Petrol maliyetlerinin gerilemesiyle bakır fiyatları yedi seans sonra yükselişe geçti. Enerji krizi ve arz endişeleri gölgesinde bakır piyasasını neler bekliyor? Küresel piyasalarda "doktor" lakabıyla bilinen ve ekonomik gidişatın en önemli göstergesi kabul edilen bakır, nefes kesen bir rallinin ardından yönünü yeniden yukarı çevirdi. Enerji maliyetlerindeki aşırı yükselişin tetiklediği küresel durgunluk endişeleri, petrol fiyatlarının 126 dolar seviyelerinden 111 dolara doğru geri çekilmesiyle yerini temkinli bir iyimserliğe bıraktı.
Tam yedi seanstır aralıksız düşüş kaydeden bakır fiyatları, Cuma günü itibarıyla bu negatif seriyi sonlandırarak yatırımcısına derin bir nefes aldırdı. Çin’den gelen olumlu imalat verileri ise piyasadaki dipten dönüş çabasını perçinleyen en büyük itici güç oldu.
Petrol fiyatlarındaki geri çekilme bakıra can suyu oldu
Küresel enerji krizi, sanayi metalleri üzerinde adeta bir balyoz etkisi yaratırken, petrol fiyatlarındaki son dalgalanma dengeleri değiştirdi. Brent ham petrolün 20 Nisan’da 95 dolar seviyelerindeyken kısa sürede 126 doların üzerine fırlaması, üretim maliyetlerini artırarak küresel talebi baskılamıştı. Ancak petrolün yeniden 111 dolar bandına gerilemesi, bakır üzerindeki maliyet baskısını bir miktar hafifletti.
Commerzbank analisti Thu Lan Nguyen, piyasadaki bu kırılgan dengeye dikkat çekerek şu önemli değerlendirmede bulundu: "Yüksek enerji ve metal maliyetlerinin birleşimi, talep açısından maalesef iyiye işaret etmiyor. En azından kısa vadede yukarı yönlü potansiyelin sınırlı olduğunu öngörüyoruz."
Arz endişeleri ve Hürmüz Boğazı krizinin gölgesi
Bakır fiyatlarının rekor seviyelere yakın seyretmesindeki en büyük etkenlerden biri de jeopolitik riskler ve buna bağlı arz kesintileri. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali, bakır üretiminin kritik bileşeni olan sülfürik asit tedarikinde büyük bir risk oluşturuyor. Piyasa uzmanları, bu bölgedeki bir tıkanıklığın üretimi doğrudan baltalayabileceği konusunda hemfikir.
Şili istatistik kurumu tarafından paylaşılan veriler de bu endişeleri destekler nitelikte; zira Mart ayında ulusal üretimin yıllık bazda yüzde 9 düştüğü açıklandı. Buna karşılık Glencore’un ilk çeyrek üretiminde yüzde 19’luk bir artış bildirmesi, piyasada arz dengesi konusunda kafa karıştırıcı bir tablo oluşturuyor.
Küresel stoklar ve Şanghay-Londra hattındaki makas
Bakırın geleceğini belirleyecek bir diğer kritik veri seti ise küresel stoklardan geliyor. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’ndaki stoklar, Mart ayındaki zirve noktasından yarı yarıya azalarak fiyatları desteklemeye devam ediyor. Ancak bu durumun mevsimsel bir döngüden ibaret olabileceği uyarısı yapılıyor.
Londra Metal Borsası (LME) cephesinde ise durum tam tersi; stoklar Ocak başından bu yana iki katından fazla artmış durumda. Comex depolarındaki envanterlerin ise son bir yıl içinde yaklaşık 25 kat artması, arz fazlası riskini masada tutuyor. Uluslararası Bakır Çalışma Grubu'nun (ICSG) geçtiğimiz ay yaptığı "piyasanın bu yıl fazla vereceği" tahmini, yükselişlerin kalıcılığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
