Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı kapsamında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, sivil toplum faaliyetleri çerçevesinde toplanan bağışların kullanımına yönelik yürütülen adli soruşturmaya değinerek sivil toplum kuruluşlarının şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini vurguladı.
'Yardımlaşma duygusu istismar edilemez'
Soruşturmanın, devletin vatandaşların emanetine sahip çıktığını gösterdiğini belirten Gürlek, afet ve kriz dönemlerinde devletle omuz omuza çalışan sivil toplum kuruluşlarının önemine işaret etmekle birlikte denetim vurgusu yaptı.
Sivil toplumun, denetimden kaçmanın veya milletin emanetini hesap vermeden yönetmenin kalkanı olamayacağını belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir."
‘Yargı süreçlerini ideolojik zemine çekme girişimleri beyhudedir’
Türk yargısının sosyal medyadaki gündemlere veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket ettiğini ifade eden Bakan Gürlek, bağımsız mahkemeleri baskı altına almaya yönelik her türlü girişimin sonuçsuz kalacağını söyledi.
Gürlek, hiç kimsenin peşinen suçlu ilan edilemeyeceğini ancak hiç kimsenin de dokunulmaz olmadığını ekleyerek, "İyi niyetle yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine veya şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yumulmayacaktır" şeklinde konuştu.
12. Yargı Paketi ile yeni düzenlemeler yolda
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuşmasının devamında yargılama süreçlerini hızlandırmak amacıyla hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi hakkında da bilgiler verdi.
Yeni paket kapsamında yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasındaki sürenin zorunlu haller dışında üç ayı aşmamasının planlandığını açıklayan Gürlek, gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçileceğini ve bürokrasiyi azaltmak adına noterlik evraklarının doğrudan adli mercilere gönderileceğini aktardı.
Ayrıca "IBAN kiralama" olarak adlandırılan ve banka hesaplarının suç örgütlerine kullandırılması eylemlerine karşı daha caydırıcı yaptırım sisteminin oluşturulacağını bildirdi.
Sokak çeteleri ve uyuşturucuyla mücadele
Vatandaşların huzurunu tehdit eden sokak çeteleri ve uyuşturucu şebekeleriyle mücadelenin öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirten Gürlek, suç örgütlerinin sadece yöneticileriyle değil, finans kaynakları, silah temin ağları ve mal varlıkları yönünden de kapsamlı soruşturmalar yürütüldüğünü kaydetti.
Uyuşturucu ile mücadeleye de değinen Bakan Gürlek, yalnızca sokaktaki satıcıların değil, organizasyonu yönetenlerin ve finansal hareketlerin de takip edildiğini belirtti.
Faili meçhul dosyalar yeniden inceleniyor
Yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul dosyalar konusunda güçlü bir irade gösterdiklerini ifade eden Gürlek, adli bilimlerdeki yeni teknik imkanlar ve kurumlar arası koordinasyon sayesinde bugüne kadar 19 faili meçhul cinayet dosyasında aydınlatmaya yönelik işlemler tesis edildiğini ve bu çalışmaların titizlikle sürdüğünü duyurdu.
