Enerji İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mahmud Altunsoy, tarım sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak üretimde planlama eksikliğine dikkat çekti.
Gıda güvenliğinin stratejik bir konu olduğunu belirten Başkan Altunsoy, üreticinin desteklenmesi ve uzun vadeli tarım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Tarımda yaşanan fiyat artışları ve üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklara ilişkin açıklamalarda bulunan Altunsoy, patates ve soğan fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekerek, "Patates ve soğanın kilogram fiyatı 50-60 TL’yi buldu. Bu filmi sanki birkaç yıl önce de izlemiştik" dedi.
‘tarımda plansızlık ve programsızlık hâkim olmaya başladı’
Geçmişte tarım alanında uzun vadeli planlamaların yapıldığını belirten Altunsoy, "Bir zamanlar bu ülkede Devlet Planlama Teşkilatı diye bir kurum vardı. Eksikleri olsa da üretim, tarım ve kalkınma konusunda uzun vadeli planlamalar yapılırdı. Ne olduysa, bir gün bu kurumun kapısına kilit vuruldu. O günden sonra ise birçok alanda olduğu gibi tarımda da plansızlık ve programsızlık hâkim olmaya başladı." ifadelerini kullandı.
Altunsoy, patates ve soğan fiyatlarında geçmiş yıllarda yaşanan artışların yeniden gündeme geldiğini ifade ederken "Birkaç yıl önce halkın en temel gıda ürünleri arasında yer alan patates ve soğanın fiyatları bir anda ciddi şekilde yükselmişti. Peki, o günden bugüne ne değişti? 'Hiçbir şey' desek sanırım abartmış olmayız" değerlendirmesinde bulundu.
‘1, 5 ve 10 yıllık planlamalar tercih değil zorunluluktur’
Gıda arzı ve gıda güvenliğinin önemine vurgu yapan Altunsoy, "Gıda arzı, bir toplumun ayakta kalabilmesi için en temel unsurdur. Gıda güvenliği ise bir ülkenin beka meselesidir. Bu nedenle gıda üretimi ve tedariki konusunda yalnızca günü kurtaran değil, 1, 5 ve 10 yıllık planlamaların yapılması artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi.
Enerji İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mahmud Altunsoy, ithalata dayalı politikaların kalıcı çözüm olmayacağını savunurken, "Hayvancılıkta olduğu gibi ithalata yönelmek, sorunu sadece kısa vadede pansuman eder; ancak uzun vadede yarayı daha da derinleştirir. Bugün üretici büyük emek harcıyor ama ne yazık ki emeğinin karşılığını alamıyor. Kazanamayan üretici ise bir süre sonra üretmekten vazgeçiyor" açıklamasında bulundu.
Türkiye'nin tarımsal üretim potansiyeline işaret eden Altunsoy, "Oysa ülkemiz, doğru planlama yapıldığı takdirde yalnızca kendi nüfusunu değil, belki de bunun 10 hatta 20 katını besleyebilecek tarımsal potansiyele sahiptir" ifadelerini kullandı.
‘İnsanlar emeklerinin karşılığını alamıyorsa, üretimden çekilmeleri kaçınılmazdır’
Üretim maliyetlerinin arttığını belirten Altunsoy, "Akaryakıt fiyatları ve diğer üretim girdileri sürekli artarken, çiftçinin ürettiği ürünlerin fiyatlarının baskılanmasının ekonomik açıdan da vicdani açıdan da izah edilebilir bir tarafı yoktur. İnsanlar emeklerinin karşılığını alamıyorsa, üretimden çekilmeleri kaçınılmazdır" dedi.
Altunsoy, buğday alım fiyatlarına da değinirken "2025 yılında buğday alım fiyatı 13,50 TL olarak açıklanırken, 2026 yılında bu rakam 16,50 TL olarak belirlenmiştir. Ancak aynı dönemde üretim maliyetlerindeki artış dikkate alındığında, bu artışın üreticiyi ne ölçüde koruduğu ciddi şekilde tartışılmalıdır" değerlendirmesini de yaptı.
‘kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar hayata geçirilmeli’
Üreticinin desteklenmesi gerektiğini, "Artık üretmenin cezalandırıldığı anlayıştan vazgeçilmeli; üretenin desteklendiği, emeğinin karşılığını alabildiği ve üretimin teşvik edildiği bir sisteme geçilmelidir" diyerek vurgulayan Altunsoy, şu açıklamalarda bulundu:
“Ülkemizin geleceği için popülist politikalardan uzak durulmalı; tarım, hayvancılık ve gıda güvenliği alanlarında bilimsel verilere dayalı kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde, bugün yaşadığımız sorunları bile arar duruma gelebiliriz. Gelecek nesillerin gıda güvenliğini bugünden düşünmek zorundayız.”
