reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,5054 %0.22
51,9345 %-0.31
7.245,91 % -3,78
3.595.634 %-6.127
İşçi Haber Gündem Bu haftanın Cuma hutbesi : Tövbeye yönelmek

Bu haftanın Cuma hutbesi : Tövbeye yönelmek

Diyanet İşleri Başkanlığı bu haftanın cuma hutbesini yayınladı. Bütün camilerde aktarılacak olan cuma hutbesinin konusu tövbeye yönelmek olarak açıklandı. İşte cuma hutbesinin tam metni...

Okunma Süresi: 3 dk

İslam alemi ve Müslümanlar için cuma günü ayrı bir öneme sahip. Bugünün önemli olmasının nedeni ise yayınlanacak olan cuma hutbeleri. Müslümanlar Türkiye'nin her bir yerindeki camilerde aktarılacak olan cuma hutbesine kulak verecek. Diyanet İşleri Başkanlığı cuma hutbesini yayınladı. Cuma hutbesinin konusu; tövbeye yönelmek. 

Muhterem Müslümanlar!

Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ölüm döşeğinde olan bir gencin ziyaretine gitti ve ona "Kendini nasıl hissediyorsun?" diye sordu. O genç, "Ey Allah'ın Resûlü! Rabbimin rahmetini ümit ediyorum, ama günahlarımdan da korkuyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurdu: "Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada olunca, Allah ona umduğunu verir, korktuğundan da onu emin kılar." 

Aziz Müminler!

İnsan, beşerdir; unutur, yanılır, hata eder. Kimi zaman Rabbinin emir ve yasaklarına uymakta rehavete kapılır, kimi zaman da kul ve kamu hakkını gözetmeyerek günaha dalar. Ancak şu hususlar çok önemlidir: Kişi, günahlarını küçük görmemelidir. Haramlarla övünmemelidir. Hata ve yanlışlarında ısrar etmemelidir. Cenâb-ı Hak, takva sahibi müminlerin bu özelliğini bizlere şöyle haber vermektedir: "Onlar, çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah'ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler." 

Değerli Müslümanlar!

Zaman hızla akıp gidiyor. Ömür sermayemiz tükeniyor. Her geçen gün, ahiret hayatına bir adım daha yaklaşıyoruz. Dikkat edelim! Şu kısacık hayatımızın sonucu, ebedi mutluluk veya hüsrana uğramak olabilir. Bizim için en bereketli kazanç; Rabbimizin razı olduğu amelleri eda etmek, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in güzel ahlakını kuşanmaktır. İyilikleri düstur edinmek, kötülüklerden uzak durmaktır. En büyük kaybımız ise; 'Nasıl olsa Allah affeder', 'Vakti gelince tövbe ederim' gibi düşüncelere kapılarak günahlara dalmak, tövbe kapısını aralamayı ihmal etmektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde, "Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir" 

Kıymetli Müminler!

Önümüzdeki Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece, Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandilini idrak edeceğiz. Bu mübarek geceyi, hayatımıza yeni bir başlangıç için fırsat bilelim. Hatalarımızı gözden geçirelim, işlediğimiz günahlara tövbe edelim. Ruhumuzu huzursuzluğa, ailemizi mutsuzluğa, iş ve ticaretimizi bereketsizliğe götüren her türlü haramdan uzak duralım. Zaaflarımıza yenik düşüp günaha düştüğümüzde ise Yüce Rabbimizin af ve mağfiretine sığınalım. Unutmayalım ki, günah, kalpte iz bırakan bir leke gibidir. Küçük görülen bu leke, süreklilik arz ederse giderek büyür ve kalbin kararmasına sebep olur. Kalp kararınca da akıl, idrak edemez; göz, hakkı göremez; kulak hakikati duyamaz, dil doğruyu söyleyemez hale gelir.

Bu vesileyle Berat Kandilimizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle bitirmek istiyorum: "De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."