Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında gerçekleşen ölümüyle ilgili yeniden açılan soruşturma kapsamında, doktor Nurettin Demirkol'un tutuklanması, kamuoyunda önemli bir tartışma konusu haline geldi. Demirkol, Denizolgun'u geçmişte muayene etmiş bir doktor olarak, 'yalan tanıklık' suçlamasıyla gözaltına alındı. Savcılık, Demirkol'un 2026'daki tanık ifadesi ile 2016'da yaptığı 155 ihbarı arasında çelişkiler bulunduğunu tespit etti.
Denizolgun'un ölümüyle ilgili olarak yapılan soruşturma, eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümüne dair yeni iddiaların ortaya çıkmasıyla yeniden gündeme geldi. Nurettin Demirkol, daha önce tanık olarak ifade vermişken, şimdi şüpheli sıfatıyla gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Peki, Nurettin Demirkol kimdir ve neden tutuklandı? İfadesindeki çelişki neydi? 2016 yılında 155'e yaptığı ihbarda ne söyledi?
Nurettin Demirkol'un Tutuklanma Sebepleri Neler?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Nurettin Demirkol hakkında 'yalan tanıklık' suçlamasıyla işlem yapıldı. Gözaltına alınan Demirkol, emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi ve 4 Eylül'de tutuklandı. Savcılığın sevk yazısında, Demirkol'un tanık sıfatıyla verdiği ifadeler ile HTS kayıtları, 2016'daki 155 ihbar kaydı ve diğer tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğu ifade edildi. Bu bulgular, 'yalan tanıklık' suçu açısından kuvvetli suç şüphesi oluşturdu.
Bu durum, soruşturma makamlarının tespitleri olup kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü niteliğinde değildir. Nurettin Demirkol, 26 Ağustos'ta tanık sıfatıyla verdiği ifadede, Denizolgun'un özel doktoru olmadığını ve kendisini hastaneye geldiğinde birkaç kez muayene ettiğini beyan etti. Olay gecesi kendisini kimin aradığını hatırlamadığını, sağlık ekipleri ve polisi kimin aradığını da bilmediğini ifade etti. Ancak 2016 tarihli 155 kayıtlarında, ihbarı yapan kişinin kendisini 'Doktor Nurettin Demirkol' olarak tanıttığı belirlendi.
155 İhbarında Nurettin Demirkol Ne Dedi?
Soruşturma dosyasına giren çözüm tutanağına göre, ilk telefon görüşmesi 7 Eylül 2016 saat 00.29'da gerçekleşti. İhbarı yapan kişi, kendisini 'Doktor Nurettin Demirkol' olarak tanıtarak, aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini ve ölüm nedeninin belli olmadığını bildirdi. Demirkol'un birkaç dakika sonra 155'i yeniden aradığı ve operatörün 'Şüpheli ölüm konusu mu var?' sorusuna, ölümün beklenmedik, ani ve şüpheli olduğunu belirten bir yanıt verdiği kayıtlara geçti. Savcılık, bu kayıtlarla Demirkol'un yaklaşık 10 yıl sonra verdiği tanık ifadesi arasındaki farklılıkları soruşturma konusu yaptı.
Nurettin Demirkol, Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmada adı geçen isimlerden biridir. Demirkol, savcılık ifadesinde Denizolgun'u Hisar Hastanesi'ne geldiği dönemlerde birkaç kez muayene ettiğini beyan etti. Ancak basında 'Denizolgun'un doktoru' olarak anılsa da, kendisi Arif Ahmet Denizolgun'un özel doktoru veya aile hekimi olduğu iddiasını kabul etmemektedir. Denizolgun ile arasında yalnızca birkaç muayeneden kaynaklanan bir doktor-hasta ilişkisi bulunduğunu savunmaktadır.
Arif Ahmet Denizolgun Soruşturması Neden Yeniden Açıldı?
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 7 Eylül 2016'da Beykoz'da hayatını kaybetmiştir. Yıllar sonra, ölüm ve ilk otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna dair iddia ve şikayetler üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden soruşturma başlattı. Savcılık, gerçek ölüm nedeninin yeniden araştırılması amacıyla fethi kabir kararı verdi. Denizolgun'un mezarı 19 Ağustos 2026'da açıldı ve alınan örnekler incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Denizolgun'un otopsisinde 'şüpheli ölüm' tespiti yapıldığını ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 'adam öldürme' suçundan soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. Mezarın açılmasının ardından elde edilen örnekler ve diğer bilgi-belgeler, kesin rapor hazırlanması amacıyla Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderildi. Dolayısıyla Denizolgun'un kesin ölüm nedenine ilişkin nihai adli tıp değerlendirmesi soruşturma açısından önem taşımaktadır.
Nurettin Demirkol, mevcut resmi bilgilere göre, tutuklanmasına konu olan suçlama 'yalan tanıklık' olup, Denizolgun'un ölümüne ilişkin ana soruşturmada ise Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 'adam öldürme' suçundan inceleme yürütülmektedir.
