Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO)"Sanayimizin Sorunlarına Yeni Nesil Bir Bakış Açısıyla Çözüm Arayışı" ana gündemli ağustos ayı toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Sanayinin mevcut durumu ve ekonomideki gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin gösterdiği direnç ve geleceğe dair hedeflere dair bilgiler paylaştı.
Sanayide Güçlü Yapı ve Ekonomik İyileşmeler
İSO’nun 24 binden fazla üyesiyle Türkiye sanayisinin temel direği olduğunu vurgulayan Cevdet Yılmaz, imalat sektöründeki büyümenin sürdüğünü ifade etti. Yılmaz, ekonominin 19 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydettiğine dikkat çekerek, enflasyonla mücadelede önemli mesafeler alındığını belirtti. Yıllık enflasyonda 42 puanlık düşüş sağlandığını açıklayan Yılmaz, bu olumlu gelişmelerin ekonomik istikrarın işaretleri olduğunu söyledi.
İhracat tarafında da tarihi bir rekor kırıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 2025 Temmuz ayı itibarıyla Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatının 269,4 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştığını dile getirdi. Ayrıca turizm gelirlerinde de artış yaşandığını belirten Yılmaz, bu yıl sonunda turizm gelirlerinin 64,5 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini açıkladı.
Finansal Piyasalarda İstikrar ve Piyasa Tepkileri
Yılmaz, ekonomik gelişmelerle birlikte finansal piyasalarda da olumlu hareketlenmeler görüldüğünü ifade etti. Korumalı Mevduat Sistemi’nden (KKM) çıkış sürecinin finansal piyasalara zarar vermeden tamamlandığını, bunun ardından Borsa İstanbul’da yükseliş yaşandığını anlattı. Ayrıca kredi risk primi (CDS) puanlarının gerilediğine dikkat çekerek piyasalardaki normalleşmenin sürdüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, sosyal medyada ekonomiye ilişkin karamsar yorumların finansal beklentiler üzerinde olumsuz etkileri olduğuna işaret etti. Bu tür dezenformasyonun ekonomik istikrarı zedeleyebileceğini belirten Yılmaz, eleştirilere açık olduklarını ancak bu yaklaşımların bilimsel temelden uzak olduğunu ifade etti.
Makroekonomik Program ve Gelecek Vizyonu
Son 2,5 yıldır uygulanan makroekonomik istikrar ve reform programının başarılı sonuçlar verdiğini belirten Yılmaz, programın tüm stres testlerinden geçtiğini ve ekonominin küresel risklere karşı dayanıklılığını artırdığını kaydetti. Cari işlemler açığına ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2025 yılında bu açığın milli gelire oranının yüzde 1,5 civarında gerçekleşeceğini, bunun Orta Vadeli Program’da öngörülen yüzde 2’lik tahminin altında olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, hükümetin 2026 hedefleri arasında Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler kategorisine taşımak olduğunu belirtti. Bu hedefin sürdürülebilir büyüme, güçlü sanayi üretimi ve ihracat artışıyla mümkün olacağına vurgu yaptı.
Türkiye ekonomisinin mevcut performansı ve planlanan politikalar, önümüzdeki dönemde büyüme ve gelişme sürecinin devam edeceğine işaret ediyor.
Kaynak: AA
