"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6766 %0.05
56,0497 %0.39
6.829,88 %2.40
3.729.308 %1.37
İşçi Haber Gündem Dede mirası değirmende geleneksel yöntemlerle un öğütüyor

Dede mirası değirmende geleneksel yöntemlerle un öğütüyor

Ordu’nun Çatalpınar ilçesinde, 4 taşlı su değirmeni işleten Ramadan Sarıdiken: ”Ömrüm olduğu müddetçe devam ettireceğim. Benden sonraki dördüncü kuşak ne yapar bilemiyorum, devam ettirmeleri konusunda tavsiyede bulunacağız”

Okunma Süresi: 3 dk

ORDU (AA) EYÜP ELEVLİ Ordu'nun Çatalpınar ilçesinde 61 yaşındaki Ramadan Sarıdiken, dedesinden miras 4 taşlı su değirmenini işletmeye devam ediyor.

İlçedeki Keş Deresi üzerinde, yaklaşık 200 yıl önce kurulduğu tahmin edilen değirmen, 1960 yılında Ramadan Sarıdiken'in dedesi Mustafa Sarıdiken tarafından satın alınarak yenilendi.

Çocukluk yıllarında dedesinin yanında değirmende çalışan ailenin üçüncü kuşak işletmecisi Ramadan Sarıdiken, gelişen teknolojiye rağmen geleneksel yöntemlerle ilçe sakinlerine hizmet vermeyi sürdürüyor.

Ramadan Sarıdiken, AA muhabirine, değirmenin yaklaşık 200 yıllık olduğunu, dedesinin 62 yıl önce devraldığı 4 taşlı değirmende un öğütmeye devam ettiklerini anlattı.

Sarıdiken, çocukluğundan beri değirmende çalıştığını belirterek, "O yıllarda insanlar burada sıra beklerlerdi, kalabalık olurdu. Çok mısır gelirdi, hatta değirmenin birisi buğday, diğerleri mısır öğütürdü." dedi.

Dedesinin zamanında değirmende işçilerin de çalıştığını belirten beş çocuk babası Sarıdiken, şöyle devam etti:

"Biz de yardımcı olurduk. Değirmencimizi geceleri değiştirirdik çünkü çok yoğun olurdu. Yani 100150 kişi sırada beklerdi. Bu şekilde çalışmalarımızı sürdürürdük. Geceleri sabahlara kadar öğütme işlemini yapardık hatta sırası gelmeyen kişiler de bize yardımcı olurdu."

"Kapanmaması için elden geleni yapacağız"

İlçede esnaflık da yapan Sarıdiken, gelinen süreçte değirmeni korumak ve yaşatmak için çalıştırdıklarına dikkati çekerek, "Hafta bir gün, salı günleri çalışıyoruz. O gün buranın pazarı kuruluyor. Salı günleri pazarcılar gelirken köylerinden mısır getiriyorlar. Öğütülüyor ve akşam götürüyorlar. Şimdi sadece mısır öğütüyoruz." diye konuştu.

Sarıdiken, geçmiş yıllarda değirmende işleri yürütmek için 4 taşın zor yettiğini anlatarak, "Su da o kadar olduğu için 4 taş yapılmış. Şimdi su da az, iş de az. Şu an iki taşı döndürüyoruz. Bu şekilde de değirmenciliğe devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kendisinin meslekte üçüncü kuşak olduğunu, dördüncü kuşak olarak da oğlu ve yeğeninin yetiştiğini belirten Sarıdiken, "Ömrüm olduğu müddetçe devam ettireceğim. Benden sonraki dördüncü kuşak ne yapar bilemiyorum, devam ettirmeleri konusunda tavsiyede bulunacağız. Kapanmaması için elden geleni yapacağız." dedi.

"Bu taşlardan çıkan ürünlerin tadı bambaşka oluyor"

Çatalpınar Belediye Başkanı Ahmet Türe de değirmende mısırı un haline getirmek isteyenlere bir hafta sonraya gün verildiği dönemleri hatırladığını söyledi.

Tarihi bir yerin devam ettirilmesinin önemine değinen Türe, "Şimdi taşın 4 tanesi dönmüyor ama haftanın belli günlerinde en az bir tane taşı mutlaka dönüyor. Vatandaş da ihtiyacını görüyor." diye konuştu.

Türe, değirmende kullanılan ahşap malzemelerin 150 yıllık olduğunun tahmin edildiğini dile getirerek, çevrede 4 taşı olan değirmen bulunmadığını da aktardı.

Geçmişte yoğun tempoyla çalışıldığını, birer kişinin gündüz ve gece mesai yaptığını vurgulayan Türe, "Gerçekten bu taşlardan çıkan ürünlerin tadı bambaşka oluyor. Ayrıca tarihimizi de yaşatmamız gerekiyor. Gelecek nesillere aktarmamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.