Bakan Tekin, “Meslek 5.0” yaklaşımının yalnızca dijital modüller ya da teknolojik düzenlemelerden ibaret olmadığını; öğrenciyi pasif bir uygulayıcı olmaktan çıkarıp üretim süreçlerinin aktif bir bileşeni ve gerektiğinde yönlendiricisi hâline getiren bir zihniyet dönüşümünü temsil ettiğini vurguladı. Bu anlayışın Türkiye’nin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen nitelik artışının kapısını araladığını belirten Tekin, modelin ülkenin üretim kapasitesini ve teknolojik atılımını büyüten stratejik bir dönüşüm anlamına geldiğini söyledi.
Yapay zeka destekli eğitim yolda
Konuşmasında küresel teknolojik dönüşümün eğitim sistemini yeniden şekillendirme zorunluluğuna dikkat çeken Tekin, yapay zekadan dijital üretim teknolojilerine kadar birçok alandaki gelişmenin mesleki ve teknik eğitimin yönünü doğrudan belirlediğini ifade etti. Bakanlık olarak değişimi yakından takip ettiklerini ve genç nüfusu dijital çağın gereklilikleriyle uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir program yürüttüklerini kaydetti. Tekin, “Meslek 5.0” modelinin sanayinin dönüşümünü, iş gücü talebini, otomasyon seviyelerini, yapay zeka tabanlı karar mekanizmalarını ve insan becerilerinin yeni konumunu birlikte değerlendiren bütüncül bir çerçeve olduğunu belirtti. Öğrencilerin makine ile birlikte çalışabilen, veriyi analiz edebilen, teknoloji karşısında ezilmeyen bir mesleki kimliğe sahip olmasının hedeflendiğini söyledi.
Robotik otomasyonun, dijital ikizlerin, sensör tabanlı üretim sistemlerinin ve yapay zeka destekli kontrol mekanizmalarının hızla yaygınlaştığını vurgulayan Tekin, gençlerin teknik becerilerin yanı sıra düşünme becerisi, analiz yeteneği ve karar alma sorumluluğu kazanmalarının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. “Meslek 5.0’ın bu nedenle bir zihniyet değişimini temsil ettiğini” belirten Tekin, bu bakış açısının Türkiye’nin üretim derinliğini ve rekabet gücünü artıracağını ifade etti.
Mesleki Eğitimde Öğrenci Sayısı 1,5 Milyonu Aştı
Mesleki ve teknik eğitimin mevcut durumuna ilişkin de bilgiler veren Tekin, “2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla 3 bin 954 mesleki ve teknik okulda 1 milyon 536 bin 242 öğrencinin öğrenim gördüğünü” açıkladı. Ayrıca 408 mesleki eğitim merkezinde 420 bin öğrencinin bulunduğunu belirtti.
Mesleki eğitimin ortaöğretim içindeki payının yaklaşık yüzde 40 seviyesine yükseldiğini hatırlatan Tekin, 1997-2003 döneminde 28 Şubat sürecinin etkisiyle bu oranın yüzde 17’ye kadar düştüğünü, bugün ise sistemin yeniden güçlendiğini ifade etti. TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre meslek lisesi mezunlarının istihdam oranının yüzde 60,3’e ulaştığını söyledi. 2025 LGS yerleştirme sonuçlarının da bu yükselişi desteklediğini vurgulayan Tekin, mesleki ve teknik Anadolu liselerine hem birinci tercihlerde hem de %5’lik dilimden gelen öğrenci oranında dikkat çekici artış olduğunu, yerel yerleştirme tercih oranının 2023’te yüzde 39,40 iken 2025’te yüzde 43,91’e çıktığını bildirdi.
‘Beceri Kazanımı Erken Yaşta Başlamalı’
Bakan Tekin, her öğrencinin üniversite mezunu olmasının zorunlu olmadığı gerçeğini vurgulayarak, ilgi ve yeteneklerin erken yaşlarda tespit edilmesinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda yürütülen “Beceri Geliştirme Programı” ile ortaokul çağındaki gençlere temel mesleki beceriler kazandırıldığını, programın ilk olarak 19 ilde 272 okulda başladığını ancak bugün 81 ile yaygınlaştırılarak 16 alanda 170 modüler kursa ulaştığını belirtti. Ayrıca, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini sistemli şekilde tanıyabilmeleri için 18 ilde 20 meslek ortaokulu açıldığını dile getirdi.
Mesleki eğitime gönülden inandığını belirten Tekin, teorik ve pratik uyumun sağlanmasının önemine dikkat çekti. Zirvenin bu uyumu güçlendirecek kritik bir platform olduğunu söyleyerek konuşmasını tamamladı.
Kaynak: İHA
