reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0342 %0.05
52,9376 %0.24
6.810,36 % -0,07
3.510.000 %0.016
İşçi Haber Gündem Hak-İş'te 1 Mayıs depremi : İşçi 'açız' diyor Mahmut Arslan rezervasyon yapıyor

Hak-İş'te 1 Mayıs depremi : İşçi 'açız' diyor Mahmut Arslan rezervasyon yapıyor

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın 1 Mayıs mitingini alışveriş ve rezervasyon üzerinden tanımlamasına işçilerden sert tepki geldi. Geçim derdi yaşayan işçiler, sendika yönetiminin gerçeklikten koptuğunu dile getirdi. İşçiler aynı zamanda konfederasyonunun şehir dışı büyük organizasyonları finansal araç olarak kullanıldığını iddia etti.

Okunma Süresi: 3 dk

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın 1 Mayıs kutlamaları için adres olarak Bursa’yı göstermesi ve kutlamayı bir ekonomik hareketlilik güzellemesiyle sunması, Türkiye’nin dört bir yanındaki Hak-İş üyesi işçilerde tepki yarattı.

Evrensel'in haberine göre işçiler, 1 Mayıs’ın tarihsel özünden koparılarak bir turistik geziye dönüştürülmesine karşı seslerini yükseltti. İşçilerin ortak vurgusu ise geçim sıkıntısı, düşük ücretler ve temsil edilmedikleri yönünde oldu.

‘Bursa’daki esnafın mutluluğunu konuşmak gerçeklikten kopmaktır’

Kayseri’den Özağaç İş üyesi bir işçi, Mahmut Arslan’ın "Bursa esnafı mutlu olacak" sözlerine şu sert sözlerle karşılık verdi:

1 Mayıs’ı bayram gibi geçirmemiz için insanca yaşamamız, hiç kimseye muhtaç olmamamız lazım. Sayın Arslan açlık sınırı 33 bin, yoksulluk sınırı 107 bin lirayı aştı. Örgütlü olduğunuz çoğu fabrikada işçiler açlık sınırının altında ücret alıyor. İşçi evinden şehir merkezine gidemezken, Bursa’daki esnafın mutluluğunu konuşmak gerçeklikten kopmaktır. Sen neyin, kimin davulunu çalıyorsun?”

Aynı şehirden Özçelik-İş üyesi bir metal işçisi ise düzenin değişmesi gerektiğini vurgulayarak, “İşçiyi görmezden gelen, oturduğu koltuktan kalkmaktan korkan kendini dokunulmaz sanan bu yöneticilerden şikayetçiyiz. İşçinin elinden seçme ve seçilme hakkını almaya çalışan bu yöneticilerden şikayetçiyiz. Bu düzen değişmeli inşallah değişecek de. Kayseri'de bu fitili ateşledik. Allah’ın izni ile bu düzeni değiştireceğiz” dedi.

‘1 Mayıs’ı alışveriş hareketliliği ile açıklamak sendikal mücadelenin ruhuyla örtüşmüyor’

İskenderun İSDEMİR’den bir işçi, “İşçilerin geçim derdi büyürken işçinin sesini duyurabildiği etkinlik olan 1 Mayıs’ı ‘alışveriş hareketliliği’ ile açıklamak sendikal mücadelenin ruhuyla örtüşmüyor. Emek bayramı ekonomik kazanç değil, hak arama günüdür. Bugün işçinin çalışma şartları, ücretleri, hakları yüksek sesle haykırılması gerekirken, alışveriş üzerinden anlatılması sendikal anlayıştan uzak" diyerek Hak-İş'in sendikal anlayışının geldiği noktayı eleştirdi.

‘hak-iş başkanı Arslan, 1 mayıs'a değil turistik geziye çağırıyor’

MMK Metalurji işçileri, Hak-İş'in 1 Mayıs’ın içini boşalttığını savunurken, Çorlu’dan bir Termo Teknik işçisi ise “Hak-İş başkanı sanki 1 Mayıs’a değil de turistik geziye çağırıyor. Oysa biz işçilerin bir çok sorunu var. Son yapılan TİS ile eski ve yeni işçiler arasındaki fark daha da çoğaldı. Toplu sözleşmede aldığımız zam daha yılın ilk dört ayında eridi. Çalışmamıza rağmen borçtan kurtulamıyoruz. Bir de işten atılma kaygıları ile çalışmak zorunda kalıyoruz" diye tepkisini dile getirdi.

Bursa’da Öz Gıda-İş üyesi işçi ise acı tabloyu, “Günlerce, haftalarca süren görüşmelerin ardından açıklanan düşük zam oranı bugünün koşullarında, bir ücret artışı değil açıkça yoksulluğun ve geçim sıkıntısının devamı anlamına geliyor. Pazara çıkan, kira ödeyen, faturalarını denkleştirmeye çalışan her işçi bunun ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Ücretlerimiz daha cebimize girmeden eriyor. Bursa’da çalışan işçiler olarak, bırakın restoranlarda rezervasyon yaptırmayı, çoğu zaman dışarıda bir çay içmeyi bile hesaplamak zorunda kalıyoruz. Hal böyleyken 1 Mayıs’ı ekonomik hareketlilik üzerinden tarif etmek, emekçilerin yaşadığı gerçekliği görmemek anlamına geliyor" sözleriyle özetledi.

Milyonlarca Lira Dışarı mı Aktarılıyor?

İşçi tabanındaki bu öfke, sadece "rezervasyon" açıklamasıyla sınırlı değil. İşçi çevrelerinde çok daha vahim bir iddia kulaktan kulağa yayılıyor. Aylık gelirinin 700-750 milyon TL civarında olduğu tahmin edilen Hak-İş Konfederasyonu'nun, 1 Mayıs gibi büyük şehir dışı organizasyonları birer finansal araç olarak kullandığı iddia ediliyor.

İşçiler arasında, yüksek meblağlı organizasyon faturaları kesilerek sendika kasasından dışarıya devasa paralar çıkarıldığına dair ciddi kuşkular hakim.