"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,6012 %0.04
52,9500 %0
6.592,85 % 0,37
3.526.162 %0.781
İşçi Haber Gündem Bakan Işıkhan : Yapay zeka insan ruhunun yerini alamaz

Bakan Işıkhan : Yapay zeka insan ruhunun yerini alamaz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’da düzenlenen Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu'nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dijitalleşme ve yapay zekanın çalışma hayatını dönüştürdüğünü belirten Işıkhan, teknolojinin insan yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olması gerektiğini vurguladı.

Okunma Süresi: 2 dk

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ile İŞKUR iş birliğiyle düzenlenen Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu gerçekleşti. Sempozyuma Bakan Vedat Işıkhan katılım sağladı.

Açılışta konuşan Bakan Işıkhan, hızla yayılan yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni nesil çalışma modellerine yönelik çok konuşulacak değerlendirmelerde bulundu.

‘Uzaktan ve hibrit çalışma modelleri yaygınlaştıkça kurumsal aidiyet zayıflayabiliyor’

Işıkhan'ın konuşmasından bazı satırbaşları:

"Tek başına çok yüksek maaş almak çalışanı mutlu etmiyor. Daha modern ofisler, tek başına aidiyet oluşturmuyor. Teknolojik imkanların artması, ne yazık ki insanın huzurunu otomatik olarak artırmıyor. Modern çağın en büyük krizlerinden biri insanın ruhsal yalnızlığıdır, sonsuz evrende insanın yapayalnız ve savunmasız kalmasıdır. Dijitalleşme arttıkça insanlar birbirinden uzaklaşabiliyor. Uzaktan ve hibrit çalışma modelleri yaygınlaştıkça kurumsal bağlar ve aidiyet zayıflayabiliyor. Yapay zeka ve otomasyon ilerledikçe insanın anlam üretme ihtiyacı daha görünür hale geliyor. İşte bugün gerçekleştirdiğimiz bu sempozyum, tam da bu konuları çok doğru bir zeminde ele almayı hedefliyor.

Biz çalışma hayatını insanı merkeze alan bir anlayışla değerlendiriyoruz. Son yıllarda ortaya koyduğumuz sosyal devlet anlayışının temelinde de işte bu yaklaşım bulunmaktadır. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışı, bizim tüm sosyal politikalarımızın temelini oluşturmaktadır.

‘Teknoloji insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olmalıdır’

Yaratıcılık temelli alanlar giderek daha stratejik hale gelmektedir. Tasarım, dijital sanat, oyun sektörü, animasyon, görsel medya, kültürel girişimcilik, müzik teknolojileri gibi alanlar artık yalnızca kültürel alanlara değil; aynı zamanda ekonomik rekabet alanlarına dönüşmüştür. Türkiye'nin bu noktada çok büyük bir potansiyeli vardır. Çünkü bizim çok güçlü bir medeniyet birikimimiz var. Biz; Itri'nin musikisini, Mimar Sinan'ın estetiğini, Yunus Emre'nin hikmetini, Karacaoğlan'ın ruhunu, ebrumuzu, çinimizi ve hat sanatımızı taşıyan büyük bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bu birikim, yeni nesil yaratıcı endüstrilere yön verebilecek büyük bir güçtür. Ancak burada çok önemli bir dengeyi korumamız gerekiyor. Teknoloji insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olmalıdır. Yapay zeka; insan ruhunun, insan estetiğinin ve insan hikayesinin yerini alamaz.”