Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte 9-12 Eylül 2026 tarihleri arasında çevre ve iklim medya turlarının üçüncüsünü düzenliyor. COP31 kapsamında gerçekleştirilen medya turlarının üçüncü ayağı Ankara ve Trabzon olacak. Programın Trabzon ayağında katılımcılar, 10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek Okyanuslar ve Denizler Zirvesi'ni takip edecek. Zirvede iklim değişikliğinin okyanuslar ve denizler üzerindeki etkileri, deniz ekosistemlerinin korunması, mavi ekonomi, finansman ve uluslararası iş birliği gibi konular ele alınacak.
Bakan Uraloğlu: Denizlerimizi Mavi Vatan Olarak Görüyoruz
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu zirvede yaptığı konuşmada, "Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan bir millet olarak, denizlerimizi mavi vatan olarak görmemiz de bunun doğal bir sonucudur. [...] Bu programı denizlere açılan en güçlü kapılarından biri olan Trabzon'da yapmak, başta Karadeniz olmak üzere tüm denizlerimizin nabzını tutmak demektir. [...] Kıyı erozyonu, deniz suyu sıcaklık artışı, aşırı hava olayları ve ekosistem baskısı, burada teorik bir konu değil, günlük hayattır" dedi.
Bakan Uraloğlu: Denizcilikte Sera Gazı Azaltımı İçin Adımlar Atıyoruz
Ulaştırma sektörünün her modunda olduğu gibi denizcilikte de sera gazı takibi ve azaltımı için somut adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "218 liman tesisi, 85 faal tersane, dünyanın en büyük filolarından biri olan Türk sahipli ticaret filomuz ve 144 bini aşkın gemi insanımızla denizcilik, hem ekonomimizin hem de iklim politikamızın omurgalarından biridir. Gemi inşa sanayimiz siparişte dünyada 7., mega yatlarda 2., gemi geri dönüşümünde Avrupa'da lider konumdadır" ifadelerini kullandı.
Yeşil Liman Sertifikasına Sahip 4 Liman Bulunuyor
Uraloğlu, "Yeşil Liman Sertifika Uygulamasını yürütüyoruz. [...] Şu anda Yeşil Liman Sertifikasına sahip 4 limanımız var. Mevzuatımızla, yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25'ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini yeşil liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu kıldık. Yani ülkemizde 2028 sonunda yeşil kruvaziyer limanı, 2030 yılında da yeşil konteyner limanı göreceğiz" dedi. Uraloğlu, iki limanın Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'ndan alacağı hibelerle limanlarına elektrik ikmal sistemi kuracağını da aktardı.
Bakan Kurum: Okyanusların Geleceği Devasa Bir Risk Altında
Zirvede konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, okyanusların geleceğinin risk altında olduğunu belirterek, "Üç milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir" dedi. Kurum, Akdeniz ve Karadeniz'de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini de sözlerine ekledi.
‘Hem Akdeniz Hem Karadeniz Küresel Ortalamanın Üzerinde Isınıyor’
"İklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz" diyen Bakan Kurum, "Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede çok önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz'in hem de Karadeniz'in küresel ortalamanın çok üzerinde bir hızla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz" şeklinde konuştu.
Fethiye-Göcek'te Mapa-Şamandıra Sistemi Tanıtıldı
Denizleri ve gölleri anlık takip ettiklerini belirten Bakan Kurum, "İki gün önce, 8 Eylül'de Fethiye-Göcek'te denizlerimizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemimizin tanıtımını gerçekleştirdik. 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarını tahrip etmesine mani olduk. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz" dedi.
'Okyanus ve Denizler Teması COP31 Gündeminin Öncelikleri Arasında'
Kurum, Akdeniz'de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla bir merkez kurulması önerisini 2021 yılında gündeme getirdiklerini, bu hedefe 2026 yılı itibarıyla ulaşıldığını belirterek, "Bu anlayışla okyanus ve denizler temasını COP31 Eylem Gündemi'nin önceliklerinden biri haline getirdik. Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarla iş birliğimizi her geçen gün geliştirdik" diye konuştu.
'Rotamız Çocuklarımıza Bırakacağımız Daha Yeşil Bir Dünyadır'
Meselenin insanlığın ortak evini korumak olduğunu kaydeden Bakan Kurum, "Burada gerçekleştireceğimiz iki günlük çalışmaların sonunda da 'Mavi COP' yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktılar ortaya koymayı hedefliyoruz. Tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır" dedi.
Kurum sözlerini şöyle tamamladı: “Karadeniz'imiz hırçın dalgalarıyla bilinir ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir. Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli bir limana ulaşır. İnsanlık olarak rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir. Rotamız dirençli kıyılardır. Rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır.”
Kaynak: İHA
