"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7842 %0.11
55,9735 %-0.23
6.823,14 %0.31
3.916.493 %5.05
İşçi Haber Gündem Bakan Yumaklı’dan Erzincan’da seracılık mesajı : Çok ciddi bir potansiyeli var

Bakan Yumaklı’dan Erzincan’da seracılık mesajı : Çok ciddi bir potansiyeli var

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin örtü altı üretimde dünyada dördüncü, Avrupa’da ise ikinci sırada olduğunu belirterek sektörün desteklenmeye devam edeceğini söyledi. Yumaklı, Erzincan’ın seracılıkta önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve kentin Doğu Anadolu’nun sebze ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede bulunduğunu ifade etti.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 5 dk

Erzincan'daki programları kapsamında Valiliği ziyaret eden Yumaklı'yı, Vali Hamza Aydoğdu karşıladı. Yumaklı, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladıktan sonra Aydoğdu'dan kentte yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

Valilik ziyaretinin ardından İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen "Sektör Temsilcileri ile Buluşma" toplantısına katılan Yumaklı, sektör temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Programa, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ile protokol üyeleri katıldı.

'Gıda arz güvenliği meselesi bir milli güvenlik meselesidir'

Akyazı yerleşkesinde bulunan jeotermal serada incelemelerde bulunan Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, "Gıda arz güvenliği meselesi bir milli güvenlik meselesidir. Özellikle bugünün konjonktüründe bütün ülkelerin, gıda arz güvenliğini garanti altına alma yolunda çok ciddi çalışmaları var." ifadelerini kullandı.

Yumaklı, şöyle devam etti:

"Elbette sadece bu başlıkta değil ancak bunu önceleyerek biz de tarımsal üretimimizi, bitkisel üretim, hayvansal üretim, su ürünleri ve diğer bütün başlıklarda geliştirmeye devam ediyoruz. Küresel iklim değişikliğinin getirmiş olduğu dezavantajları yaşadık, yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. Dolayısıyla üretim biçimimizi, üretim metodumuzu ve ürün desenimizi buna göre düzenlemek ve değiştirmek durumundayız. Özellikle jeopolitik gelişmelerin, başta ürün transferleri ve navlunlar olmak üzere çok ciddi olumsuz etkilerinin olduğunu da söylemem gerekir. Ülkelerin, gıda milliyetçiliği anlayışıyla kendi gıda arz güvenliklerini garanti altına almak istemeleri, bizler için başka bir zorluk anlamına geliyor. Her ülke kendi kaynaklarına, avantajlarına ve dezavantajlarına göre bütün bunları değerlendiriyor. Bizler de aynı şekilde hareket ediyoruz."

Türkiye'de tarım sektörünün yeniden şekillendiğini belirten Yumaklı, "Teknolojiyi kullanan, bilgi ve tecrübeyi geliştirerek yoluna devam eden, dünyadaki benzerlerinden veya eş değerlerinden hiçbir şekilde farklı olmayan, hatta birçok konuda o çizgiyi aşmış iyi bir üretim ekosistemi oluşmaya başlamış durumda." dedi.

'Erzincan'ın seracılık konusunda çok ciddi bir potansiyeli var'

Erzincan'ın mikroklima iklime sahip olması nedeniyle tarımsal üretime destek veren önemli illerden biri olduğunu belirten Yumaklı, şöyle konuştu:

"Örtü altı üretimde potansiyeli yüksek. Bu belki çok bilinen bir husus değil ancak bunu çok net bir şekilde söyleyebilirim, özellikle seracılık konusunda Erzincan'ın çok ciddi bir potansiyeli var. Bizler de teşvikler, destekler, yatırımların ve üretimin planlanması konularındaki bütün değerlendirmelerimizi tamamen buna odaklamış durumdayız. Buradaki potansiyeli şöyle ifade edebilirim. Erzincan, tek başına Doğu Anadolu Bölgesi'nin sebze ihtiyacını karşılayabilir. Herhangi bir konuda hareket ederken ve planlama yaparken illerin kendi kaynaklarını, değerlerini ve avantajlarını kullanarak hareket ediyoruz."

Bugün jeotermal enerji kullanan serada bulunduklarını aktaran Yumaklı, "Burası, örtü altı üretimle ilgili gelişen ekosistemimizin çok önemli ve belirgin bir örneği." dedi.

Serada çalışanlarla da görüştüklerini anlatan Yumaklı, "Hakikaten çok basit olarak görünen işlemlerin bile artık çalışanlar tarafından çok ciddiye alınarak ve bilinçli bir şekilde yapıldığını söylemem gerekir." ifadelerini kullandı. Yumaklı, "Dolama dediğimiz işlemleri yapan veya filizleri alan çalışanlarımızın da bu işi bilinçli bir şekilde yaptığını gördük. Bunu, teknoloji kullanımının yanında bilgi birikiminin de ne kadar önemli olduğunu anlatmak için söylüyorum." diye konuştu.

'Örtü altı üretimde dünyada dördüncü, Avrupa'da ikinci sıradayız'

Örtü altı üretimin tarım için önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Türkiye bu alanda dünyada dördüncü, Avrupa'da ise ikinci sırada. Hızla gelişen bu sektörü desteklemeye devam ediyoruz." dedi.

Yumaklı, teknoloji kullanımı ve bilgi birikiminin sektördeki gelişime katkı sağladığını belirterek, "Teknoloji kullanımı, bilgi birikimi ve sektörün Bakanlık politikalarıyla uyumlu bir şekilde üretimine devam etmesi bize bu başarıyı getirdi. İnşallah daha yukarılara da hızlı bir şekilde tırmanacağız." ifadelerini kullandı.

Son 24 yıldaki örtü altı sera alanı artışının yüzde 44 olduğunu aktaran Yumaklı, "Türkiye'de 789 bin dekarlık örtü altı üretim alanına sahibiz. Bu alanların yüzde 92'sinde sebze, yüzde 7'sinde meyve, yüzde 1'inde ise süs bitkileri üretiliyor." diye konuştu.

Seralarda yılda 8,3 milyon ton sebze ve 1 milyon ton meyve üretiliyor

Özellikle süs bitkilerine dikkati çeken Yumaklı, bu alanın son dönemde hızlı bir şekilde geliştiğini ve gelişmeye devam ettiğini kaydetti.

Seralarda yılda 8,3 milyon ton sebze ve 1 milyon ton meyve üretildiğini aktaran Yumaklı, "Buradaki üretimin, özellikle topraklı üretimden çok daha avantajlı olması nedeniyle artarak devam ettiğini söylemek istiyorum. İçerisinde bulunduğumuz sera 30 dekar. Ancak bu alandan alınan üretim miktarı, 90 dönümlük topraklı üretime eş değer. Aradaki farkı anlatmak için bu örneği vermek istiyorum." ifadelerini kullandı.

'Lütfen sistemimize kaydolsunlar'

Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi'nin bu üretim sezonunda hayata geçirildiğini belirten Yumaklı, sistemle ilgili şu bilgileri verdi:

"Burada neyi amaçlıyoruz? Kapalı ortamda üretim yapan ve farklı sebeplerle tarımsal desteklerden yararlanamayan üreticilerimizin, üretimlerini daha gelişmiş bir şekilde yapabilmeleri, desteklerimizden, teşviklerimizden ve yönlendirmelerimizden faydalanabilmeleri için bu üreticilerimizi kayıt altına aldık. Kayıtları bu yıl almaya devam edeceğiz. Bakanlığımıza destek başvurusu yapan bütün örtü altı üreticileri desteklerden faydalanacak.

Buradan, herhangi bir şekilde kayıt altına girmemiş bütün üreticilerimize de çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen sistemimize kaydolsunlar. Kaydedemediğiniz, analiz edemediğiniz veya ölçemediğiniz herhangi bir şeyi yönetemezsiniz. Buradaki amacımız tamamen sektörün gelişmesine yöneliktir."