reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6407 %0.03
51,7757 %-0.3
7.082,58 % 0,37
2.905.451 %-4.114
İşçi Haber Gündem Bilim insanlarından büyük keşif: 20 ışık yılı uzaklıktaki 'GJ 251 c' yaşama elverişli olabilir

Bilim insanlarından büyük keşif: 20 ışık yılı uzaklıktaki 'GJ 251 c' yaşama elverişli olabilir

Bilim insanları, Dünya’ya yalnızca 20 ışık yılı uzaklıkta yer alan ve “Goldilocks Bölgesi”nde bulunduğu belirlenen GJ 251 c adlı yeni bir gezegen keşfetti. “Süper Dünya” sınıfındaki bu gezegenin sıvı su barındırma olasılığı, yaşam arayışında heyecan yarattı.

Okunma Süresi: 3 dk

Bilim dünyası, evrende yaşam arayışını yeniden alevlendiren bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, “GJ 251 c” adlı yeni bir gezegenin varlığını doğruladıklarını açıkladı.
Bu gökcismi, hem boyutu hem de konumu itibarıyla “Süper Dünya” olarak sınıflandırılıyor. Uzmanlara göre GJ 251 c, yaşam barındırma potansiyeli en yüksek gezegen adayları arasında yer alıyor.

Independent’in aktardığı bilgilere göre, gezegen Dünya’dan 20 ışık yılından daha az bir mesafede bulunuyor — bu da kozmik ölçekte oldukça yakın sayılıyor. Kayalık yapıya sahip olan GJ 251 c, Dünya’dan birkaç kat daha büyük. Bu özellik, onu bilim insanlarının “Süper Dünya” olarak adlandırdığı özel bir gezegen grubuna dahil ediyor.

Yaşanabilir Kuşakta Bir Gezegen

GJ 251 c’nin en dikkat çekici yönü, yıldızının çevresinde “Goldilocks Bölgesi” (yaşanabilir kuşak) olarak bilinen alanda konumlanması. Bu bölge, bir gezegenin yüzeyinde sıvı suyun var olabileceği sıcaklık koşullarını barındırıyor. Ne çok sıcak ne de çok soğuk olan bu konum sayesinde yaşam için temel unsur olan suyun sıvı halde bulunma ihtimali artıyor.

Bilim insanlarına göre, bu koşullar GJ 251 c’yi “yaşama ev sahipliği yapma olasılığı yüksek” gezegenler arasında öne çıkarıyor. Henüz doğrudan gözlemlenemese de gelecekteki gelişmiş teleskoplar sayesinde atmosferinin ve yüzeyinin ayrıntılı biçimde incelenebileceği öngörülüyor.

Keşfin Arkasındaki Teknoloji

Bu heyecan verici keşif, Habitable-Zone Planet Finder (Yaşanabilir Bölgedeki Gezegen Kaşifi) adlı ileri teknolojili gözlem sistemiyle yapıldı.
Program, özellikle yaşanabilir bölgelerdeki küçük ve kayalık gezegenleri bulmak için geliştirilen yüksek hassasiyetli bir ölçüm tekniğine dayanıyor.

Keşfi duyuran çalışmanın ortak yazarlarından biri olan Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nden Suvrath Mahadevan, The Astronomical Journal’da yayımlanan makalede şu ifadeleri kullandı:

“GJ 251 c’de atmosfer veya yaşam olduğunu henüz doğrulayamasak da bu gezegen gelecekteki gözlemler için umut verici bir hedef teşkil ediyor.
Bu, gerçekten heyecan verici bir bulgu — ancak gezegen hakkında öğreneceğimiz çok şey var.”

'Süper Dünya'lar: Evrenin Kayalık Devleri

Bilim insanları, “Süper Dünya” terimini, kütlesi Dünya’nın bir ila on katı arasında olan kayalık gezegenler için kullanıyor. Bugüne kadar keşfedilen ötegezegenlerin yaklaşık %30 ila %40’ı bu sınıfa giriyor. NASA verilerine göre, 25 Ekim 2025 itibarıyla toplam 5.690 ötegezegen onaylanmış durumda. Ancak bunlardan ne kadarının “Süper Dünya” kategorisinde olduğu kesin olarak bilinmiyor. GJ 251 c’nin keşfi, bu nedenle hem bilimsel hem de felsefi açıdan büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda gezegenin atmosfer bileşiminin analiz edilmesiyle, yaşamın temel kimyasal izlerinin aranabileceğini söylüyor. Eğer bu izler tespit edilirse, GJ 251 c insanlığın evrende yalnız olup olmadığını sorgulayan en güçlü bulgulardan biri haline gelebilir.