakından takip ediyoruz'
Mekke İttifakı hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, "Çok güçlü bir irade var, hızla ilerliyoruz. İttifakımız bölge ülkelerine açık bir ittifak. Bölgesel sorunlara bölgesel çözüm getirme arayışından çıktı bu ittifak. Gelinen noktada Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamızda da müttefiklik anlaşması var, sözümüzün eriyiz. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Dışişleri Bakanlığı olarak özellikle Mekke'ye yönelik petrol altyapısına saldırıları kınıyoruz. Mekke İttifakı olarak yakından takip ediyoruz. Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir, Bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz. Buna biz gülüp geçiyoruz. Biz NATO'nun üyesiyiz 1952'den beri. Aslında burada gördüğü tehdit algısını doğrudan yansıtan şeyler bunlar. Mekke İttifakı çok oyun değiştirici bir platform olacak" açıklamasında bulundu.
'İsrail'in tıkayıcı rolü devam ediyor'
Gazze ve Batı Şeria’daki son durumdan bahseden Bakan Fidan, "Birinci aşamadan ikinci aşamaya geçilemiyor. Hamas tarafı bir noktada üzerine düşenleri zorlu da olsa yaptı. İsrail yapmadı ve yeni talepler getiriyor. Bu ay bu anlaşmanın hayata geçirilmesinin üzerinden bir ay geçmiş olacak. Buradaki kilitlenmenin aşılması gerekiyor ama İsrail'in tıkayıcı rolü devam ediyor. İnsani yardım konusunda istenilen hızda adım atıldığını görmüyoruz. Barınma konularının hayat geçmesi gerekiyor. İsrail bazı barınma malzemelerinin ve prefabrik yapıların içeri girmesine izin vermiyor. Hamas'ın karakterinden dolayı birçok Arap ülkesi şerh koymuş durumda oraya" dedi.
Son dönemde Karadeniz’de yaşanan karşılıklı saldırılar hakkındaki soru üzerine Bakan Fidan, "Kalıcı sonuç üretmesi an itibariyle biraz zor gözüküyor. Savaşı yok ediciliğini bütün tarafların yeter miktar tanıyıp artık sönümlenen bir savaşa mı gideceğiz, yoksa makul yerde buluşup daha fazla birbirimizi yok etmeyelim mi diyeceğiz. İki tarafa da bir teklif gönderdik, cevap bekliyoruz. Birinci öncelik tahılın Karadeniz'den çıkarılması. Tahıl enerjinin aksine her iki ülkenin de sattığı bir ürün" ifadelerini kullandı.
