Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Sertaç Taşdelen, savunmasında Türkiye’ye bilinçli şekilde istihdam yaratmak amacıyla geldiğini belirtti. Taşdelen, “Burada geliştirdiğimiz teknolojiyle yazılım hizmeti faturası kesiyoruz. Türkiye’den 1 TL’yi dahi yurtdışına herhangi bir kaynağa aktarmadık. Aldığımız tek hizmet reklam harcamalarıdır. 40 çalışanın maaşı ödenmekte, geri kalan meblağ ise şirket kasasında bulunmaktadır.” dedi.
7 YILA KADAR HAPSİ TALEP EDİLMİŞTİ
Kara para aklama iddialarını reddeden Taşdelen, “Benim kara para veya bu tarz suçlamalarla alakam yoktur. Suçlamaları asla kabul etmiyorum; ben bir girişimci ve iş insanıyım. Şirketimizin bütün banka hesapları açık bir şekilde ülkeye katkı sunduğunu gösterir niteliktedir. Elbette para girişi ve transferler var ancak bunların tamamı hukuki çerçevededir.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandığında hazırlanan iddianamede, Taşdelen’in Faladdin ve Binnaz mobil uygulamaları ile internet siteleri üzerinden falcılık ve medyumluk faaliyetleri yürüttüğü ve bu suçları işlemek için bilişim sistemi kurduğu belirtildi.
İddianamede Taşdelen’in “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak” suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılması talep edildi.
Duruşmada verilen ara karar kapsamında İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, Sertaç Taşdelen’in ev hapsi şartıyla tahliyesine hükmetti. Yargılama süreci ise devam edecek.
