Türk mutfağının en görkemli tatlılarından biri olan baklava, yalnızca bir lezzet değil; aynı zamanda köklü bir tarihin de parçasıdır. Özellikle Osmanlı döneminde Ramazan ayı denildiğinde akla gelen en ihtişamlı geleneklerden biri “Baklava Alayı”dır. Bu gösterişli törenin arkasında nasıl bir hikâye olduğunu keşfetmek için geçmişin izini sürmek önemlidir.
Baklava alayı geleneği nasıl başladı?
Osmanlı İmparatorluğu’nda baklava, sadece bir tatlı olarak değil, aynı zamanda devlet otoritesinin ve cömertliğin simgesi olarak görülmüştür. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Ramazan ayında yeniçerilere baklava dağıtılması gelenek haline gelmiştir. Bu uygulama, padişah ile ordu arasındaki bağı güçlendiren sembolik bir jest olarak kabul edilmiştir.
Zamanla bu dağıtım bir törene dönüşmüş ve “Baklava Alayı” adıyla anılmaya başlanmıştır. Ancak Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte bu gelenek de tarihin sayfalarında yerini almıştır.
Baklava alayı sırasında neler yaşanıyordu?
Ramazan’ın on beşinci günü geldiğinde sarayda hareketli bir hazırlık başlardı. Padişah, devlet erkânıyla birlikte Hırka-i Şerif’i ziyaret eder; ardından saray mutfağında hummalı bir çalışma başlardı. Her on yeniçeri için bir tepsi baklava hazırlanırdı. Hazırlanan ilk tepsi padişaha takdim edilir, ardından diğer tepsiler özenle sarılarak iki yeniçerinin omuzladığı bir sırıkla kışlalara taşınırdı.
Bu yürüyüş adeta bir geçit töreni havasında gerçekleşirdi. Halk da bu anı ilgiyle izler, Ramazan coşkusuna ortak olurdu. Baklava Alayı yalnızca bir tatlı dağıtımı değildi; bu gelenek, padişahın askerine verdiği değerin ve devletin birlik mesajının güçlü bir göstergesiydi.
Günümüzde baklava tarifleri nelerdir?
Bugün bizler için bayramların vazgeçilmezi olan bu tatlı, geçmişte çok daha derin anlamlar taşıyordu. Şimdi gelin tarihin bu tatlı yolculuğundan günümüze dönelim ve Lokma’dan birbirinden nefis baklava tariflerine göz atalım. Havuç dilim baklava, ince açılmış katların arasında bol iç harç ve üzerine dökülen mis kokulu şerbetle hazırlanarak özel davet sofralarına çok yakışmaktadır.
“Ben hamurumu kendim açarım” diyenler için birebir olan bu tarif, incecik açılan hamurun özenle büzülerek şekillendirilmesiyle hazırlanır. Klasikten vazgeçemeyenler için kat kat açılmış hamurun arasına bol ceviz eklenerek hazırlanan ev baklavası, özellikle iftar ve bayram sofralarında başköşeye oturur. Hazır yufkadan irmikli baklava ise uzun uzun hamur açmaya vakti olmayanlar için pratik bir alternatif sunar.
Son olarak, şekliyle fark yaratan kuş gözü baklavası, hem geleneksel hem de şık bir sunum alternatifi olarak dikkat çeker. Hamurunu ister evde açın ister hazır yufka kullanın; ortaya çıkan sonuç sofralarda merak uyandıran bir lezzet olmaktadır.
