Dünyanın ilk kütüphanesi nerededir ve ne zaman kurulmuştur? Bu sorular, kütüphanecilik tarihine ilgi duyanlar için önemli bir yer tutmaktadır. Bilgi birikiminin gelecek nesillere aktarılmasında en büyük rolü üstlenen kütüphaneler, insanlık tarihinin en kadim kurumlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Günümüzde dijital veri bankalarına dönüşen bu yapılar, binlerce yıl önce kil tabletler ve papirüs tomarlarıyla hayat bulmuştu.
İlk Kütüphane Nerede Kurulmuştur?
Tarihsel kayıtlara ve arkeolojik bulgulara göre, dünyanın bilinen ilk kütüphanesi antik Mezopotamya topraklarında, günümüzde Kuzey Irak sınırları içinde yer alan Ninova (Nineveh) şehrinde kurulmuştur. Asur Bani Pal Kitaplığı olarak bilinen bu yapı, M.Ö. 626 civarında Asurlular tarafından inşa edilmiştir. Ticari ve kültürel açıdan dönemin en uğrak noktası olan Ninova'da kurulan bu kütüphane, sadece bir arşiv değil, aynı zamanda o dönemin bilim, din ve devlet işlerine dair tüm yazılı kaynakların toplandığı bir merkezdi.
Asur Bani Pal Kitaplığı Hakkında Bilgiler
Tarihin ilk kütüphanesi sayılan Asur Bani Pal kitaplığı hakkında öne çıkan detaylar arasında, kütüphanede kağıt yerine çivi yazısı ile yazılmış binlerce kil tabletin bulunması yer almaktadır. Ünlü Gılgamış Destanı'nın en eksiksiz nüshaları da bu kütüphanede keşfedilmiştir. Kütüphanenin, dönemin tüm bilgilerini içeren yaklaşık 30 bin tablete ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir. Dicle Nehri kıyılarında kurulan bu kütüphane, doğu ve batı ticaretinin kesişme noktasında yer alarak kültürel etkileşimi hızlandırmıştır.
Antik Dünyanın Diğer Önemli Kütüphaneleri
Ninova'daki ilk girişimin ardından, antik çağda farklı medeniyetler de devasa bilgi merkezleri kurmuştur. Mısır'ın Teb Bölgesi'nde, Kral Ozymandias döneminde dini metinler için oluşturulan bu kitaplığın 20 binden fazla papirüs tomarına sahip olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, M.Ö. 3. yüzyılda kurulan İskenderiye Kütüphanesi, antik dünyanın en büyük kütüphanesi kabul edilmiştir ve bilim insanlarının buluşma noktası olmuştur. Anadolu toprakları da antik dönemde büyük kütüphanelere ev sahipliği yapmış olup, özellikle Bergama (Pergamon) ve Efes (Celsus) kütüphaneleri tarihin en ikonik yapıları arasında yer almaktadır.
İlk Hristiyan kütüphaneleri ise Urfa, İstanbul ve Kayseri gibi şehirlerde tapınak ve kiliselere bitişik olarak kurulmuştur. Kütüphanelerin kuruluşu, insanlığın sadece sözlü kültürle yetinmeyip bilgiyi sistematik bir şekilde saklama ihtiyacının sonucudur. Asurlulardan günümüze kadar kütüphaneler; medeniyetlerin yükselişine, bilimin gelişimine ve kültürel mirasın korunmasına öncülük etmiştir.
