İngiltere’de gerçekleştirilen bir araştırma, gençler arasında yüksek şekerli içecek tüketimi ile anksiyete belirtileri arasında dikkat çekici bir ilişki olabileceğini göstermektedir. Bu bulgular, beslenme alışkanlıklarının ruh sağlığı üzerindeki etkisinin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulamaktadır.
Gençlerde kaygı bozukluklarının artışı neden önemli?
Son yıllarda gençler arasında artan kaygı bozuklukları üzerine birçok araştırma yapılmakta ve çeşitli başlıklar atılmaktadır. Ekran süresi, sosyal medya, akademik baskı gibi faktörler bu kaygı bozukluklarının sebepleri arasında sayılmaktadır. Ancak, bu listeye şekerli içeceklerin de eklenmesi, beslenmenin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini yeniden değerlendirmeyi gerektirmektedir.
Bournemouth University akademisyenlerinin de yer aldığı bir araştırma ekibi, gençlerin beslenme alışkanlıkları ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi inceleyen çok sayıda çalışmayı gözden geçirmiştir. Araştırmanın bulguları, yüksek şeker içeren içecek tüketimi ile anksiyete belirtileri arasında sağlıksız bir bağlantı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Hangi içecekler incelendi?
Gazlı içecekler, enerji içecekleri, şekerli meyve suları, aromalı sütler, şeker eklenmiş çay ve kahveler gibi birçok ürün araştırmalarda incelenmiştir. Bu geniş ürün yelpazesi, gençlerin tüketim alışkanlıklarını anlamak açısından önemli bir veri sunmaktadır. Ancak, ortaya çıkan tablo net bir sebep-sonuç ilişkisi kurmaktan ziyade, iki değişken arasında güçlü bir korelasyon olduğunu göstermektedir.
Şekerli içeceklerin doğrudan kaygıya yol açtığını söylemek için henüz erken olduğu belirtilmektedir. Ancak, bu iki değişkenin sık sık birlikte görülmesi, göz ardı edilemeyecek bir durumdur. Araştırmacılar, bu ilişkinin çift yönlü olabileceğine dikkat çekmektedir.
Kaygı ve şekerli içecek tüketimi arasındaki ilişki
Kaygı yaşayan gençlerin, rahatlama arayışıyla daha fazla şekerli içeceğe yönelmesi olasıdır. Diğer yandan, yüksek şeker tüketiminin kan şekeri dalgalanmaları üzerinden ruh hâlini etkilemesi de ihtimaller arasında yer almaktadır. Ayrıca, uyku düzensizlikleri ve aile yaşamı gibi ortak faktörlerin hem tüketimi hem de anksiyete belirtilerini artırabileceği ifade edilmektedir.
Kamu politikaları da bu çerçevede şekillenmektedir. İngiltere’de uygulanan ve halk arasında “şeker vergisi” olarak bilinen düzenleme, yüksek şekerli içeceklerin tüketimini azaltmayı hedeflemektedir. Bunun yanı sıra, yüksek kafeinli enerji içeceklerinin 16 yaş altına satışının yasaklanması da gündemde yer almaktadır.
Beslenme uzmanı Dr. Chloe Casey, diyetin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin uzun süre “yeterince araştırılmamış” bir alan olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle ergenlik döneminde artan kaygı oranları düşünüldüğünde, değiştirilebilir yaşam alışkanlıklarını incelemek büyük önem taşımaktadır.
