Prof. Dr. Süleyman Pampal, Marmara Denizi'nde bulunan kırılmamış faylar hakkında yaptığı açıklamalarla, İstanbul'da 7 büyüklüğünde bir depremin olasılığının yüksek olduğunu ifade etti. Pampal, bu durumun, Marmara Bölgesi'nde beklenen büyük depreme dair bilimsel uyarıları yeniden gündeme getirdiğini belirtti.
Marmara Denizi'ndeki Kırılmamış Fayların Önemi Nedir?
Pampal, İstanbul'u doğrudan etkilemesi beklenen fay segmentlerine dikkat çekerek, bu fayların tarihsel olarak büyük depremler ürettiğini vurguladı. Marmara Denizi'nde yer alan Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolunun, İstanbul'un Avrupa Yakası'nın güneyinden kıyıya paralel bir şekilde uzandığını hatırlatan Pampal, bu fayın geçmişte önemli depremlerle sonuçlandığını belirtti.
1912 yılında Ganos Fayı'nın kırılmasıyla meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremin, bu kırılmanın doğuya doğru ilerlediğini gösterdiğini söyleyen Pampal, 2009 ve 2011 yıllarında orta büyüklükte depremlerin yaşandığını ifade etti.
İstanbul'a Yaklaşan Tehlike Nedir?
Pampal, 23 Nisan 2024 tarihinde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin, riskin İstanbul'a daha da yaklaştığını gösterdiğini belirtti. Ayrıca, 1766 yılında İstanbul'u etkileyen iki büyük depremin de aynı fay sistemi üzerinde meydana geldiğini hatırlatarak, bu fayın doğuya doğru, Büyükçekmece açıklarından Eminönü'ne kadar uzanan yaklaşık 30-35 kilometrelik bölümünün henüz kırılmadığını vurguladı.
Deniz altında yer alan bu parçanın kırılmasının, İstanbul'u 7'ye yakın büyüklükte bir depremle karşı karşıya bırakabileceğini belirten Pampal, fayların tekrarlanma sürelerinin dolmuş göründüğünü ifade etti.
Kuzey ve Güney Kolun Riskleri Nelerdir?
Pampal, Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolunun da ciddi risk taşıdığını belirterek, İznik-Gemlik-Pamukova hattında uzanan fayın 1065 yılından bu yana kırılmadığını kaydetti. Bu hattın 7 ila 7,5 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Pampal, olası bir kırılmanın İstanbul'un yanı sıra Bursa, İznik ve Orhangazi'yi de etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Sonuç olarak, Pampal, Marmara depremlerinin bilimsel verilere göre kaçınılmaz olduğunu belirterek, tehlikenin yüksek olduğunu ve bunu yok saymanın mümkün olmadığını ifade etti. Yapılması gerekenin, riskleri azaltacak önlemleri gecikmeden hayata geçirmek olduğunu vurguladı.
