İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul'da yaşanan kar felaketinin son durumu hakkında AKOM'da bir toplantı düzenledi. İmamoğlu; "Kar doğanın, kış mevsiminin en doğal süreci. Elbette kar meselesi İstanbul için iki yönüyle önemli. Şehrin zorluklarını çözmek adına hepimizin sorumluluğu ama bir başka yol ile de açıkçası İstanbul’umuzun ihtiyacı. İstanbul’un su ihtiyacını karşılaması açısından önemli bir husus." sözleriyle açıklamasına başladı.
"Son yılların en yoğun kar yağışı"
Son yılların en yoğun kar yağışı olduğunu belirten İmamoğlu, "7-8 saatte neredeyse 60 kilo kar düşen noktalar tespit ettik" dedi.
İmamoğlu:
"Kim ne derse desin. Zaten bu dil değişmediği sürece ülkenin gündemi gerçek konular olmuyor. Çözüme kavuşması gereken konular konuşulmuyor bazen saçma sapan konular toplumun gündeminde ön sıralara oturmak zorunda kalıyor. "
"21 Ocak Cuma'dan beri tetikte, hazırlıklı ve bu süreci yönettiğimizi de herkesin bilmesini istiyorum. Konu sadece dünün ya da evvelsi günün meselesi değidir." diyerek tepkilere ve eleştirilere yanıt verdi.
"Özür diliyorum"
Açıklamasının devamında ise özür dileyen Ekrem İmamoğlu şunları belirtti:
"Bugün itibariyle İstanbul’u sorunsuz bir noktaya taşıdık ve bütün sorunları aştık. 20 milyonluk bir kentin sorunsuz bir süreç yaşamasını beklemek hayalcilik olur. Elbette mağdur ettiğimiz, yolda 1 saat bile beklettiğimiz vatandaşlarımıza söyleyeceğimiz tek şey vardır özür dilerim, bunu istemezdik. Bu bir doğal afet sürecidir. Hızlı bir çalışma yapılmıştır. Dilini bozmayan, kurumları ayrıştırmayan omuz omuza hissetmeye çalıştığımız bir süreç yönetilmiştir.
Bizim tarafımızdan izlenen süreç budur. Diğer yönüyle izlenen mekanizmaları milletimizin taktirine bırakıyorum o benim konum değil. Mağdur olan vatandaşlarımızdan özür diliyorum ama büyük oranda insanlarımızın hızla normal hayata döndükleri bir süreç olduğunu ifade etmek isterim.
Önümüzdeki günlerde yağış ihtimali gözükmekte. Bundan sonra da dayanışmayı, birlikte konuşabilmeyi, üretebilmeyi sürdürebileceğimiz ortamları diliyor ve istiyorum."
"Yemek meselesi"
Bu kadar yoğun bir gündemde yemeğe gitme meselemin bu kadar gündeme taşınılmasını ve manipülasyonu şaşkınlıkla takip ettiğimi ifade etmek isterim.
Bir büyükelçiyle Türkiye’nin en yoğun ilişkide bulunduğu bir ülkenin ana temsilcisiyle yenilen bir yemekten bahsediyoruz.
Kaldı ki bu yemek daha önce büyükşehir belediyesini ziyaret etmiş, kendisiyle beraber resmi bir görüşme yapmış ve akabinde böyle bir buluşmayı da tasarlamış bir belediye başkanıyım. Yaklaşık 20-25 gün önce buluşma gününü belirlemiştik.
Büyükelçi bir gün önce kalkıp Ankara’dan İstanbul’a gelmişti. Gün boyu yaptığı çalışmalardan sonra vakit ayırıp bu resmi buluşmayı ama tabii ki hususi bir tarafı var, buluşmayı eşlerimizle beraber yaptık. İBB Başkanı’nın karla mücadele kadar dünyanın bu tarz ülkelerinin büyükelçileri ile kuracağı ilişki de sorumluluğudur. Bunu da gayet iyi yerine getiriyorum.
