"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6850 %0.04
55,9777 %0.19
6.668,68 %-0.01
3.684.180 %0.39
İşçi Haber Gündem Depremde ölen diş hekiminin eşyaları acılı babanın tek tesellisi oldu

Depremde ölen diş hekiminin eşyaları acılı babanın tek tesellisi oldu

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde kızını kaybeden baba Kamil Doğan: ”Vefatından 52 gün önce nişan töreninde nişanlısı Ozan’ın getirdiği gül yanımda. Bize bıraktığı en değerli hatıralarından biri. Yaşadığım sürece bir kavanozun içinde gözümü kapayıncaya kadar saklı kalacak” ”Kızımın deprem günü taktığı kolyeleri tozlu topraklı da olsa bende. Kullandığı ses cihazı, ayakkabısı ve kitapları... Maaşı ile aldığı doğacak çocuklarına hediye olarak sakladığı oyuncaklarda yanımda”

Okunma Süresi: 3 dk

İZMİR (AA) MERİÇ ÜRER İzmir'de 30 Ekim 2020 meydana gelen depremde hayatını kaybeden diş hekimi Zarife Doğan'ın babası Kamil Doğan, "her biri Zarife'm" dediği kızının afet günü giydiği ayakkabısı, takıları, nişanlısının evladına verdiği gülü saklayarak teselli bulmaya çalışıyor.

Depreme Rızabey Apartmanı'nda bulunan diş polikliniğinde yakalanan ve burada 27 yaşında yaşamını yitiren Doğan'ın babası Kamil Doğan, geçen 1,5 senede acısını ilk günkü gibi yaşıyor.

Kızını büyük özlemle anan Doğan'ın bu süreçteki en büyük tesellisi ise evladının geride bıraktığı eşyaları oldu. Acılı baba, kızının deprem günü giydiği ve polis ekiplerinin kendisine verdiği ayakkabısını, kızının eşyalarının bulunduğu olay yeri inceleme poşetini, iş yerinde kullandığı ses cihazını, nişanlısının verdiği gülü, kitaplarını, fotoğraflarını özenle saklıyor.

Doğan, AA muhabirine, kızının insani duyguları çok yüksek, çalışkan bir insan olduğunu, çocukları ve yaşlıları çok sevdiğini, hastalarını önemsediğini dile getirdi.

"Hayalleri kendi polikliniğini açmaktı"

Depremin yaşandığı gün bir yakınlarının cenazesi olduğunu ancak kızının hastaları nedeniyle cenazeye gidemediğini anlatan Doğan, "'Hastaları bekletemem. 2 gündür zaten tatildeyim. Gecikmesini onlara yükleyemem' demiş. Hayalleri kendi polikliniğini açıp insanlara yardım etmekti. Mutlu küçük bir yuvasının olmasını isterdi. Torunum olmasını çok istemiştim. Büyük duamdı." dedi.

Kızının eşyalarına sarılarak avunduğunu belirten Doğan, zaman zaman onları yanında taşıdığını ve en son o eşyaları duruşmanın görüldüğü salona götürdüğünü söyledi.

Doğan, şöyle devam etti:

"Bu eşyaları adliyeye, 'başta mahkeme heyeti olmak üzere salondakilerin hafızasına kazınsın' diye getirdim. Zarife'min bıraktığı hatıralardı. İyi ki de getirmişim. Getirmesem Zarife'min hakkını nasıl savunabilirdim. İyi ki getirmişim. Okumayı çok severdi. Kitaplarını getirdim. Vefatından 52 gün önce nişan töreninde nişanlısı Ozan'ın getirdiği gül yanımda. Bize bıraktığı en değerli hatıralarından biri. Yaşadığım sürece bir kavanozun içinde gözümü kapayıncaya kadar saklı kalacak. Bu gülün kaybolmasını istemezdi. Bu yaşadıkça onu da yaşıyor olarak göreceğim. Kızımın deprem günü taktığı kolyeleri tozlu topraklı da olsa bende. Kullandığı ses cihazı, ayakkabısı ve kitapları... Maaşı ile aldığı doğacak çocuklarına hediye olarak sakladığı oyuncaklarda yanımda."

kızının spor ayakkabısını mahkeme salonuna getirdiğini dile getiren Doğan, tüm bu eşyaların evladının hazin şekilde vefat edişinin en büyük belgesi olduğuna dikkati çekti.

Binanın yıkılmasından sorumlu olan herkesin cezalandırılmasını istediğini belirten Doğan, "Apartmanın yapımından, polikliniğin kanuna aykırı açılması dahil tüm işlemlerde sorumluluğu olan özel ve devletteki tüm yetkililerden adaletin hesap sormasını istiyorum." diye konuştu.

İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremde yıkılan Rıza Bey Apartmanı'nda 36 kişi hayatını kaybetmiş, 17 kişi yaralanmıştı.