reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5965 %0.02
51,5584 %0.17
6.702,71 % -0,03
3.094.789 %3.93
İşçi Haber Gündem Hasan Fehmi: İlk Basın Şehidi Kimdir ve Nasıl Hayatını Kaybetmiştir?

Hasan Fehmi: İlk Basın Şehidi Kimdir ve Nasıl Hayatını Kaybetmiştir?

Hasan Fehmi, Osmanlı döneminde gazetecilik yapan ve 1909 yılında suikasta uğrayarak hayatını kaybeden ilk basın şehidi olarak anılmaktadır.

Okunma Süresi: 2 dk

6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü, Osmanlı döneminde gazetecilik yapan Hasan Fehmi’nin 1909 yılında suikast sonucu hayatını kaybetmesi üzerine ortaya çıktı. Bu tarih, basın tarihindeki önemli bir dönüm noktasını simgeler. Hasan Fehmi, Galata Köprüsü üzerinde silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdi ve bu olay, Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesinin simgelerinden biri haline geldi.

1874 yılında dünyaya gelen Hasan Fehmi, Osmanlı basın tarihinde iz bırakan en önemli gazetecilerden biri olarak kabul edilir. İstanbul’da Mülkiye Mektebi’nde eğitim aldıktan sonra, II. Abdülhamid döneminde yurt dışına gitti. Paris’te Prens Sabahattin ve çevresiyle tanışan Hasan Fehmi, ardından Mısır’a geçerek burada fikir dünyasını geliştirdi.

Hasan Fehmi’nin Gazetecilik Kariyeri Nasıl Gelişti?

II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte İstanbul’a dönen Hasan Fehmi, kısa sürede basın dünyasında etkili bir isim haline geldi. Serbesti Gazetesi’nin başyazarlığını üstlenen gazeteci, özellikle İttihat ve Terakki yönetimine yönelik sert eleştirileriyle dikkat çekti. Hasan Fehmi, baskılara ve tehditlere rağmen yazılarını sürdürdü ve bu durum, onun gazetecilik anlayışının bir parçası haline geldi.

6 Nisan 1909 gecesi, arkadaşı Ertuğrul Şakir Bey ile birlikte Beyoğlu’ndan Sirkeci’ye dönerken Galata Köprüsü üzerinde silahlı saldırıya uğradı. Ensesinden girip alnından çıkan kurşunla olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganın kimliği hiçbir zaman kesin olarak tespit edilemedi ve cinayet karanlıkta kaldı.

Hasan Fehmi’nin Ölümü ve Sonrası

Hasan Fehmi’nin öldürülmesi, dönemin siyasi atmosferinde büyük yankı uyandırdı. Bu olay, kısa süre sonra patlak veren 31 Mart Vakası’nın önemli tetikleyicilerinden biri olarak değerlendirildi. Hasan Fehmi’nin suikastı, sadece bir gazetecinin hayatını kaybetmesi değil, aynı zamanda basın özgürlüğü mücadelesinin de bir simgesi haline geldi. Bu nedenle 6 Nisan tarihi, “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak anılmaya başlandı.

Hasan Fehmi’nin hikayesi, gazetecilik mesleğinin zorluklarını ve basın özgürlüğü için verilen mücadelenin önemini gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, onun anısı ve mücadelesi, günümüzde de gazetecilik alanında önemli bir referans noktası olmaya devam etmektedir.