Genç yaşında, arkadaşlarıyla birlikte plajda eğlenirken, peş peşe kaç takla atabileceğini denemeye karar verdiğini anlatan Cobb, “Taklalar atmaya başladım ve 13. takladan sonra baygın düştüm. Gözlerim dönüyordu ve odaklanmakta zorluk çekiyordum” dedi. Arkadaşlarının ifadelerine göre, o anlarda Deborah’ın gözleri odaklanamıyordu ve baktığı her şey turuncu bulanıklıkla çevriliydi.
Deborah, “Gözlerim tam anlamıyla odaklanamıyordu. Ağrım yoktu, çevresel görüşüm iyiydi ancak baktığım her şeyin önünde turuncu bir bulanıklık vardı” diye yaşadıklarını tarif etti. Yaşadığı bu durum, sosyal medyada paylaşıldıktan sonra geniş yankı buldu ve dikkat çekti.
Yanlış Teşhis kondu
İlk başta doktorlar bu semptomları lösemi belirtisi olarak değerlendirdi ancak Deborah’nın herhangi bir hastalığı olmadığı anlaşıldı. Asıl nedenin, genetik olarak göz damarlarının zayıflığı olduğu ortaya çıktı.
Jimnastik hareketleri sırasında, gözün merkezindeki retina bölgesi olan makulada iç kanamalar oluştu. Cobb, makula dejenerasyonunun genellikle yaşlanma, genetik ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili görme kaybının başlıca nedeni olduğunu belirtiyor.
İlk olaydan sonra üç ay boyunca yasal olarak kör sayılan Deborah, tam görme yetisini tekrar kazanmak için üç ay daha mücadele verdi. Bu süreçte hayatı tamamen durdu; eğitimini yarıda bıraktı, araba kullanamadı, televizyon izleyemedi, hatta aynaya bile bakamadı.
Gözlerini Korumak İçin Hayatına Sınırlamalar Getirdi
Okula dönüp masaj terapisi lisansı alsa da, gözlerini tekrar kaybetme korkusuyla yaşamını sürdürüyor. “Baş aşağı hareketler yapamıyorum, başa fazla kan gitmesini sağlayan aktivitelerden kaçınıyorum. Mesela bir keresinde şınav çekerken başıma geldi, fiziksel sınırlar koymak zorundayım” diyerek yaşam tarzındaki zorlukları anlatıyor.
