"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,9029 %-0.02
53,4844 %0.15
6.636,04 % 0,89
3.392.563 %-1.834
İşçi Haber Gündem "Bu medeniyet doğayı katletmemelidir"

"Bu medeniyet doğayı katletmemelidir"

Okunma Süresi: 3 dk

Didim Derneği’nin Didim Akköy Meydanında 19 Mart günü düzenlediği “ZEYTİNİME DOKUNMA” etkinliğine dernek yöneticileri, Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili ve Didim’deki birçok dernek ve STK yöneticileri katılım sağladı.
Akköy Meydanında yapılan etkinlikte “zeytin yasası” diye adlandırılan yasada yapılan değişikliğin doğada geri dönülemeyecek zararlar verebileceği ifade eden açıklamalar yapıldı. Kemal ETLEÇ (DİDİM POSTASI)- Didim Belediye Başkanı Atabay konuya ilişkin yaptığı konuşmada; “İnsan yaşamına etki edecek doğaya karşı yapılan darbeye karşı durmak durumundayız. Bizler burada bunu savunuyoruz. Ben hem kişisel olarak hem de tüm halkın düşüncesini dile getirmek istiyorum. Yanlış bir yerden döner. Bugüne kadar birçok yanlış bir çok noktadan dönmüştür. Zeytin konusunda bu yanlıştan dönüleceğini, aklıselimin tekrar galip geleceğini düşünüyorum. Hiçbir şey yetkiyi elinize geçirdiğiniz kararlarla hayata geçmesi mümkün değildir. Bu kararları alabilirsiniz ama tatbikatta uygulamak bu kadar kolay değildir. Buradaki insanlar çoluğunun çocuğunun gelecekteki yaşamını korumak için haykırıyor. Son zamanlarda ülkemizde doğayla ilgili emrivaki kararlar alınıyor. Bunların düzeleceğini umuyorum. Kağıt üzerinde alınan kararlar tatbikata geçmeden düzelirse mesele yok ama tatbikata geçtikten sonra kanunlar çevresinde tepkimizi göstermek zorundayız. Balık çiftlikleri konusunda nasıl tepkimiz karşılık bulduysa, Türkiye’nin her yerinde bu tepkiler gösterildi. Tepkiler altın madenleri için gösterildi.  Zeytin konusunda da düzeleceğine inanıyorum, demokratik mücadelemizi kanunlar çerçevesinde yapacağız. Bizler medeni insanlarız ama bu medeniyet doğayı katletmemelidir"  dedi.

AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili ise “ Bu güne kadar kurdu, kuşu bizi besleyen zeytin ana yurdundan sökülüp atılmaya çalışılıyor. Kısa dönemde elde edilecek karlar için binlerce yıllık zeytin ağaçlarımızı yok etmeye çalışıyorlar. Bu kararnameler ile yapılan düzenlemeler kanunlara göre suçtur. Bu düzenlemenin bir an önce iptal edilmesini istiyoruz. Bu düzenleme yok hükmündedir.” İfadelerinde bulundu.

Didim Derneği adına Saime Özaslan’ın okuduğu basın açıklamasında; “Ölmez yani zeytin ağacı, yüzyıllar önce Homeros’un kulağına şöyle fısıldamış: 'Herkese aidim ve kimseye ait değilim; siz gelmeden önce buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım.'

Mart 2022 tarihli ve 31765 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birlikte;  elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyetlerinin bitimi sonrasında maden sahasının rehabilite edilip eski hale getirilmesi şartıyla zeytinliklerin maden sahasına dönüştürülebilmesinin önü açılmıştır. 

Ancak biliyoruz ki, madencilik faaliyetlerinin bitimi sonrasında sahanın rehabilite edilmesi; madencilik için yok edilen zeytinlikleri geri getirmeyecek, zeytinliklerin bulunduğu sahaların eski haline getirilmesi uzun yıllar alacak ve yetişmiş zeytin ağaçları rant uğruna heba edilecektir. Böylesi düzenlemelerin gelecek nesillerin kullanması gereken kaynakları yok edeceğini,  ekosistemde dönüşü olmayan  yıkımlara  yol açacağını,  bu tür yönetmeliklerin ekonomik çıkarlar uğruna kamu yararını yok sayarak doğayı tahrip edecek  projelerin önünü açtığını ne yazık ki yaşayarak gördük, görüyoruz…
Anayasal Hukuk Devletlerinde; Yasalar Anayasaya, Yönetmelikler ise Yasalara aykırı düzenlenemez. 1939 tarihli Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun; zeytinliklerin korunmasını ve geliştirilmesin" ifadelerini kullandı.