Büyükşehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenlerin sayısı son yıllarda artarken, bazı aileler şehir hayatını geride bırakıp köy yaşamına yöneliyor. Sinop’ta köy hayatına geçen Kader ve Metin çifti de bu tercihin hem huzurunu hem de zorluklarını deneyimleyenlerden. Kader ve Metin çifti, büyükşehir hayatını geride bırakarak Sinop’ta köy yaşamına başladı. Şehirdeki konforun yerini daha sakin ve doğayla iç içe bir yaşam alırken, aile için günlük hayat da bazı açılardan zorlaştı.
Kader, köye taşındıktan sonra hayatlarının kolaylaşmadığını, aksine bazı şartların daha zor hale geldiğini söylüyor. Ancak buna rağmen şehir hayatına dönmeyi düşünmediklerini belirtiyor.
“Şehrin rahatlığı köyde yok, illaki konforundan uzaklaşıyorsun. Fakat biz başkalarının sabahına değil, kendi sabahımıza uyanmaya başladık.”
Şehirde özlediği bir şey olmadığını ifade eden Kader, köyde güne korna sesleri yerine kuş ve doğa sesleriyle başlamanın kendileri için önemli olduğunu anlatıyor.
Çocukların eğitimi sorun olmadı
Köye taşınan ailelerin en büyük endişelerinden biri olan eğitim konusunda ise çiftin deneyimi olumlu. Çocuklarının ilçedeki okula servisle ulaştığını belirten Kader, servis hizmetinin evlerinin kapısına kadar geldiğini ve çocukların öğle yemeklerinin de ücretsiz karşılandığını söylüyor. Kader, köy okulundaki eğitim koşullarından da memnun olduklarını belirterek sınıfların daha az kişilik olmasının eğitimin daha bilinçli ilerlemesine katkı sağladığını ifade ediyor.

'Acil bir durumda ne olacak?' endişesi
Köy yaşamının en önemli dezavantajlarından biri ise sağlık ve ulaşım. Ailenin kasabaya uzak olmadığını ve araçlarının bulunduğunu belirten Kader, bu nedenle günlük ulaşımda ciddi bir sorun yaşamadıklarını söylüyor. Market ve pazar alışverişlerini ise haftalık olarak yapıyorlar.
Ancak özellikle kış aylarında ulaşım konusunda endişeleri olduğunu dile getiriyor:
“Kar yağdığında yollar kapanıyor. Hastalık veya acil bir durumda nasıl gideriz diye düşünmeden edemiyorum. O beni tedirgin ediyor.”
Bu nedenle köy hayatının, özellikle araç sahibi olmayan aileler için çok daha farklı şartlar oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
‘Sosyal medyada gördüğünüz her şey gerçeğin tamamı değil’
Köy yaşamını sosyal medyada paylaşan Kader ve Metin çiftine, şehir hayatından sıkılan takipçilerinden de yoğun ilgi geliyor. Kader, özellikle gençler arasında köye ve doğaya dönüş eğiliminin arttığını düşündüğünü söylüyor.
Ancak sosyal medyada görünen hayat ile gerçek hayat arasındaki farka dikkat çekiyor:
“Her şey göründüğü gibi olmayabiliyor.”
Köye taşınmanın kendileri için radikal bir karar olduğunu belirten Kader, pişman olmadıklarını ancak hazırlıksız geldikleri için zaman zaman zorlandıklarını ifade ediyor. Özellikle maddi birikimi olmayan ve anlık bir kararla şehir hayatını bırakmak isteyenlere uyarıda bulunan Kader, köye taşınmadan önce altyapının ve maddi koşulların mutlaka hazırlanması gerektiğini söylüyor.
Geçim tarım ve hayvancılıktan
Ailenin geçim kaynakları arasında tarım ve hayvancılık bulunuyor. İki inek ve tavuk besleyen Kader ve Metin çifti, elde ettikleri süt, peynir ve yumurtaları satarak gelir elde ediyor. Ancak köy yaşamında sabit bir maaşın olmaması ekonomik açıdan zorluk yaratabiliyor.
Metin, köye taşınmak isteyenlerin mutlaka belirli bir maddi hazırlık yapması gerektiğini belirterek, “Sabit bir maaş yok, o yüzden geçim biraz sıkıntılı. Sıkıntı yaşanmaması adına kenarda bir bütçe ile gelinmesi daha iyi olur” diyor.
Köyde yaşamın şehirden tamamen bağımsız ve masrafsız olduğu düşüncesinin de doğru olmadığını vurguluyor:
“Alet edevat olmadıkça köyde de her şey para ile dönüyor.”
‘Pişmanlığım daha önce gelmemek’
Kader ve Metin çifti, köye taşınma kararından pişman değil. Aksine, şehir hayatını bırakma kararının beklediklerinden daha iyi sonuç verdiğini düşünüyor.
Metin, köy hayatıyla ilgili en büyük pişmanlığının ise daha önce taşınmamış olmak olduğunu söylüyor:
“Beklediğimden daha da güzel. Pişmanlığım var, daha önce gelmediğim için.”
Ancak köye yerleşmek isteyenlere tavsiyesi, yalnızca doğayla iç içe bir hayat hayal etmekle sınırlı değil.
Ona göre köyde tarım ve hayvancılıkla geçinmek isteyen bir ailenin ekonomik olarak da hazırlıklı olması gerekiyor. Özellikle bu işi profesyonel şekilde yapmak isteyenlerin en az birkaç büyükbaş hayvan ve üretim için uygun bir altyapı kurabilecek maddi güce sahip olması gerektiğini düşünüyor.

‘Köye gelmek isteyen önce hazırlığını yapsın’
Kader ve Metin çiftinin deneyimi, tersine göçün yalnızca şehirden uzaklaşıp doğayla buluşmaktan ibaret olmadığını gösteriyor. Daha sakin bir yaşam, doğayla iç içe olma ve kendi düzenini kurma fikri cazip görünse de ulaşım, sağlık, gelir güvencesi ve üretim altyapısı gibi konular köy hayatının önemli parçaları arasında yer alıyor.
Kader ve Metin çiftinin mesajı ise net:
Köye taşınmak mümkün, ancak hazırlıksız gelmek hayatı zorlaştırabilir.
Onlar için ise tüm zorluklara rağmen kararın karşılığı, şehirdeki konforun yerine doğayla iç içe bir hayat ve “başkalarının sabahına değil, kendi sabahlarına uyanmak” oldu. Kader ve Metin çiftine röportajları için teşekkür ederiz.
