Derviş Zaim, Türk sinemasının gelişimi üzerine yaptığı açıklamalarda, ressamların iki önemli unsuru olan zihin ve bilek becerisinin sinema için de geçerli olduğunu ifade etti. Zaim, "Bilek iyi olduğu zaman figürü daha iyi yaparsınız. Bir benzetme yapmam gerekirse bilek becerisi ilerledi Türk Sineması'nın" dedi. Bu bağlamda, Türk sinemasının geçmişteki zayıf ve güçlü yapımlarını değerlendirerek, her dönemde benzeri durumların yaşandığını belirtti.
Türk Sinemasında Değer Üretimi Neden Önemlidir?
Zaim, Türk sinemasının temel probleminin değer üretimi olduğunu vurguladı. Değer üretme çabası içerisinde olanların, bu girişimlerini taçlandıracak biçimi bulamadıklarını ifade etti. Sinema üretiminin artışında finansal şartlar ve zamanın ruhunun etkili olduğunu dile getiren Zaim, bu dinamiklerin açıklanması için net bir modelin eksik olduğunu belirtti.
Ayrıca, Türk sinemasının seyirciyle ilişki kurma konusunda yaşadığı zorlukları da dile getiren Zaim, günümüzde film çekmenin kolaylaştığını ancak seyirciyle buluşmanın daha zor hale geldiğini ifade etti. Sosyal medyanın bu süreçte yeterli bir çıkış sağlamadığını belirtti.
Sinema Üretiminde Gerilla ve Düzenli Ordu Tarzı Arasındaki Farklar Nedir?
Derviş Zaim, sinema üretiminde gerilla tarzı ve düzenli ordu tarzı arasındaki farkları da ele aldı. İlk iki filminde gerilla tarzı üretim yaptığını, üçüncü filminden itibaren ise daha düzenli bir yapım sürecine geçtiğini söyledi. Bu değişimin, filmografisinde nasıl bir etki yarattığını da aktardı.
Zaim, gerilla tarzının zorluklarını ve yokluğun estetiğini yaratma çabasını vurgularken, düzenli ordu tarzının finansal güvence ile işlerin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesine olanak tanıdığını belirtti. Ancak, arada gerilla tarzına geri döndüğünü ve bu tarzın da yaratıcı bir süreç sunduğunu ifade etti.
Sanatın ve Geleneklerin Günümüzdeki Yeri Nedir?
Derviş Zaim, geleneksel sanatların günümüzde nasıl yaşatılması gerektiği üzerine de görüşlerini paylaştı. Geleneklerin sadece belirli dönemlerde hatırlanarak yaşatılmasının olumsuz bir durum olduğunu belirten Zaim, bu sanatların günümüz anlayışında yeniden üretilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun, geleneklerin sürekliliği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Ayrıca, Rüyet adlı romanı ve Rüya filmi arasındaki metinlerarasılık ilişkisini de ele alarak, sanatın farklı dalları arasında nasıl bir bağ kurduğunu açıkladı. Zaim, sanatın, insanın yaptığı filme inancını kaybetmeden, ahlakla ve alçakgönüllükle üretmeye devam etmenin önemine dikkat çekti.
