Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" gündemiyle ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen 14. Çalışma Meclisi'nin açılışına katıldı.
YAPAY ZEKA MESLEKLERİ DÖNÜŞTÜRÜCEK
Dünyada ekonomik güç dengelerinin değiştiğini, bunun da jeopolitiğe, siyasete yansıdığını, bölgesel ve küresel düzeyde rekabetin, çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini söyleyen Yılmaz, yapay zekanın başta olmak üzere dijitalleşme alanında büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını, bunun ekonomilerde, üretim süreçlerinde yıkıcı bir yenilik ortamı oluşturduğunu belirtti. Yılmaz, konuşmasının devamında şu cümleleri kullandı:
"Bu anlamda dijitalleşme işin odağında. Dijitalleşme, hem iş dünyasında hem üretim süreçlerinde hem de mesleklerde büyük bir değişime, dönüşüme yol açıyor. Dünya Ekonomik Forumunun bu konudaki çalışmaları var. Çok sayıda insanın bu süreçlerin sonunda işini kaybedebileceği söyleniyor ama bir taraftan da 2030 yılına kadar bu dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş imkanı oluşabileceği ifade ediliyor bu raporlarda. Geçerliliğini kaybeden meslekler ve yeni istihdam imkanlarının ötesinde bütün mesleklerin yapılış biçimleri değişiyor. O meslek ortadan kalkmasa bile mesleğin icra ediliş biçimi dijital teknolojilerle birlikte bir dönüşüme uğruyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsünün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25'i üretken yapay zekadan etkilenecek ve gelişmiş ülkelerde özellikle bu oran yüzde 35'lere kadar çıkabilecek. Özellikle ofis ve büro işleriyle medya, yazılım ve finans gibi mesleklerde yapay zekanın etkisi giderek artıyor. Bu süreç çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılan yapısal bir dönüşümü beraberinde getiriyor."
FIRSAT EŞİTLİĞİ ZEMİNİNDE DİJİTALLEŞME YAYILMALI
Yılmaz, bu gelişmeler karşısında doğru tutumun, teknolojiyi insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendirilen bir fırsat olarak gören kapsayıcı bir yaklaşım olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Çalışma hayatının güçlü yapısını oluşturan çalışan, işveren ve kamu tarafları dijital dönüşümün iş gücü piyasaları, istihdam ilişkileri ve sosyal koruma sistemleri üzerindeki etkilerini yönetmede temel paydaşlardır. Dijitalleşme çalışanlara esneklik, uzaktan çalışmak ve yeni gelir fırsatları getirmekle birlikte iş güvencesi, veri gizliliği ve algoritmik yönetim gibi yeni risk alanları da doğurmaktadır. Bu dönüşümün çalışanlar açısından adil geçiş ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi kritik önem taşıyor.
Yapay zeka ve dijitalleşme tehditler oluşturduğu kadar fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları değerlendirirken tehditlere karşı da tedbirler almak durumundayız. En önemli tehditlerden biri, sosyal adaleti bozma riskidir. Dijitalleşme, sosyal dengeyi bozma ve toplumda bu anlamda huzursuzluk oluşturma potansiyeli taşıyan bir teknolojidir. Bunun önüne geçmenin yolu ise fırsat eşitliği zemininde, fırsat eşitliği kavramını temel alarak dijital imkanların toplumun geneline yayılması ve toplumun genelinde bu yetkinliklerin, becerilerin kazandırılmasıdır"
dijitalleşme verimliliği öne çıkarıyor
İşverenler açısından dijitalleşmenin, üretim süreçlerinden insan kaynaklarına kadar her alanda verimlilik, esneklik ve rekabet avantajı sağlayan, aynı zamanda stratejik uyum ve etik sorumluluk gerektiren bir dönüşüm anlamına geldiğine işaret eden Yılmaz, dijitalleşmenin işveren yönünden verimlilik artışı, maliyet optimizasyonu ve rekabet gücü açısından fırsatlar doğurduğunu, insan kaynağını yeniden tanımlama ihtiyacı, iş gücü planlamasında veri temelli yaklaşımlar ve etik yapay zeka kullanımı gibi sorumlulukların da öne çıktığını bildirdi.
Cevdet Yılmaz, işverenler açısından dijital teknolojilerin yalnızca üretim süreçlerini değil, çalışan refahını ve kurumsal bağlılığı güçlendiren bir dönüşüm alanını ifade ettiğini söyledi.
dijital türkiye vizyonu
Yılmaz, bu süreci riskleriyle birlikte fırsatları da gören bir yaklaşımla ele aldıklarının altını çizerek, şöyle devam etti:
"Kamu politikalarımızın odağında dijitalleşmenin insana yakışır iş kavramını zedelememesi, aksine güçlendirmesi bulunuyor. Dijital Türkiye vizyonumuzun temel unsurlarından biri, kamu politikalarının, yasal ve idari düzenlemelerin dijital dönüşümü ve uyumu sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmasıdır. Teknolojinin dinamik yapısını dikkate alarak bu süreci çerçeve düzenlemeler ile yönetmenin daha anlamlı olduğuna inanıyoruz. Bu alanlarda dünyada da henüz çok oturmuş standart diyebileceğimiz düzenlemeler yok. Dolayısıyla yol yürürken bir taraftan da yeni yaklaşımlar geliştirmek durumundayız."
“KADINLAR EV İLE İŞ ARASINDA SEÇİM YAPMASIN”
Kadınların iş ve aile yaşamlarını dengeli bir şekilde sürdürebileceği yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesinin Nüfus Politikaları Kurulunda detaylı bir şekilde ele alındığı dile getiren Yılmaz, "Biz şunu istiyoruz; kadınlar ev hayatıyla iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmasın. İsteyen ikisini de birlikte yürütebilsin. Bu, genel kalkınma modelimiz anlamında da nüfus politikalarımız anlamında da çok stratejik bir mesele. Bunu mutlaka başarmak durumundayız. Bunu yaparken elbette ki çalışma hayatımızdaki genel ilkeleri de zedelemeden bunu başarmak durumundayız.
İnanıyorum ki sosyal tarafların hep birlikte yapacağı değerlendirmelerle bu modelleri geliştireceğiz. Maalesef bugün Türkiye'de iş gücü piyasalarında bir katılık olduğunu biliyoruz. Kullanılan modellerde çok fazla bir çeşitlilik olmadığını hep birlikte görüyoruz. Oysa az önce bahsettiğimiz yeni şartlar altında, yeni ekonomik ve teknolojik şartlar altında bizim mutlaka farklı çalışma modellerini ekonomimize, sosyal hayatımıza kazandırmamız gerekiyor" dedi.
Kaynak: AA
