reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4803 %0.06
51,8725 %0.78
6.806,94 % 2,01
3.026.507 %0.139
İşçi Haber Gündem Gebze'de çöken binaya ilişkin 2'nci rapor yayımlandı : Dikkat çeken metro detayı

Gebze'de çöken binaya ilişkin 2'nci rapor yayımlandı : Dikkat çeken metro detayı

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 4 kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesine ilişkin hazırlanan ikinci teknik raporda, yıkımın metro inşaatıyla bağlantılı olmadığı belirtildi. Raporda, metro tünellerinin mühendislik standartlarına uygun ve sağlam kaya zemin içinde inşa edildiği vurgulandı.

KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 4 dk

Olay, 29 Ekim günü sabah saat 07.00 sıralarında ilçeye bağlı Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi'nde meydana geldi. Cadde üzerinde bulunan 7 katlı Arslan Apartmanı büyük bir gürültüyle çöktü

7 KATI ASRLAN APARTMANI'NIN ÇÖKMESİ SONUCU 4 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Enkaz altında kala aynı aileden Emine ve Levent Bilir çifti ile çocukları Muhammet Emir (12) ve Hayrunnisa Bilir (14) hayatını kaybederken, o tarihte 18 yaşında olan Dilara Bilir ise yaralı olarak kurtarıldı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında binanın çökme nedeninin araştırılması için inşaat mühendisi, jeoloji yüksek mühendisi ve mimardan oluşan 8 kişilik yerel bilirkişi heyetinin yaptıkları inceleme ve araştırmalar sonrası hazırladıkları ön raporda, çökmeye bina altından geçen metro inşaatının etken olduğuna yer verildi.

Bu açıklamaların ardından farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci bir rapor daha ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlandığı ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

ZAYIF ZEMİN KOŞULLARI VE YAPIDA İMALAT KUSURLARI BULUNUYOR

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporunda, çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunduğu belirtildi. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği anlatılıyor.

Binaya dair yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda; yıkılan bina ve civarında yüzey ve yüzey altı drenaj sistemlerinin olmadığı, binanın ince uzun bir geometrik (narin yapı sakıncası) olduğu, eczane olarak kullanılan zemin ve asma katı yumuşak kat etkisi oluşturduğu, bazı beton basınç dayanım deney sonuçlarının projesinde öngörülen beton sınıfı dayanımı altında olduğu, onaylı projede tam bodrum planlanmış olmasına rağmen imalatta tam bir bodrum katının yapılmadığı ve bina temelinin kontrolsüz dolgu üzerine sığ derinlikte (yeterli soketleme olmadan) inşa edildiği ifade edildi.

BİNA ENKAZI ALTINDA TULUMBA KOLU BULUNDU

Raporda ayrıca bölgedeki var olduğu bilinen çok sayıda kaçak su kuyusu, yeraltı suyu seviyesinde önemli değişimlere sebebiyet verildiği, enkaz kaldırma çalışmalarında ise tulumba kolu tespit edildiği, bu durumun ise bahse konu binanın altında da mevcutta ya da geçmişte kullanılmış su kuyusu varlığını, başka bir deyişle tam bu noktada bir su biriktirme odağının bulunduğunun düşünüldüğü ifade edildi.

Mevsimsel olarak yeraltı su seviyesinin dönemsel yükselmesi ve alçalması, zeminin tam olarak konsolide ve kompakt olmaması ile birleşerek zemin bünyesinde borulanmaların meydana gelmesine sebep olduğu belirtilen raporda bu durumun zamanla boşlukların büyüyerek bina temeli altındaki toprak erozyonunun bir diğer sebebi olduğu değerlendirildiğine yer verildi.

BİNA, ÇATI KATI DAHİL 9 KAT GÖRÜNÜRKEN TAPUYA 7 KATLI OFİS OLARAK KAYIT EDİLMİŞ

Yıkılan binanın mimari proje ve imar durumunun incelemesine göre; tapuda 3008 ada 1 parselde kayıtlı binaya dair ‘Tapu Cins’ açıklamasında binanın 5 katlı betonarme apartman ve arsası olarak kayıtlı olduğu görüldüğü, buna karşın, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) öznitelik bilgilerinde binanın ‘betonarme 7 katlı ofis-işyeri ve arsası’ olarak kayıtlı olduğunun anlaşıldığı ifade edildi. Binanın yıkılmadan önceki görsellerinde ise çatı katı dahil toplam 9 katlı olduğu tespit edilirken, bu bulgular doğrultusunda, binanın ruhsatı, tapu-kadastro kayıtları ve fiili kat adedi arasında belirgin uyumsuzluklar olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, binanın yük ve yük dengelerini değiştirdiğinden yapı için yapılan statik hesapların geçerliliğini ortadan kaldırdığı belirtildi.

METRO TÜNELLERİ SAĞLAM KAYA BİRİMİ İÇİNDE İNŞA EDİLMİŞ

Raporda, onaylı metro projeleri değerlendirildiğinde; metro tünel ve istasyon yapılarının mühendislik, mimari tasarım ve teknoloji açısından uygun olarak projelendirildiği görüldüğü ifade edilirken, sahada yapılan incelemelerde de imalatların projelere tam uyumlu inşa edildiği tespit edildiğine yer verildi.

Tünel güzergahı, örtü kalınlığı dikkate alındığında, içerisinde kalacak biçimde yüzeyden 17 metre derinlikten geçirildiğinin yer aldığı raporda, tüneller sağlam kaya birimi içinde inşa edilerek tamamlandığı, tünellerin yapım aşamalarında, zemin koşullarında ve tünel yapısında tolerans dışı herhangi bir olumsuzluk ya da zemin hareketinin yaşanmadığı, yüzeydeki yapılarla etkileşim, kabul edilebilir tolerans sınırları içerisinde kaldığına yer verildi.

YIKILAN BİNA İLE METRO İNŞAATI ARASINDA DİREKT BİR BAĞLANTI KURULAMADI

Raporun devamında, metro proje başlangıcından bu yana oluşan tüm zemin hareketinin azami 5 cm olarak ölçüldüğü, bu değerin bina altında oluşan 7 metrelik derin çukura sebep olamayacağına yer verilirken, yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda; binanın yıkılmasında, binanın oturduğu zemin ile yüzey ve yüzey altı suyu koşullarının etkili olduğu değerlendirildiği, bina göçmesi ile metro inşaatı arasında direkt bir bağlantı ilişkisi kurulamadığı görüş ve kanaatine varıldığına yer verildi. 

Kaynak: DHA