Chery International Başkanı Zhang Guibing, Çinli otomobil üreticilerinin yaklaşık yüzde 90'ının zarar ettiğini ve bu durumun birçok markanın geleceğini tehdit ettiğini ifade etti. Guibing, Avustralya basınına yaptığı açıklamada, zarar etmeyen Çinli otomobil üreticisi sayısının oldukça az olduğunu belirtti.
Artan maliyetler sektörü tehdit ediyor
Guibing, artan geliştirme maliyetlerinin birçok üreticinin ayakta kalmasını zorlaştırdığını vurguladı. Bu durum, sektördeki rekabetin daha da kızışmasına neden olurken, birçok firmanın finansal sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Özellikle yeni teknolojilere yapılan yatırımların maliyeti, birçok şirketin zarar etmesine yol açıyor.
Bu açıklama, sektördeki mevcut durumu gözler önüne sererken, Çinli otomobil üreticilerinin karşılaştığı zorlukların boyutunu da ortaya koyuyor. Guibing'in ifadeleri, sektör içinden bir yetkili tarafından yapıldığı için dikkat çekici bir ağırlığa sahip.
Rakamlar durumu doğruluyor
AlixPartners'ın Haziran 2026 tarihli Küresel Otomotiv Görünümü raporu, Guibing'in açıklamalarını destekleyen veriler sunuyor. Rapora göre, 2025 yılında yeni enerjili araç segmentine odaklanan 30 Çinli üretici bulunuyordu. Ancak bu üreticilerden yalnızca üçü yılı kârla kapatmayı başardı. Geri kalan 27 şirket ise zarar bildirdi.
Bu durum, sektördeki zayıf firmaların geleceğini tehdit ederken, sadece yedinin 2030 yılına kadar zarardan kurtulabileceği öngörülüyor. Zayıf durumda olan şirketlerin piyasadan çekilmesi ve satın alma hedefi haline gelmesi bekleniyor.
Yurt dışı satışlar yeterli olmuyor
Çinli otomobil üreticileri, daha fazla müşteri kazanmak amacıyla yurt dışındaki satışlarına ağırlık vermeye başladı. Ancak bu strateji, henüz kârlılığa dönüşmüş görünmüyor. Yurt dışı satışlarının tek başına maliyet yükünü hafifletmediği belirtiliyor. Bu durum, sektördeki üretim kapasitesinin talebi aşmasıyla birleşince, maliyet baskısını artırıyor.
Geçen yıl Çinli üreticiler yaklaşık 35 milyon araç üretirken, ülkedeki toplam yıllık üretim kapasitesinin 55 milyon olduğu tahmin ediliyor. Bu da fabrikaların önemli bir bölümünün tam verimle çalışmadığını gösteriyor. Dolayısıyla, fiyat savaşı ve kapasite fazlası gibi sorunlar, sektördeki riskleri artırıyor.
